Radyoaktif atıklar kansere ve kısırlığa yol açabilir!

Radyoaktif atıklar kansere ve kısırlığa yol açabilir!
Türkiye'yi bekleyen büyük tehlikenin çanları çalarken bir iktidar ve halk tehlikeye gözlerini kapatmış!

Türkiye’de Nükleer Santrallerin olmaması nükleer tehlikeyle karşı karşıya olmadığımızı göstermiyor; çünkü topraklarımıza başka ülkelerin radyoaktif atıkları getirilip gömülüyor.



Radyoaktif atıklar, denetimsiz, disiplinsiz bir şekilde başka ülkelerin çöplüğü olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarını zehirlemeye, insanlarımızı kanserle karşı karşıya getirmeye devam ediyor.



Üçüncü dünya ülkesi muamelesi yapılan Türkiye’de AKP İktidarı’nın çevre ve insanımıza ne kadar önemsiz gördüğünün de bir kanıtı.

Nükleer felaketlerin yaşandığı Çernobil ve Fukuşima’da incelemeler yapan Nükleer Savaş Karşıtı Uluslararası Hekimler Platformu'nun Almanya Birimi eski Başkanı Angelika Klaussen ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Üyesi Alper Öktem’in radyasyon atıkları ile gündeme gelen İzmir’in Gaziemir ilçesinde gerçekleştirdikleri incelemeler kenti bekleyen çevre tehlikesini gözler önüne serdi.



Yaşar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ali Rıza Karacan, yüksek seviyeli radyoaktif atıkların tespit edildiği ilçede gelecekte kanser ve üreme yetersizliği gibi olumsuz etkilerin görülebileceğini savundu, 20 Akdeniz ülkesi ile imzalanan İzmir protokolünü hatırlattı.



Gaziemir’deki eski kurşun fabrikasının çevresinde yapılan radyasyon ölçümü çevrecileri ve söz konusu durumun şimdi ve gelecekte insan sağlığına ve doğa felaketlerine nasıl sebep olacağını bilenleri korkuttu.

Yaşar Üniversitesi’nden çevre alanındaki çalışmalarıyla bilinen MYO Elektrik ve Enerji Bölümü Başkanı Prof.Dr.Ali Rıza Karacan Türkiye topraklarındaki tehlikeye dikkat çekti.



İzmir Gaziemir’deki söz konusu radyasyon oranındaki yüksekliğe Türkiye Atom Enerjisi Kurumu da (TAEK) dikkat çekti.

TAEK daha önce yapılan araştırmaların söylenen değerlerin de çok üstünde olduğunu ve Gaziemir’de vatandaşların yaşadıkları sağlık sorunlarındaki artışların da bunun en tehlikeli göstergesi olduğunu belirtti.

Türkiye’de yılda yaklaşık 2.6 milyon ton tehlikeli atığın ortaya çıktığını belirten Prof. Dr. Karacan, “Kurşun, alüminyum, civa gibi metal ve ağır metallerden oluşan tehlikeli ve zehirli atıklar hem yüksek kanser riskine hem de üreme üzerinde olumsuz etkilere yol açmakta.



Yapılan bilimsel araştırmalar bu tür tehlikeli ve zehirli atıklara maruz kalmanın kısırlığa katkıda bulunabileceğini, doğumdan sonra bebeğin sağlığını etkileyebileceğini ve genetik kusurların gelecek nesillere aktarabileceğini göstermekte. Bu tehlike hem erkek hem de kadınlar için mevcuttur
dedi.

Fabrikaya getirilen radyasyonlu atığın Türkiye'de üretilmediğinin, bunun kaçak yollarla getirildiği iddialarını da değerlendiren Prof. Dr. Ali Rıza Karacan, İzmir Protokolü olarak bilinen ve 1 Ekim 1996 yılında imzalanan “Akdeniz’in Tehlikeli Atıkların Taşınması ve Bertarafı Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesi Protokolü’nü” hatırlattı. Tehlikeli atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden bertaraf edilmesine ilişkin hükmü içeren maddenin unutulmaması gerektiğini kaydeden Karacan, “‘Birleşmiş Milletler Çevre Programı’ tarafından yürütülen ‘Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi’ Akdeniz ölçeğinde geliştirilen en önemli hukuki düzenlemelerden biridir. Türkiye dahil 20 Akdeniz ülkesinin taraf olduğu sözleşmenin 6. eki olarak hazırlanan ‘Akdeniz’in Tehlikeli Atıkların Taşınması ve Bertarafı Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesi Protokolü’ İzmir’de imzalanmıştır. Protokol ile bu 20 ülkenin tehlikeli atıklardan kaynaklanan kirlenmeye karşı korunması amacıyla atıkların üretiminin azaltılması, üretildikleri ülkelerde bertaraflarının sağlanması amaçlanmıştır. Ancak üretimlerinin kaçınılmaz olması durumunda ise protokol yönetimlerinin çevreyle uyumunun sağlanması temel alınarak atıkların transit taşınması, bölgesel işbirliği, yasal olmayan trafiğe ilişkin önlemler ve gelişmekte olan ülkelere tazminat gibi konularda tedbirler getirmekte. Dolayısıyla kent bu protokolü unutmamalı, radyasyonlu atığın kaçak yollarla getirildiğinin kesin tespiti sonucunda tazminat hakkını kullanmalı ifadelerini kullandı.



Başka ülkelerin tehlikeli maddeleri için çöplük gibi kullanılan yurdum toprakları ve insanlarımızın önemsenmeyen sağlığı bizi kendimize getirmek için başka daha ne olmalı sorusunu akıllara getiriyor. İnsanlarının ve topraklarının geleceğini düşünmeyen bir AKP ile her şey ‘’Hayaldi, gerçek oldu!’’  (LAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • 'İstanbul'un adaylığı şaka gibi!'04 Kasım 2014 Salı 22:00
  • Çeşme’de ÇED’e gerek yokmuş!04 Kasım 2014 Salı 14:15
  • Meteoroloji'den kar yağışı uyarısı!31 Ekim 2014 Cuma 22:11
  • Sakarya'da deprem!22 Ekim 2014 Çarşamba 20:38
  • Validebağ Korusu’a sabah baskını21 Ekim 2014 Salı 10:26
  • Malatya'da deprem!20 Ekim 2014 Pazartesi 19:20
  • İşte Marmaris'te yangının hasarı20 Ekim 2014 Pazartesi 13:10
  • İlk kez seks yapan canlı türü bulundu20 Ekim 2014 Pazartesi 09:24
  • Meteoroloji'den kar yağışı uyarısı!18 Ekim 2014 Cumartesi 19:20
  • Antalya'da deprem!18 Ekim 2014 Cumartesi 17:32
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com