Sadece Denizciler mi! TSK'da Fişlenmeyen Komutanlık Kalmamış!

Sadece Denizciler mi! TSK'da Fişlenmeyen Komutanlık Kalmamış!
Sansürsüz Haber, Deniz Kuvvetleri'ndeki fişleme iddialarını, CHP Milletvekillerine sordu. Konya Milletvekili Atilla Kart'ın elindeki bilgiler, asker ailelerini dehşete düşerecek cinsten...

ÖZEL | SANSURSUZHABER.COM

"JANDARMA VE KARA KUVVETLERİ PERSONELİ DE FİŞLENİYOR!"

Meğer sadece Deniz ve Hava kuvvetleri değil, Jandarma ve Kara Kuvvetleri personeli de fişlenmiş!

Fişlemeler konusunu  uzun süredir takip eden CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, mezhep, aile, kökene dair kategorilere ayırma ve tasfiye işlemlerinin Jandarma ve Kara Kuvvetleri'ne uzandığı uyarısı yaptı. Kart, Deniz Kuvvetleri'nden önce, Hava Kuvvetleri'nde de  fişlemeler olduğunu  hatırlattı. Hatta Hava Kuvvetleri'nde 2010-12 yıllarında 2119 kişinin bu uygulama ile tasfiye edildiğini öne sürdü. 

ATİLLA KART- CHP KONYA MİLLETVEKİLİ
"HAVA KUVVETLERİ'NDE DE 2119 KİŞİ FİŞLENDİ"

Kart, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: 

"Bu yapılan fişlemeler nitelik ve  içerik olarak, yakın zamanda Maliye Bakanlığı'nda ve İçişleri Bakanlığı'nda ortaya çıkanlarla aynı yönde ve aynı içerikte.

Başta CHP olmak üzere muhalefet milletvekilleri ve işadamlarına yönelik fişlemeler de yapıldığı biliniyor. Bu fişlemelerin ötesinde, mesela Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda iki yıldan bu yana, benzeri içerikte özel hayatlar, mezhepler ve eşlerin aidiyeti üzerinden fişlemelerin yapıldığını, devamında da tasfiyelerin geldiğini dile getirmiştim. Hava Kuvvetleri'nde 2010, 2011, 2012 yıllarında bu yolla 2119 kişi emekli olmaya, istifaya zorlandı. Daha da vahimi, bütün bunlar, disiplin soruşturması adı altında yapılan bu işlemler istihbarat birimleri tarafından yapılıyor. O kurumun istihbarat birimi tarafından yapılıyor ama o kurumlara bilgi de MİT'ten geliyor. 

YENİ MİT YASASI İLE FİŞLEMELER ORGANİZE HALE GELECEK

Bunlar bir bütünün parçası haline geliyor, Bu süreci, şu anda görüşülmekte olan  MİT  yasası ile birlikte değerlendirmek gerekir. Mit yasası ile mezhep, özel hayat, eş aidiyeti üzerinden yapılan bu fişlemeler ve tasfiyeler daha da organize ve yasal açıdan denetlenemez hale geliyor. MİT yasasının 3,7 ve 9. maddelerini birlikte değerlendirince, MİT'in mevzuat olarak diğer kurumların mevzuatının üzerine çıktığını görüyoruz. MİT Mevzuatı, adeta bir anayasal norm haline getiriliyor. 

REJİMİN ÖZÜ DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

Türkiye'de artık özellikle bu fişlemeler ve onun da ötesinde MİT yasası ile  artık rejimimiz dönüştürülmüştür.  Hukuk ve demokrasinin askıya alındığı, işlemez hale geldiği, Türkiye Cumhuriyeti'nin MİT üzerinden, İçişleri Bakanlığı üzerinden, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı üzerinden yönetildiği bir dönem başlamıştır. Yasama zaten görevini yapamıyordu. Bu dönemle birlikte yargı da tümüyle istihbarat ve kolluk üzerinden hükümet tarafından denetlenir hale gelmiş durumdadır.  Rejimin ve demokrasinin özü dönüştürülmüştür. "

ALİ ÖZGÜNDÜZ - CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ
"ASKERE EN BÜYÜK TASFİYE BALYOZ"

Sansürsüz Haber'e, Donanmadaki fişlemeler hakkında açıklama yapan CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz de "askere yapılan en büyük tasfiye Balyoz operasyonudur ve Balyoz'un da kaynağı fişlemelerdir" diye konuştu. 

"FİŞLEMELER, TÜRKİYE'DE ALIŞKANLIK!"

