Psikolog Öztürk'ten karne sendromu açıklaması

Psikolog Öztürk'ten karne sendromu açıklaması
Eskişehir Acıbadem Hastanesi Psikoloğu Orhan Öztürk, karne dönemlerinde çocukların olumsuzluklarına karşı cezalandırıcı ve suçlayıcı olunmamasi gerektiğini söyledi.

Eskişehir Acıbadem Hastanesi Psikoloğu Orhan Öztürk, karne dönemlerinde çocukların olumsuzluklarına karşı cezalandırıcı ve suçlayıcı olunmamasi gerektiğini söyledi.
Öztürk yaptığı açıklamada, her yıl en az iki defa karnedeki notların telaşının yaşandığını belirterek, "Öğrenciler notları iyi olanlara nispeten rahat görünse de, en başarılı öğrenciler dahi teşekkür mü takdirname mi endişesine girebilmektedir. Yine de yüksek notlar veliler için her zaman iftihar kaynağı olmuştur. Çocuğunun notlarını komşununkilerle kıyaslamak, hafiften de böbürlenmek artık olağan hale gelmiş toplumsal bir iletişim şekli halindedir. Eskilerde iyi bir karne bisiklet hediyesinin vizesiydi ama şimdilerde özellikle büyük şehirlerde çoğu ebeveyn evladının sokağa çıkmasına dahi şüpheyle yaklaşıyor. Karnedeki kırık notlar ise şüphesiz hiç kimsenin istemediği bir sonuç ve genellikle psikolojik bağlamda potansiyel olumsuz etkilere gebedir.
Başarıya endeksli modern toplum yaşamında strese maruz kalmadan yaşayabilmek kaçınılmazdır. İstisnasız herkes, yetişkinler, gençler, hatta çocuklar bile değişik zamanlarda ve değişik sebeplerden yoğun baskı altında olduklarını hissedebilirler. Bu noktada, aslında az miktarda stresin faydalı olduğunu eklemek gerekiyor. “İyi stress” (eustress) denilen uygun dozdaki stres kişinin tetikte, enerjik, dikkatli olmasını sağlar. Performansın artmasında ve sürdürülmesinde olumlu etkiler gösterir. Diğer yandan, çok fazla stres ise tam tersine işlev bozucu bir etkiye sahiptir. Fiziksel ve psikolojik sağlığı olumsuz yönde etkiler. Kafa karışıklığı, dikkat eksikliği, konsantrasyonu sürdürememe, çabuk sıkılma, mutsuzluk, ümitsizlik, endişe, karın ağrısı, uyku bozukluları, baş-boyun ağrısı gibi şikayetler genellikle yüksek stresin belirtileridir. Bu yüzden yeni karneler alındıktan sonra işler istenen ölçüde iyi gitmediyse anne babaların cezalandırıcı ve suçlayıcı olmalarını tavsiye etmiyoruz. Cezalandırılan veya ceza beklentisi içinde olan çocuk muhtemelen daha çok stres altına gireceği için derslerdeki başarısı muhtemelen artmayacak, belki de okuldan ve derslerden daha da soğuyacaktır. Bunun yerine daha yapıcı, destekleyici, cesaretlendirici bir tutum takınmak çocuğun psikolojik gelişimi açısından uygun olacaktır. Çocuğun problemli olduğu alanları tespit ve telafi etmek, daha organize çalışmasını sağlayacak becerileri kazandırmak, olumlu davranışlarını mükafatlandırmak, motivasyonunu yükseltmek için makul ödüllendirme yöntemlerini belirlemek için bu konularda bilinçli olmak, gerekirse bir uzmandan tavsiye almak akademik alandaki tatmini sağlamak açısından önemli olmaktadır" dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com