Pornografi Her Yönüyle Ele Alınmalı!

Pornografi Her Yönüyle Ele Alınmalı!
Bilgi Üniversitesi'ndeki porno proje ödevi gündemi sarstı. Cinsellik ve pornografiyle ilgili kitap ve makaleleri bulunan Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman bu konuyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu.

Geçen haftanın en çok konuşulan haberiydi; bir yıl önce Bilgi Üniversitesi'nde görsel sanatlar eğitimi alan bir öğrenci bitirme tezi kapsamında porno film çekmişti. Olayın üzerinden epey zaman geçse de haberin yayınlanmasıyla 'bomba' etkisi yaratması uzun sürmedi. Bugüne kadar ciddi tepkilere rağmen Ermeni Konferansı, Kürt Konferansı gibi etkinlikler düzenlemiş üniversite yönetimi olayın arkasında durmayıp, bu kez konunun sessizce kapanmasını beklerken hocaları da görevlerinden aldı. Tartışmalar sürerken pornografi hakkında pek de bilgili olmadığımız ortaya çıktı.

Daha önce 'Cinsellik, Görsellik, Pornografi' adıyla bir kitabı çıkmış, konuyla ilgili pek çok makale yazmış, Kadir Has Üniversitesi'nde Rektör Yardımcılığını yürüten Hasan Bülent Kahraman'a soralım istedik; akademik dünyada pornonun yeri var mıdır? Pornografi nedir, ne değildir?

AKADEMİK SINIRLAR YASAYLA BELİRLENMEZ
- Akademik bir çalışma için porno film çekilebilir mi?
Görsel sanatlar eğitimi alan bir öğrenci, bir görüntü üretme tekniği olan pornografiyi istiyorsa deneyimleme hakkına sahiptir. Birçok öğrenciye pornografiyi inceleyen tezler yaptırdım. Sinema eğitimi alan bir öğrenci de, örneğin yakın plan çekimlerinin yarattığı yabancılaştırma efektleri üzerine çalışmak veya pornografi hakkındaki görüşleri sorgulamaya açmak bağlamında böyle bir çalışma yapmak isteyebilir. Akademik dünyada bunlara yer vardır. Dünyada, üzerine binlerce cilt kitabın yazıldığı bir alandan söz ediyoruz. Bunlara bakmadan, görmeden, okumadan olabilir mi? Akademide incelenmeyecekse nerede incelenecek?

- İşin yasalarla düzenlenmiş kısmına nasıl bakacağız?
Pornografi zor ve yasal sınırları olan bir alandır ama akademik sınırları yasalardan yola çıkarak tayin edemeyiz. Örneğin tıp fakültelerindeki, davranış bilimleri fakültelerindeki incelemelere de aynı ahlaki önyargılarla yaklaşamayacağımız gibi. Dünyadan örnek vermek gerekirse Amerikan üniversitelerinde bu konularda uğraşan biriyseniz ve odanızda çıplaklık, cinsellik sergiliyorsanız kapınıza yazarsınız. Odaya girecek insan bunu göz önünde tutarak girer ya da girmez.

- Konuşmakta geç kaldığımızı düşünüyor musunuz?
Evet, nasıl düşünmem! Daha önce bu konuyla ilgili kitap yazdığımda belirli bir tartışma yaşanmıştı ama ilerlemedi. O kitabın temel iddiası, pornografinin cinselliğe dayanan türünden çok daha geniş bir alanı kapladığıydı.

FUTBOL PROGRAMLARI DA PORNOGRAFİDİR
- Pornografinin çok yaygın ama aynı zamanda çok yabancısı olduğumuz bir konu olduğunu söyleyebilir miyiz?
Öyle. Belki de yabancı olmamızın altında yatan bazı nedenler pornografiyi bu kadar yaygın hale getiriyor. Yani, insanların kendi iç dünyalarında daima mahremiyetleriyle birleştirdikleri bir boyutu var cinselliğin. Onunla yüzleşmek istememek, işin o yanını düşünüp tartışmak konusunda çekimser davranmak pornografiyi bu kadar yaygın hale getiriyor. İnsanlar ikiyüzlü davrandıkları konularda genelde daha yasakçı, daha kaçak bir tavrın içinde olurlar.