"Bu bizim açımızdan şaşırtıcı değil. Geçmişten beri Devletin alışkanlığıdır. Sadece TSK'da da yapılmaz. Bugün AKP'liler,  birilerini 'paralel' diye nitelendiriyorsa, işte bu fişlemeler, raporlar ile yapıyorlar. Genelkurmay, bunu geçmişte de yapıyordu, bugün üniversiteler bile kendi içinde böyle uygulamalar yapıyor, ama demokratik hukuk devletinde olmaması gereken bir durumdur. Demokratik bir hukuk devletinde insanlar liyakatine, başarısına göre değerlendirilmeli. Bu fişlemeler, ülkemizin özlenen düzeyde demokratik bir hukuk devleti olmadığını gösteriyor. Bu fişlemeler gerekçesi ile bazı kişilerin yükselmesi ve bazı görevlere gelmesi engelleniyorsa asıl vahim olan budur. 

"BALYOZ'UN KAYNAĞI DA FİŞLEME"

Bugün valiler, kaymakamlar, hakimler, savcılar, genel müdürler, daire başkanları hakkında da bu bilgiler tutuluyor. Önemli kademelerdeki herkesin zaafları, ideolojik yapısı, etnik kökeni,  mezhebi,  kökeni devlet arşivlerinde vardır, her dönem olduğu gibi bu dönemde de devam etti. 

"MOSSAD VE CIA DA FİŞLİYOR"

Balyoz davasının altında  yatan da bana göre, derin devletin stratejisine uymayan kişiler tasfiye edilmiştir, zaten onun da kaynağı bu tür fişlemelerdir. Bu fişlemeler MİT ve Genelkurmay'ın yanısıra  Mossad, CIA gibi kuruluşlar eliyle, daha makro düzeyde yapılabiliyor. Uluslararası anlamda, makro hedeflere ters bir durum görünce,  onları manipüle edip, etkisizleştiriyorlar. Bunlar şaşırtıcı değil ama hukuk devletinde olmamalı.

"MİT YASASI, FİŞLEMEYİ MEŞRULAŞTIRIYOR"

Yeni MİT  yasası ile zaten MİT'e meşru anlamda bu görev veriliyor. TÜİK'in yaptığı anketlerde ilginç sorular soruluyor.  Bu da bir tür fişleme. Hatta bazı anket firmaları da anket yapıyormuş gibi, insanların mezhep ve görüşünü, açık istihbarat yöntemi ile ortaya çıkarmaya çalışıyor. Devlet niye buna gerek duyuyor? Modern demokrasilerde devlet, vatandaşına böyle yaklaşmaz. Ama geri kalmış, bizim gibi hibrit  demokrasilerde ve diktatörlüklerde işler böyle yürüyor."

ERDAL AKSÜNGER- CHP İZMİR MİLLETVEKİLİ 
"ÖNCE FİŞLİYORLAR, SONRA MOBBING YAPIYORLAR!"

CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ise izleme ve dinlemelerin küresel boyutuna dikkat çekti. "Büyük telekulak sistemi"ni hatırlattı.  

"DÜNYA DİNLİYOR VE FİŞLİYOR"

"Büyük fişlemeden söz edersek, dünya aslında çok uzun yıllardan beri, bir fişleme ve dinleme operasyonuna tabii. Her yerde, özellikle az gelişmiş ülkelerde, bir algı yönetimi var . Dünya dinliyor ve fişliyor. Çünkü, güçlü ülkelerin, büyük emperyalist hedefleri var. Bu hedefin sahibi olanlar, bizim gibi ekonomik olarak gelişmekte görüntüsünde olan ama sosyal olarak az gelişmiş 'kendi taşeronlarını' yetiştiriyor, oluşturuyor. Böylece, bunlarla süreç yönetimine en büyük müdahil, büyük emperyalist sistem ve onun yürüttüğü operasyonlar oluyor.  

"TAM BİR İSTİHBARAT DEVLETİ OLDUK!"

TSK'da 1980 cuntası sonrasının anti-demokratik uygulamalarından birinin daha ispatı Gölcük fişlemeleri. Biz daha önce de TSK'daki mobbing  uygulamalarıyla bu fişlemeleri de gündeme getirmiştik. Fişlediklerine mobbing yapıyorlar. Bunun sonucunda  insanlar intihar bile  ediyor. Ama özellikle Gölcük'teki bu ortaya çıkanlar gösteriyor ki Türkiye'de tüm kurumlarda sorunlar var. Sistem çökmüş. Devlet ve vatandaş arasında çok ciddi bir güven problemi var. O yüzden Türkiye'nin kendini sorgulaması gerek. Tam bir istihbarat devleti olduk. 

Burcu Oral Evren | SANSURSUZHABER.COM

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com