Radikal Milliyet Oluyor!

Radikal Milliyet Oluyor!
“Milliyet'in yalnızca tabelasını sattım. Binayı da matbaayı da satmadım. Radikal'i Milliyet'ten doğan boşluğa yerleştireceğim…”

Güneş yazarı Talat Atilla yazdı:

Radikal, Milliyet olacak!

Aydın Doğan'ın yakın çevresine, “Milliyet benim KİT'imdi.” dediğini biliyorum.

Aydın Bey ailesine daha da açık konuşuyor, “Milliyet'in yalnızca tabelasını sattım. Binayı da matbaayı da satmadım. Radikal'i Milliyet'ten doğan boşluğa yerleştireceğim…”

Doğrusu çok zekice…

Aydın Doğan'ı dinlemeye devam edelim;

“Enis (Berberoğlu) Hürriyet'i iyi götürüyor ama Hürriyet'in Ankarası bomboş…”

Milliyet devrimin işaret fişeğidir

Milliyet gazetesi, Cumhuriyet fikrinin yoğrulduğu yerdir. Daha yalın deyimle şimdiye kadar kendisini Cumhuriyet bekçiliği konumuna oturtmuş bir gazetedir. Tam da bu yüzden Milliyet'in satılması Hürriyet'in satılmasından daha önemlidir.

Hürriyet konjonktürel, Milliyet tüm zamanların devlet gazetesi konumunda oldu. Tabi bu algının, 'askerin 1 numaralı okuduğu gazete' gibi destekleyici unsurları olduğunu da unutmayalım.

Abdi İpekçi isminin halen diri olmasının altında da bu ekolun en etkin temsilcisi olması yatar. İpekçinin vurulması ve paralelinde Milliyet'in satılması tarihsel konjonktürde bize şunu açıkça gösterdi ki; Türk medyasındaki değişim Milliyet'in el değiştirmesiyle başlıyor. Yalnızca medyada değil, Türkiye'deki değişimin tüm kodları geçmişte de Milliyet'in el değiştirmesiyle başlamıştı.

Milliyet her zaman değişimin ön işaret fişeği oldu. Yani Milliyet aslında bir devrim silsilesi görevini yürüttü. Siyasi büyük dönüşümlerin yanında gazetecilik bağlamında da Milliyet hep farklı bir mevzide durdu. Örneğin; Tüm gazeteler haberleri ön plana çıkarırken Milliyet yazarlarıyla tanımlanan bir misyonun temsilcisi oldu.

8 eski genel yayın yönetmenini belirli aralıklarla yazdıran tek gazete yine Milliyet oldu.

Hürriyet, “Türkiye Türklerindir” çizgisine paralel olarak vatan/bayrak gibi noktalarda hassas olurken; Milliyet, Cumhuriyet rejiminin sinir uçlarında yükseldi.

Hürriyet ve Milliyet yüzeysel olarak birbirlerine benzese bile DNA kodlarıyla hep ayrıştılar.

Milliyet'in satışına tüm bu bilgilerin ışığında Demirören ve Karacan'ların Cumhuriyet geleneğinden gelen bir aile olduğunu hatırlatarak son tahlilimizi yapalım;

12 Haziran seçimlerinden sonra bugünkü medya patronlarının önemli bir bölümü değişecek.

En azından Milliyet'in hafızası öyle söylüyor!










 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com