Radikal'den MİT ve Dışişleri'ne tepki!

Radikal'den MİT ve Dışişleri'ne tepki!
Radikal Gazetesi yazarı Murat Yetkin, Mısır'da gerçekleşen darbeye Türkiye'nin göz yumduğunu yazdı.

Mısır'da gerçekleşen darbenin daha öncesin Amerikalı istihbaratçılar Mursi ile görüşme zeminleri ayarlamaya çalışmış ve bir uzlaşı arayışı içinde yaklaşık 3 ay kadar önce çaba sarfetmişler. Darbe sonrası AKP sert bir dille karşı çıkarak naralar atmaya başladı. Amerikalıların bildiği darbeyi Türkiye bilmiyor muydu..? Ya da istihbarat ve Dışişleri ne için kuruldu..? Bütün bu sorulara cevap arayan Murat Yetkin yazısında olayın perde arkasını anlatıyor.

İşte o yazı;

MİT ve Dışişleri uyuyor muydu?


Gerek Mısır gerek Amerikan yetkililerin sözlerinden, Amerikalıların Mısır’da bir darbenin önüne geçmek için aylardır muhalefet, asker ve seçilmiş başkan Muhammed Mursi arasında diyalog zemini aradığı anlaşılıyor; keza Suudi Arabistan’ın da…

Ordunun, Mursi’ye karşı 22 milyon imza toplanması ve muhalefetin düzenlediği kitlesel gösterileri takiben 3 Temmuz’da yaptığı darbeye, Türkiye ilk günden itibaren sert tepki gösterdi. Başbakan Tayyip Erdoğan ABD, AB ve Arap ülkelerini (ilk tebrik edenler arasında Türkiye’nin Suriye konusundaki ortakları Suudi Arabistan ve Katar da vardı) darbeye darbe diyememek ve gayri meşru siyasete destek olmakla suçladı.

Diğer yandan Ankara’nın darbeyle yaşadığı şok, tepkiyi ‘darbe yok sayılmalı’ gibi ilkesel olarak doğru ama bir başka ülke söz konusu olduğu için pek geçerli görülmeyen şiddette yürütüp, bir siyaset ayarına on gün sonra girişmesi darbeye biraz hazırlıksız mı yakalandığı sorusunu akla getiriyor. Mısır ciddi bir siyasi kırılma işaretleriyle doluyken Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Dışişleri teşkilatı ne yapıyordu? Daha açık ifadeyle, Mısır darbeye doğru yol alırken Türk casusları ve diplomatları uyuyor muydu?

Bu soruyu dün hem MİT hem Dışişleri kaynaklarına sordum. MİT’ten gelen yapıt, ‘operasyonel konularda yorum yapılmadığı’ oldu. Dışişleri’nden gelen yanıt biraz daha tatmin ediciydi. Aslında haftalardan bu yana her şey gözönünde cereyan ediyordu, Dışişleri teşkilatı da gelişmeleri ve “en aykırı olanlar dahil” muhtemel senaryoları “gerekli makamlara” iletiyordu.

Bu durumda Erdoğan hükümetinin Mısır’daki darbeye adeta hazırlıksız yakalandığı izlenimine yol açar derecede yaşadığı şoku izah etmek için üç ihtimalden söz edilebilir.

1- Türk casus ve diplomatları gerçekten uyudu, burunlarının ucunda olanı göremedi ve hükümeti karanlıkta bırakarak, önceden hamle yapmasına engel oldular.
2- Uyumadılar. Ancak hükümet nezdine kötü haber verip kötü duruma düşmemek adına gerçekleri olduğu gibi anlatmaktan kaçındılar. Bu çerçeveye, Mısır’da dev bir operasyon yürüten Anadolu Ajansı ve Türk düşünce kuruluşlarının Mısır’da aslında neler olduğunu Türkiye’ye yeterince yansıtmadığı ihtimalini de katabiliriz.
3- Türk casus ve diplomatlar görevlerini yaptı, doğru ve zamanında bilgi verdiler. Ancak seçilmiş başkan Mursi ve Müslüman Kardeşler destekli yönetimin yanlış işler de yapabileceği ihtimalini kabul etmek istemeyen Ankara, olanları değil, olması gerekenleri esas aldı; ABD, AB ve Arap ülkelerinin seçilmiş İslamcı yönetimin askerlerce devrilmesine destek olacağına ihtimal vermedi.

Türk casus ve diplomatlarının bölgede asırları bulan tecrübesini dikkate alarak ben ilk ihtimalin çizilmesinden yanayım ama hangisinin gerçek olduğunu anlamak için toz dumanın biraz daha yatışmasını beklemek gerekecek. (AAE)

Yazının tamamı için tıklayınız...

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com