Sevsinler Seni Recep Bey!

Sevsinler Seni Recep Bey!
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CHP Grubu'nda partililere seslendi..

Sen kim oluyorsun?

İşte Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının satırbaşları;

Cumhuriyet düşüncede genç , uygarlık kültürünü topluma yaymak, ahlaki değerlere sahip çıkma, uygarlaşma çağdaşlaşma demektir. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun.

“FAİLİ MEÇHULLER ARAŞTIRILSIN DEDİK AKP’NİN OYLARIYLA REDDEDİLDİ”
Birey çok önemlidir. Bireyin kör kurşuna yenik düşüp faile meçhule kurban gitmesini kabul etmeyiz. Bu iktidarın faili meçhullerin hesabını sormak gibi kaygısı olmadığı görülüyor.

Faili meçhuller araştırılsın dedik ama AKP milletvekillerinin oylarıyla bu talebimiz reddedildi. Diyorlar ki “Faili meçhulleri araştırmak parlamentonun görevi mi.” Böyle bir parlamentoyu biz kabul etmiyoruz.

 

“SEVSİNLER SENİ”
Başbakan Diyarbakır’da “Bir gece yarısı ensesine kurşun sıkılarak katledilenleri faili meçhullerin acısını çok iyi biliri” demişti.

Sevsinler seni. O acıyı hepimiz yüreklerimizde hissetmeliyiz. Ama bu acıyı samimi olarak hissedenler TBMM’de el kaldırır ve araştırılmasını isterler.

Sayın Başbakan samimim konuşmuyor. Başbakan’a metin hazırlanıyor ‘camdan oku’ deniyor. Sayın Başbakan aslında “Faili meçhullerin acısını sömürmeyi biz çok iyi biliriz’ demek istiyor.

Bunların gerçek yüzlerini halka göstermek hepimizin görevidir. Buradan liberal aydınlara sesleniyorum. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyup düşünün yıllar yılı faili meçhulleri siz yazdınız. AKP faili meçhullerin araştırılmasını istemezken ne düşündünüz. Sizi vicdanınızla baş başa bırakıyorum.

DENİZ FENERİ

"Şimdi buna kim sahip çıkacak? Hükümet değil mi? Siz Hükümetin Deniz Feneri davasına sahip çıktığına inanıyor musunuz? Sayın Başbakan’a sormak gerek,
bu konuşmayı yapan bir Başbakan yoksulların yoksulluğu giderilsin diye alın terinden biriktirip Deniz Feneri’ne veren insanların emekleri sömürülmedi mi?

Onların yatacak yeri var mı? Niçin o dosyaya sahip çıkmıyorsun? Ankara Adliyesi Sıhhiye’de, Adalet Bakanlığı da Kızılay’da araları 1 kilometre ya var ya yok.
Yazışmaların en kısası 6-7 ay alıyor. Nasıl oluyor bu? İşlerine gelmiyor. Sayın Başbakan, asıl senin yatacak yerin yok. Ama o insanların alın terini sömürenlerin
yatacak yeri var. Neresi? Adalet ve Kalkınma Partisi’nin koynu. AKP’nin kucağında yatıyorlar, onların koruması altında yatıyorlar. Ve işin garip tarafı, bütün bu
kepazeliğin üzerine AKP’nin belediyeleri bunlara ihale veriyor. ’Siz az sömürdünüz, alın biraz daha sömürün’ diyor. Bizim vergilerimizle yapıyorlar bunu.
İnsanda biraz utanma, ahlak, onur, insana saygı olur. İnsanda biraz ’şu Almanya ne der bize. Rezil oluruz’ diye anlayış olur. Orada mahkum olacaksın, Türkiye’de
krallar gibi karşılanacaksın. İhale alacaksın. Asıl faillerden biri televizyonda ’benim arkamda başbakan var’ diyecek. O başbakandan çıt çıkmayacak. Ve bu Başbakan kalkıp bu millete ’emanete ihanet etmeyin bunu yapanların yatacak yeri yoktur’ diyecek. O yatacak kişiler senin kucağındadır Sayın Başbakan, dön bak bakalım."


2002’de sayın Başbakan Uşak’ta konuşmuş “Mazot fiyatlarını yüzde 50 indireceğiz” demiş. İnmiş mi fiyatlar. Hayır. Bütün çiftçi kardeşlerimizin görevi kendisine sahip çıkmayan bir başbakanı sandığa gömmektir.
Kılıçdaroğlu grup toplantısında konuştu


15 Mart 2003 sözde Ermeni soykırımı ABD Temsilciler Meclisi’nde görüşüldü ve karar alındı. Bunu üzerine şöyle diyor “Ben ABD’ye gitmeyeceğim.”

“OFER’LE GİZLİCE GÖRÜŞTÜN”

Bir süre sonra ABD’ye gittiğini görüyoruz. Sayın Başbakan sana omurgalı diyebilir miyiz? Diyor ki ben Ofer’le Davos’ta görüştüm. Oysa hepimiz biliyoruz ki Bilkent Otel’de Ofer’i mutfak kapısından alıp gizlice konuştun.

Sayın Başbakan senin kimin samimi kimin omurgasız olduğunu sorgulama hakkın yok.

Peygamberin çirkin karikatürlerini çizerler çıkar efelenirsin sonra gider kuzu kuzu oyunu veririsin. Peygamber sevgisi sende bir günlük mü? Kimse benim maskemi indirmesin diyorsun. Ama ben senin maskeni indireceğim.

SEN KİM OLUYORSUN?

Başbakan sen zaten omurgasız birisin. Kimin samimi kimin omurgasız olduğunu sorgulamaya hakkın yok. Sayın Başbakan senin maskeni ben indireceğim. Verdiğin sözlerin arkasında adam gibi dur. Sen demedin mi dokunulmazlıkları kaldıralım diye. Kaldır dokunulmazlıkları. Sen önce bunların hesabını ver. Sen kim oluyorsun da bize dik durma dersi veriyorsun...

19 Ocak 2005'te AA'dan bir haber. Erdoğan'a gazeteciler GAP'ın kaldırılmasını soruyor. 'GAP'ın kalktığı falan yok, neye göre bunu söylüyorsunuz'diyor. Bu konuyla ilgili kanun tasarısı çıkmış. Altında imzan var. GAP kaldırılıyor. İmzanın bari arkasında dur Başbakan... Dürsüt ol...

2 Eylül 2004.. TBMM'de ceza yasası görüşülüyor. Görüşmeden sonra AKP'li vekiller zinayla ilgili bir takım önerge getirdiler. AB'den endişe mesajları geliyor. O zaman Başbakan il başkanları toplantısında konuşuyor: 'Ab üyeleri Türkiye'nin iç işlerine karışır mı' diyor. Bir süre sonra AB'ye giden Başbakan orada başka bir şey söylüyor. Bir adam aynı ay içerisinde 180 derece kıvırabilir mi?

Biz ne söylediysek sözlerimizin arkasındayız. Başbakan unutmasın. Benim adım Recep Tayyip Erdoğan değil.

RECEP LAROUSSE DİYECEĞİZ

Arkadaşlarıma talimat verdim. Recep Bey’den İnciler diye bir kitap yazacağız. Çok kalın olursa Recep Larousse diyeceğiz.

Bu insan ülkeyi yönetiyor ve bize kalkıp demokrasi dersi veriyor. Sen kimsin.

Sözünün arkasında durmayan. Dediğini 24 saat geçmeden yalanlayan biri omurgalı olabilir mi?


 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com