- Pornografinin ne olduğundan söz edebilir misiniz?
Yalnızca cinsellik alanında değil, her düzeyde pornografi olabilir. İnsanların sindiremediği, hakkında düşünemediği, sadece akıp geçen; bir 'boş gösteren' yani anlamı kavranamayan ve anlamının kavranması için ek bir çabaya gerek bırakmayan, ortadan kalktığı anda devam etmeyen her şey pornografidir. Televizyonlardaki futbol programları pornografiktir. Çünkü bira içerek, çekirdek çitleterek izlenen bu programlar bittiği andan itibaren yoktur. Kalıcı bir değere dönüşmez. Ertesi hafta birtakım insanlar yine çıkıp önceki programı yok sayıp, aynı şeyi hiç olmamış gibi tekrar konuşurlar. Pornografi budur. Pornografi denirken aklımıza gelen şey de, öznesi cinsellik ama yöntemi bu olan bir görselliktir.

- Pornografi meşru bir alan mıdır?
Gerçek dışı, aşırı tüketime dayalı, sömürücü, yabancılaştırıcı bir alanın meşruluğundan bahsedemeyiz. Bir endüstridir, sermaye hareketidir. Kitle kültürü yaratma sürecidir. Kaldı ki kadın bedeninin de erkek bedeninin de en uç noktada olmadık bir zorlamayla gösterildiği bir görselliğin ne meşruiyeti olacak? Ayrıca pornografi şiddettir. Bir iktidar ilişkisi etrafında biçimlenir. Efendi-köle diyalektiğine dayanır. İktidar ve şiddetin temas ettiği noktada faşizm doğar. Pornografinin buraya açıldığını unutmayalım. Mesela pornografide hiçbir zaman göz teması yoktur, hiçbir zaman gerçeklik dünyası kurulmaz; hemen başlayan, aynı şekilde devam eden ve biten, hepsi birbirinin aynı olan unsurlardır. Tekrarın kendisi bile yabancılaşmayı doğurur. Fakat bir realitedir de. Yasaklanmak yerine tüm yönleriyle ele alınması gerekir.

PORNOGRAFİ SAHTEDİR EROTİZM GERÇEK...
-Cinsel birleşmeyi gösteren ama porno olmayan bir şey mümkün mü?
Mümkündür; erotizmle... Örneğin şair Jean Genet'nin cüretkar şiirlerine karşı kendisine 'Ermiş Genet' denir Fransa'da. Yazar ve düşünür Marquis de Sade'ın yazdıkları pornografiden izler taşır ama pornografi sayılamaz. Çünkü Sade'da bütün o pornografiden izler taşıyan tiyatro, iktidar karşıtı bir söylem barındırır. Erotizm pornografiden farklıdır. Psikanalize göre bizi ölümle birlikte yaşamda tutan ve barındıran iki unsurdan biridir. Üremeyle de iç içe geçmiş, yaşama kaynaklarımızdan biridir. Zevk veren erotizmdir. Erotizm, ölüm demek olan Thanatos'la bir ikilem meydana getirir. Birisi ne kadar gerçekse diğeri de o derecede gerçektir. Pornografi ise zevk alınabilmesi için aşırı tüketimle zehirlenmiş, fetişleştirilmiş bir alandır.

- Antik çağlara ait, cinsel birleşmeyi gösteren resimler porno mudur?
Antik Yunan vazolarında, Pompei'de, Uzakdoğu kültürlerinde, Hint, Moğol, İran minyatürlerinde var. Hatta çok kısıtlı olmakla birlikte Osmanlı kültüründe de var; bahnamelerde. Bunlar bir insani gerçekliğin dışa vurumu olarak mevcuttur. Erken dönem pornografi olarak görülebilir ama özü itibariyle pornografi değildir. Örneğin Kamasutra cinselliğin bir insan geçekliği olarak nasıl daha 'derinleştirilebileceği' ve ne yapılırsa bir felsefeyle bütünleştirileceğinin sorgulanmasıdır.

İnsanların kendi iç dünyalarında daima mahremiyetleriyle birleştirdikleri bir boyutu var cinselliğin. Yüzleşmek istememek, işin o yanını düşünüp tartışmak konusunda çekimser davranmak da pornografiyi bu kadar yaygın hale getiriyor.

Pornografinin ötesine ancak yeni bir politik dille geçilebilir
- Pornografinin hızlı yayılışı nereye kadar sürer?

