Ruhani Başkent: Varanasi-4

Ruhani Başkent: Varanasi-4
Hindistan'da bir kişinin ortalama kazancı aşağı yukarı 2 Amerikan doları civarında. Bu kadar fakirliğe rağmen Hinduizm'in yoğun baskısı ve etkin ‘kast sistemi’ ile hiç kimsede bir şikâyet göremiyorsunuz.

Yaşar ÖZKUL | SANSURSUZHABER.COM

Varanasi’deki yemek yolculuğunu ağzımızdan çıkan dumanlar ile tamamladıktan sonra Aarti törenlerine katılmak için Dashashwamedh Ghat'a doğru yol alıyoruz. Gecenin karanlığı her yere çökmüş durumda. Sokaklar arasında ışık çok yetersiz ve şehirde çok sayıda elektrik kesintisi meydana gelmekte. Bu durum için daha önceden getirdiğimiz kafa lambamızı takıyoruz ve yol alıyoruz. Sokaklar mayın tarlası gibi; İnekler, köpekler, maymunlar zaman yolculuğundan fırlamış gibi duran insan yığınları arasından zorlukla sıyrılarak Ghat'a ulaşıyoruz. Törenin başlamasına bir süre olmasına rağmen mahşeri bir kalabalık var. Ancak kalabalık içinde bir karmaşa ve kaos görmüyoruz. İnsanlar huşu ve dinginlik içinde töreni bekliyor. Tören için biz de yerimizi alıyoruz ve beklemeye başlıyoruz.

Aarti, yedi kutsal şehirden üçü olan Haridwar, Rishikesh ve Varanasi'de güneş battıktan sonra düzenlenmektedir. Aarti'nin kelime kök olarak anlamı Sanskritçe’de iki AA’sı ‘bitirmek’ ve ‘rati’nin anlamı ise aşk’tır. Bu durumda anlamı aşkı bitirmek ve tamamlamak olarak tarif edilebilir.

Hint geleneğinde Aarti, günde 1'den 5'e kadar yapılabilmekteymiş. Ancak Güney Hindistan'da Puja'nın sonunda bir kez yapılmakta olduğunu görüyoruz. Kuzey Hindistan'da durumun biraz daha farklı olduğunu biliyoruz. Tören esnasında, kendileri için özel yapılmış platformlar üzerinde duran beş ruhani şahsiyet içinde ateş yanan bronz kupaları dualar ve danslar ile birlikte Tanrıça Ganj'a karşı büyük bir heyecan ve huşu içinde sunmaktaydılar. Bu ritüelinde Hinduizm'de derin anlamları var. Ancak bugün bu konuya çok fazla detaylandırmak istemiyorum. Özetle ‘yapılan ritüel ile eldeki kupanın Tanrı'nın gücünü aldığına inanılmaktadır’ kısmı ile konuyu kapatıyorum. Kapatmazsam, Hinduizm'in detay kısmı sizi de beni de bir süre sonra boğmaya başlıyor ve sayfalarca yazmak zorunda kalıyorum

Ritüelde Ganj çevresinde birçok insan gee ile tutuşturulmuş ateşi, nilüfer çiçekleri ile birlikte Ganj'a bırakıyorlar. Burada da amaç; temel ibadetlerden birisini yani Puja’yı tamamlamak. Tören boyunca yüksek sesle ilahiler ve şarkılar söyleniyor. Ateş ve dumanın arasında aslında her şey birbirine girmiş gibi görünse de ifade edemediğim bir şekilde kaos içinde başka bir düzeni bu törende görüyorum. Bu kaotik ortamın bizde bıraktığı tat muhteşem. Varanasi'de Aarti ye katılmak bize göre yapılması gereken önemli aktivitelerden birisi oluyor. Bu sayede insanların ve kültürlerin arasına karışarak gerçek bir gezginlik deneyimini de elde etmiş oluyorsunuz. Tören boyunca yoğun bir ruhanizme ve inanç denilen kavramın insanların gönüllerinde nasıl canlı bir şekilde yaşadığına şahit oluyoruz. Hindistan'da çok fazla sayıda inanç olmasına rağmen geçmişin karanlığından çıkıp insanların beraber yaşamaya alışmış olması ve korkunç bir fakirliğe rağmen bu ülkedeki hoşgörü, farklılıklara saygının epeyce bir yol kat etmiş olduğunu görmek ve yaşamak bizler açısından oldukça sevindirici ve imrenilecek bir durum.

