Pozitif gündem resmen başladı

Pozitif gündem resmen başladı
Türkiye’nin AB sürecine “yeni bir ivme” kazandırmayı amaçlayan “Pozitif Gündem”, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmuzakereci Egemen Bağış ile Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle tarafından resmen başlatıldı.

“Pozitif Gündem”in Avrupa Birliği Bakanlığı’ndaki etkinlikte resmen başlatılmasından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Egemen Bağış, Türkiye’de AB yolunda atılan adımlara vurgu yaptı. “Pozitif Gündem” çerçevesinde oluşturulacak çalışma gruplarına da dikkat çektiği açıklamalarında Egemen Bağış şunları söyledi:

“Türkiye’de Ermeni vatandaşlarımız 112 yıl aradan sonra Akdamar’da ayin yapmaya başladılar. Roman vatandaşlarımız Avrupa’da kendi muadilleri sınır dışı edilirken kendi Başbakanları ile toplantılar gerçekleştirip konut ve kariyer projeleri hakkında bilgi edindiler. Türkiye’de 1930’lardan buyana çözülemeyen büyük sorunu farklı inanç gruplarımızın vakıflarıyla yapılan müzakereler sonucunda çözülmeye başlandı. Türkiye’de insan hakları açısından ifade özgürlüğü açısından çok önemli gelişmeler yaşanıyor.”

Yurt dışında Türkiye’yi eleştirenlerin, daha çok yargı ve temel haklara ilişkin 23. ve 24. müzakere fasıllarının kapsamı içerisindeki konuları dile getirdiğini kaydeden Bağış, “Bir yandan bu fasılların açılması, bizim de takdir ettiğimiz şekilde Konsey tarafından diğer fasılların önünde bir öneme sahip olmuşken Türkiye’nin bu konuda yapması gerekenlerinin ilan edilmemiş olması, zaten bu eleştirileri haksızlığını ortaya koymaktadır” dedi.

Buna karşın “Pozitif Gündem” kapsamında şimdi bu konuların birlikte ele alınacağını ve Türkiye’deki mevzuat ve uygulamalarının Avrupa’daki ülkelerin mevzuat ve uygulamalarıyla karşılaştırılması imkanının sağlanacağını belirterek “Türkiye’nin haklı olduğu bir takım konularda Komisyonu doğru bilgilerle donatabilmemiz, bilgilendirmemiz için bu çalışma grupları bir fırsat oluşturacak” şeklinde konuştu.

“TANIMADIĞIMIZ BİR ÜLKEYİ PROTESTO ETMEYİZ-"

Avrupa Birliği Bakanı Bağış, 1 Temmuz’da AB Dönem Başkanlığı'nı üstlenecek olan Rum Yönetimine yönelik tavrına ilişkin bir soruya da “Türkiye’nin herhangi bir ülkeyi protesto etme gibi bir yaklaşımı yoktur. Orada herhalde bir yanlış bir algılama var. Tanıdığınıza protesto edersiniz. Tanımadığımız bir ülkenin dönem başkanlığında sadece Komisyon ile ilişkilerimizde hiçbir şey değişmeyeceğini önceden vurgulamıştık” karşılığını verdi.

“ÜÇ DÖNEMDE FASIL AÇILMADI, BİZ DE BUNU MESELE YAPMADIK”

Lizbon Antlaşması gereği, müzakere eden ülkelerin ilişkileri Komisyon ile yürüttüklerine işaret eden Bağış, “Son üç dönemde fasıl açılmadı. Biz de bunu mesele yapmadık. Zihninleri açmayı fasıl açmaktan daha önemli bulduklarımızı her vesile ile vurguladık” ifadelerini de kullandı.
“Bugün Komisyon’un, Türkiye’nin geldiği noktaya gelmiş olması, Türkiye’nin haklılığını ortaya koymuştur” diyen Bağış, Türkiye’nin reformlarının vatandaşlarının yaşam standartlarını yükseltmek için yaptığını vurgularken de Türkiye’de ilk defa bebek mamaları, çocuk oyuncularına ilişkin kanuların yürürlüğe girmesi gibi çeşitli örnekler verdi.

“23.VE 24. BAŞLIKLARA İLİŞKİN FARKLI BİR YAKLAŞIM SERGİLENECEK“

Stefan Füle ise, 23. başlığa ilişkin çalışma grubunun öğleden sonra resmen faaliyete başlayacağına dikkat çektikten sonra hem Türkiye’de hem de Avrupa Birliği’nde birçok değişikliklerin olduğunu kaydetti.

23. ve 24. fasıllara ilişkin farklı bir yaklaşımın sergileneceğine dikkat çeken Füle, Türkiye’de yeni bir Anayasa'nın yapılmasını çok önemli gördüklerini belirterek “bu konudaki beklentilerin karşılanacağı” umudunu da dile getirdi.

Bunun ardından “Yeni bir yaklaşımı memnuniyetle karşıladığımızı belirttik ve AB devletleri bu yaklaşımı benimsediklerini söylediler” diyen Füle, “Çalışmamız gereken pek çok şey var ama bu çalışmayı nasıl yürüteceğimiz konusunda iyi bir fikre sahibiz” sözlerini de kullandı.

“POZİTİF GÜNDEM MÜZAKERELERE ALTERNATİF DEĞİL”

Füle, “Pozitif Gündem dediğimiz zaman, asıl amaç güvenirliliği ve inandırıcılığı geri getirmek. AB müzakere sürecindeki güvenirliliği geri getirmek. Hem Avrupa Birliği tarafından hem de Türkiye tarafından kazanılması gereken güvenirlilikten bahsediyoruz” sözlerini de kullandı. Stefan Füle, “Pozitif Gündem” ile katılım müzakerelerine alternatif oluşturmak değil, bu müzakere sürecine giden güvenli bir köprü oluşturmaktan söz ettiğinin altını çizdi.

Bu arada Füle, “Pozitif Gündem” aynı zamanda bir süreç belirttiğini de ifade ettiği açıklamalarında halkın desteğinin taşıdığı önemine değinirken de “Aslında şu anda kamu desteğini, halkın desteğini yitirdik. Türkiye’deki halkın desteğini ve AB’de halkın desteğini yitirdik. Bu nedenle iki üç yıldır hiçbir fasıl açamadık” diye konuştu. (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com