Görsel dünya bugün büyük sermayenin hareket ettiği bir alandır. Büyük sermaye daima kitle kültürüne dönüktür, kitle kültürü yerel, otantik olamaz. Sermaye yatırılan ve daima tahrike dayalı bir alandır. Kapitalist dünyanın mantığı ve düşünme biçimi hakim oldukça bu kısırdöngüden çıkmak bana imkansız gibi geliyor. O yüzden ben daha büyük bir dönüşümden, daha farklı bir dünyanın düşünülmesinden yanayım bunun tartışılması için. Yoksa pornografiyi yasaklayarak bir yere varamazsın. Bu da politik bir karardır. Pornografinin de ötesine geçecek bir yeni dünyayı ancak yeni bir politik dille kurabiliriz.

Her şeyin cinsellikle ilgili olduğu ama hiç konuşulmadığı bir dönemde yaşıyoruz
- Pornografinin yaygınlaşmasının nedenlerinden biri olarak, cinselliğimizle yüzleşemiyor oluşumuzu gösterdiniz. Neden yüzleşmekten kaçınıyoruz?
Cinselliğin çok kapalı olması gerektiği fikrini hem dinler hem de 19. yüzyıl kültürü üretti. Cinselliğin bizim kişisel kimliğimizin en önemli parametrelerinden biri olduğunu, ancak 1900'de Freud söyledi. 1968 olaylarıyla birlikte, doğum kontrol haplarının bulunmasının da katkısıyla cinselliğin özgürleşmesini yaşadı dünya. Cinselliğin bir zevk meselesi olduğunu öğrendik. Şimdi öyle bir noktaya geldik ki, bana bir bardak içinde erotizm olmayan su vermeniz bile zordur. Reklam dünyası, görsel dünya A'dan Z'ye kadar her karesinde cinselliği ve erotizmi bir biçimde bize iletiyor. Fakat buna rağmen cinselliği ve erotizmi bastıran bir dönemden geçiyoruz. 1980'lerde AIDS'in çıkmasıyla bu dönem başladı. Dolayısıyla bugün ikili, çatışmacı bir düzende yaşıyoruz. Bir yandan her şey cinsellikle ilgili, diğer yandan cinselliğin neredeyse konuşulmaktan kaçınıldığı bir dönemde yaşıyoruz.

- İnternetin yaygınlaşmasını 1968'den sonra ikinci bir milat olarak görebilir miyiz?
İnternetin özgürleştirici bir alan ama onun içindeki unsurların neyle kendilerini var ettiklerini teker teker ele alıp irdelemek şart. 1968 hareketi kadın bedeninin özgürleştiği, hazzın, cinselliğin somutlaştığı bir dönemi açtı. Bugün dünya, ondan çok daha geri bir durumda. O zamanlar hazzın bırakın birey için, toplum için bile 'anlamı ne olabilir?' sorusunu en önemli düşünürler, Frankfurt Okulu mensupları soruyordu. Bugün bunun üstünde tek satır üretilmediği bir dünyada yaşıyoruz. Bu hazla bilinçsiz bir ilişki kurduğumuzu gösteriyor. Bunu ancak kapitalizmin mantığıyla açıklayabiliriz. O bakımdan çok daha geride bir yerde olduğumuz, sömürüyle çok daha fazla iç içe geçtiğimiz, kendimizin sömürüsüne dayanan bir noktaya geldik. 1968 hareketinin altında sömürüye karşı çıkmak vardı. Şimdi insanın kendisini sömürdüğü bir noktadayız ve bu konuda en küçük bir irdeleme yapılmıyor.

- Sitelerdeki amatör pornoya böyle mi yaklaşıyorsunuz?
Evet. Bu artık pornografinin dışına çıkılan bir alandır. İnternet sınırlanabilecek bir alan değil. Pornografi de onaylamasak bile kendisine ait bir realiteye sahiptir. O kişilerin kendi amatör deneyimlerini sergiledikleri alanları da bu bağlamda değerlendirmek lazım. 20. yüzyıl sonu ve 21. yüzyıl kültürü kapitalizmle birlikte her şeyin fazlalaştırılmasını sağlamış; aşırı tüketim nesnesine dönüştürüp sömürü aracı haline getirmiştir. Amatör pornografinin, 'kendi kendine sömürünün' bir karşılığı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca 21. yüzyılın sonundan başlayarak bir fetişletirme ve narsisizm çağına girdik. Bugünkü pornografinin altında da bu unsurların yattığını unutmamak gerekir.

Akşam

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com