RedHack'ten şok itiraf!

RedHack'ten şok itiraf!
“En çok zorlayan İçişleri Bakanlığı oldu..."

2012'de Ankara Genel Müdürlüğü'nün internet sitesini hack'leyerek adını duyuran RedHack, Türkiye genelinde 250 Emniyet Müdürlüğü'nün sitesini çalışamaz hale getirdi. İçişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, ÖSYM, THY, AKP, Kamu İhale Kurumu, Diyanet İşleri Başkanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi, YÖK gibi kurumları da hack'leyen ve belge paylaşan RedHack eylemlerine devam ediyor. 8 Ekim 2012 tarihinde savcılık tarafından 'silahlı terör örgütü' olduğu iddianamesi kabul edilen RedHack'in davası sürüyor. 26 Şubat'taki ikinci duruşmada hakim, bilirkişi bulunması amacıyla davayı 3 Haziran'a erteledi.

İnternet ortamında yazışarak sorularımızı cevaplayan RedHack kendisini, “Devrim ideali ekseninde bir araya gelmiş bireylerin devrimci dayanışmaya bilişim teknolojileri üzerinden destek verdiği, hack eylemini bir araç olarak tayin etmiş komünist bir oluşum” biçiminde tanımlıyor. Amacını, 'adalet' diye açıklayan RedHack, 'Bu operasyonlardan maddi bir kazanç sağlıyor musunuz, menfaatiniz ne?” sorusunu şöyle cevaplıyor: “Hiçbir maddi çıkarımız olmadığı gibi kişisel menfaatimiz de yok. Elbette bir menfaatimiz var. Gelir dağılımındaki adaletsizliği ortadan kaldırdığımızda Hollanda nüfusu kadar insan (17 milyon) sürekli yoksul olmayacak. Bize gelince, bir bardak çay, karnımızı doyuracak kadar besin bize yetiyor.” RedHack'te özel bir üyelik sistemi yok. Yaptığı eylemler, kişinin gruptaki yerini belirliyor. Liderlerinin dışarıda bilinen mahlası 'MaNYaK'. Sebebini “Sisteme 'geri dönüş yapmadan' kafa tutma cesaretinden ötürü…” şeklinde açıklıyorlar. Liderlerine kendi aralarında verdikleri isimse Şirin Baba.

RedHack, “Türkiye'nin ilk truva atı (trojan) türü virüsünü üreten bizleriz. 1998 yılında Ajan 1.0 ve Ajan 1.1'i biz yani RedHack üretti. Buna benzer çalışmalarımız halen devam etmekte” diyor. Ancak bu uygulamaları kamuya açık yapmak yerine, kendi denetiminde yapıyor. Sebebi de, kişisel çıkarların önüne geçmek: “Çünkü geçmişte yazdığımız kodları internetten yayınladık ve sonucunda halktan kişilerin de zarar gördüğünü anladık.” Türkiye'nin ilk Truva atı virüsünü üreten gruba, hacker'la antivirüs şirketleri arasında nasıl bir bağ olduğunu soruyoruz. Verdikleri cevap şu: “Anti virüs firmaları zaten hacker'lardan oluşur, Fakat bunlar RedHack'in tersine, parayı ve kapitalizmin acımasız dünyasını kabul etmiş hacker'lardır. Çoğunluğu Kemal Sunal'ın bir filminde olduğu gibi, 'cam kırıp' daha sonra 'cam takıyoruz' diye dolanan camcılara benzerler. Antivirüs firmaları, çoğu virüsün ana kaynağıdır.”

RedHack, “Hacker'lığın sınırı ne? Bir ülkenin hava kontrol sahasına girebilirler mi, ya da bir uzay aracını yörüngesinden çıkarabilirler mi mesela?” sorumuza şu cevabı veriyor: “Biz bunu yapar mıyız? Bilemiyoruz. Ama genel mantık olarak bakıldığında, bunlar mümkün olan şeylerdir. Yaparsak veya yapmışsak bile bunların propaganda malzemesi olarak kullanılması taraftarı değiliz.” Bugün neredeyse hepimizin elinde bir akıllı telefon ya da tablet bilgisayar var. Bunların hack'lenmesinin pekâlâ mümkün olduğunu kaydeden siber saldırı grubu RedHack, geçmişte 'akılsız' telefonları da hack'lediğini itiraf ediyor: “1999-2000'li yıllarda dünyanın ilk SMS bombasını da RedHack üretti. İlk nesil cep telefonlarının kapasitelerindeki yetersizlikten kaynaklı, binlerce SMS'in aynı anda gittiği cep telefonları, kullanılmaz hale geliyordu. Hal böyleyken günümüz teknolojisi için de 'anti' çözümler doğmuş durumda. Cep telefonları ele geçirilebildiği gibi, arkanızda büyük bir teknoloji olmadan ortam dinlemesi bile yapabilirsiniz.” RedHack, internette güvenli sistemin olmadığı kanısında: “Güvenli sistem yoktur, güvenli kullanıcı vardır.”