Törenin sonlarına doğru alandan ayrılıyoruz. Amacımız Varanasi sokaklarını biraz daha yakından tanımak ve kısmen de olsa bir alışveriş deneyimi yaşamak. Dashashwamedh Ghat'dan alışverişin hareketli olduğu merkeze doğru hareket ediyoruz. Etrafımız o kadar dolu ki; satıcıların ve alışveriş yapan insanların haricinde sokakta yaşayan ve dilenen yüzlerce insan olduğunu görüyoruz. Korkunç bir fakirlik buralarda hala yaşamını sürdürüyor. Elimizdeki istatistiklere göre Hindistan'da bir kişinin ortalama kazancı aşağı yukarı 2 Amerikan doları civarında. Bu kadar fakirliğe rağmen Hinduizm'in yoğun baskısı ve etkin kast sistemi ile hiç kimsede bir şikâyet göremiyorsunuz. İnsanlar mevcut halinden oldukça mutlu gibi görünüyor. Görünmenin ötesinde insanlar ile konuştuğunuzda ihtiyacım olan tek şey ciğerlerimdeki hava cevabini alıyorsunuz.

Varanasi'de yapılabilecek en etkili alışveriş genellikle ipek ve pamuk üzerine olacaktır. Özellikle bu bölgenin ipekten yapılmış ürünleri çok revaçta ve dünyaca ünlü. İpek'in en ünlüsü Sari adı verilen bir çeşit tek parça elbise. Hindistan'da bayanlar tarafından giyilen kişinin sosyal statüsü ile ilgili önemli detaylar veren, çok renkli, tek parça dikdörtgen ve dikişsiz bir elbiseye olan sari, bu coğrafyada oldukça yaygın. Sari altına choli adı verilen bir bluzla birlikte giyilmekte ve çok eski zamanlarda bu yana bu gelenek devam ettirilmektedir. Eğer geleneksel bir kıyafet almak isterseniz Sari’yi değerlendirmenizi muhakkak öneririz. Satıcılar ile sıkı bir pazarlık yapmak şart, eğer bir şey ile ilgilendiğinizi fark ederlerse pazarlık açısından en az yarım saatinizin kayıp olduğunu farz edebilirsiniz. Bu duruma rağmen pazarlıktan asla vazgeçmeyin ve olabildiği kadar direnin.

Ara labirentlerde bir süre pamuklu ve sari ürünlerini inceledikten sonra gördüğümüz bir köşe başında çay içmek istiyoruz. Çay içeceğimiz mekan, kullanılan alet ve edevatlar sanki yüzyıl öncesinden fırlamış gibi dursa da geçmişin izlerini ve doğallığını taşıyan bu mekanda çay içmek, dünyanın birçok bölgesinde yaşayamayacağınız bir deneyimi de size yaşatmakta. Hindistan'da İngilizlerden kalma bir alışkanlık ile çay fazlaca tüketilmekte ve buralarda çaya “chai” denilmekte. Çaylar siz söylemediğiniz takdirde sütlü ve bol şekerli getiriliyor. Çayınızı sipariş etmeden önce bu durumu dikkate almanızı tavsiye ederiz.

Gerçek odun ateşinde pişen çaylarımızı yudumladıktan sonra gezmeye devam ediyoruz. Etrafta bol miktarda sokakta yemek satan kişileri görmek mümkün. Ayrıca yerel sebze, çiçek ve baharat satıcıları da bu civarda yoğun olarak bulunmakta. Bildiğiniz üzere Hindistan baharatları ile oldukça meşhur bir ülke ve bulabileceğiniz baharatların kalitesi oldukça yüksek diyebilirim. Amacımız köri bulmak, ancak bir süre sonra öğreniyoruz ki köri diye bir baharat henüz buralara gelmemiş:) Bize söylenene göre her usta veya bu işi bilen kişi aşağı yukarı 20-25 baharatı karıştırarak kendi körisini elde ediyormuş. Yani standart bir formülü var gibi görünse de herkes kendi maharetini ortaya koymakta. Pazarlarda gezer iken baharatların arasında zerdeçalı da görüyorsunuz bu bitkinin en kalitelisi Kuzey Hindistan, Himalaya eteklerinden gelmekte ve birçok derde şifa olmaktadır. ‘Türkiye'de en iyi kalitede bulabileceğiniz zerdeçalların menşei genellikle İran ve Suriye’dir’ diye hatırlattıktan sonra, gecenin karanlığındaki insan seli ve trafik keşmekeşi arasından tükenmiş olan enerjimizi tekrar toplamak için otelimize doğru yol alıyoruz. SANSURSUZHABER.COM

twitter.com/yozkul43
facebook.com/yolbizigozler

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com