Dünyanın örgütlü en büyük hacker grubu Anonymous ile 'son derece yakın ama seçici' bir ilişkisi olduğunu söyleyen RedHack, işbirliği çerçevesini şu şekilde çiziyor: “Bizlerin dünya görüşüne hizmet etmeyen eylemlerde işbirliğimiz yoktur. Gazze'de, Ramallah'ta katledilen insanlar için herkesle işbirliği yaparız. #OpIsrael bünyesinde tüm dünya genelinde bir eylem düzenlendi ve tepki konuldu. İsrail'e yönelik son 10 yılın en ciddi yaptırımı RedHack ve Anonymous'tan geldi. Bu eylemler din ekseninde yapılmış değildir. Deniz Gezmiş gibi devrimcilerden ilham alarak mazlum Filistin halkına destek olmak istedik. İsrail devleti ve dikta rejimi, Siyonizm dünyadan yok oluncaya değin, eylemlerimiz katlanarak sürecek.”

6 yıldır özel bir bankada çalışan Mert Sarıca, “Türkiye en güvenli internet bankacılığı sıralamasında üst sıralarda yer alıyor” dedi.

Türkiye'de internet bankacılığı giderek yaygınlaşıyor. “İnternette yaptığım bankacılık işlemleri ne kadar güvenilir?” sorusu da sıklıkla soruluyor. Biz de bu soruyu, 6 yıldır özel bir bankada “Senior Penetration Tester-Ethical Hacker” olarak çalışan Mert Sarıca'ya sorduk. Sarıca, “Türkiye en güvenli internet bankacılığı sıralamasında en üst sıralarda yer alıyor. Bugün dünyada internet bankacılığına sadece kullanıcı adı ve parola ile giriş yapılıyorken, ülkemizde müşteri güvenliği oldukça sıkı tutularak internet bankacılığına giriş esnasında 2 faktörlü doğrulama dediğimiz, parola ve cep telefonunuza gelen SMS doğrulama kodu veya mobil imza ile giriş yapabiliyorsunuz” dedi. Mert Sarıca'dan, bankaların 'profilleme' adı verilen bir sistemle, müşterilerin internet bankacılığı kullanım alışkanlıklarını yakından takip ettiğini öğreniyoruz: “Örneğin hesabından bugüne dek 10 bin TL para transferi yapmamış ve Rusya'dan internet bankacılığına giriş yapmamış bir müşterinin bir anda böyle bir davranış sergilemesi ile bu tür dolandırıcılıkların da önüne geçilmektedir.” Sarıca, tedbir olarak antivirüs yazılımlarının sürekli güncellenmesini öneriyor.

Türkiye'deki bankalar en ciddi saldırıyı geçtiğimiz aralık ayında aldı! 9 bankanın müşterisi olan toplam 3 bin kişinin sistemine ve cep telefonuna ulaşıldı. Söz konusu saldırının üssünün Rusya olduğunu belirten Mert Sarıca, bu ülkenin yakın takipte olduğunu anlatıyor.

Devlet kurumlarına yaptığı siber saldırılar sebebiyle 'silahlı terör örgütü' kapsamında yargılanan RedHack çok şaşırtıcı bir bilgi veriyor: “Belirli 'insani ve toplumu ilgilendiren konularda' örneğin çocuk pornosu konularında bilişim polislerinin bize teşekkür ettikleri olmuştur. Çünkü 'netdaşlık' olayını biliyorlar ve bizim 'siber aktivist' tepkilerimizi anlıyorlar.

Bu anlamda çocuk pornocusu sapık kişilerin özel bilgilerini toplumla paylaşıyoruz. Bu bilgileri bilişim polisleri de alıp buna göre işlem yapabiliyor.” RedHack henüz bir ceza almadığını söylerken, içinde bulunduğu durumu şöyle özetliyor: “Devrimci pratiği içerisinde direnişçi tutumundan ötürü ceza almış üyelerimiz var ama RedHack temelinde ceza alan üyemiz yok. Şu an itibariyle 25 sene ile 'silahlı terör örgütü” olmakla gıyaben yargılanıyoruz. İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere birçok kurum şikayetçi sıfatıyla davamıza müdahil durumda... Tek bir insanın canını yakmamış olan bizler terörist ilan edilirken, birçok Müslüman coğrafyasında kanla abdest alanlar maalesef kahraman ve özgürlükçü ilan ediliyor.” RedHack'e en çok hangi devlet kurumunu hack'lediklerinde zorlandıklarını soruyoruz. Tersine bir cevap veriyor: “En çok zorlayan İçişleri Bakanlığı oldu! 123456 olan şifresini, şifre bölümüne yazmak biraz zorladı.” (BCK)

Etiketler:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com