Seyitömer Höyüğü kurtarma kazısı 4. yılı

Seyitömer Höyüğü kurtarma kazısı 4. yılı
Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan ve ''İkinci Efes'' olarak nitelendirilen Aizanoi Antik Kenti'ndeki kazılar, 1926 yılından bu yana aralıklarla Alman Arkeoloji Enstitüsünce yürütülüyor.

Kütahya'nın Çavdarhisar ilçesinde bulunan ve ''İkinci Efes'' olarak nitelendirilen Aizanoi Antik Kenti'ndeki kazılar, 1926 yılından bu yana aralıklarla Alman Arkeoloji Enstitüsünce yürütülüyor.
Antik çağlarda ''Penkalas'' diye adlandırılan Kocaçay Irmağı'nın yukarı kesiminde bulunan ve adının mitolojik kahraman Azan'dan aldığı sanılan Aizanoi, antik Frigya'ya bağlı yaşayan Aizanitislerin temel yerleşim alanı olarak biliniyor.
1824 yılında Avrupalı gezginlerce keşfedilen Aizanoi'de Alman Arkeoloji Enstitüsünce 1926'da başlanan kazılara bir süre ara verildi. Aynı enstitünün 1970 yılında başlattığı kazılar ise yaz aylarında 6 hafta süreyle devam ediyor.
Aizanoi'de, Zeus Tapınağı ile 20 bin kişilik amfitiyatro, buna bitişik 13 bin 500 kişilik stadyum, mozaikli hamam, sütunlu cadde, nekropol, halen kullanılan köprüler ve dünyanın ilk borsası gün ışığına çıkarıldı.
Kocaçay'ın her iki yakasında bulunan ve Aizanoi'den kalan yapı kalıntılarının büyük bir kısmının, Roma İmparatorluğu dönemine ait eserler olduğu değerlendiriliyor. Roma Döneminde ırmağın taşan sularından korunmak amacıyla her iki kıyıda iri kesme taşlardan yapılmış koruma duvarları yer alıyor. Her iki yakayı birbirine bağlayan 4 köprüden ikisi halen kullanılıyor.
Yıkılmış olan üç kemerli köprüyü ise günümüzde bütün trafik yükünü 5 kemerli yapısıyla taşıyan kentin ana köprüsü izliyor. Köprü korkuluğunun bir kaidesi üzerindeki kitabeden, bu köprünün açılış töreninin 157 yılının eylül ayında yapıldığı anlaşılıyor.
Kentin ana kutsal alanı olan Zeus Tapınağı'nın yapılabilmesi için Anadolu'nun erken evrelerine ait tabakaların ortadan kaldırılmış olduğu son kazılarda ortaya çıktı.
Roma İmparatoru Hadrian ile uzun yıllar para ödememekte direndikleri bilinen toprağı kiralayanların arasındaki yazışmalar, tapınağın ön galerisinin kuzey tarafında bulunan yazıtta yer alıyor.
Stadyumda 1982-1990 arasında yapılan araştırmalar, bu yerin 160 yılından sonra başlanıp aralıklarla 3. Yüzyıl ortalarına kadar bir yapım süreci geçirdiğini ortaya koydu.
Stadyum ve tapınak alanı arasında, 2. Yüzyılın ikinci yarısına ait, önünde sütunlu avlusu ve zengin süslemeleri bulunan bir hamam yer alıyordu. Simetrik bu yapının güney doğu yarısı 1978-1981 yılları arasında kazıldı.
-DÜNYANIN İLK BORSASI AIZANOI'DE-
Aizanoi Antik Kenti'nde Roma İmparatoru Dioeletianus'un enflasyonla mücadele amacıyla hazırladığı mal satış bedellerinin taş bloklar üzerinde duyurulduğu borsa, dünyanın ilk borsası olma özelliğiyle dikkati çekiyor.
 1971'de yapılan kazılarla ortaya çıkarılan borsa yapısındaki kitabelerde, imparatorluk pazarlarında satılan tüm malların satış ücretleri yer alıyor. Buna göre, kuvvetli bir köle iki eşeğin ücretine, bir at ise üç köle ücretine eşitti.
Borsa yapısını kuzey doğudan sınırlayan köy evinin arkası 1992-1995 arasında kazıldı. Burada, sütunlu galerilerle çevrili olan ve buluntulara göre 400'lü yıllarda inşa edildiği sanılan bir cadde ortaya çıkarıldı. ''Sütunlu Cadde'' olarak adlandırılan bölümün mermer tamamlamaları az miktarda yapılarak yeniden ayağa kaldırıldı.
Geçen yılki kazılarda ise Zeus Tapınağı'nın arka kısmında bulunan ve Romalıların şehir meclisi olarak kullandıkları binanın çevresi gün ışığına çıkarılmaya çalışıldı.
 Aizanoi'ye her yıl ağustos ayının ilk haftasında gelen ve burada yaklaşık 6 hafta süreyle çalışan 10'u Alman, 25'i Türk arkeolog, kazılarına devam ediyor. Kazılardan elde edilen eserler, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.
-SEYİTÖMER HÖYÜĞÜ KURTARMA KAZISI 4. YILINDA-
Kütahya'ya 20 kilometre uzaklıktaki Seyitömer Linyit İşletmesi arazisinde sit alanı ilan edilen Seyitömer Höyüğü'nün altındaki 15 milyon tonluk kömür rezervine duyulan ihtiyaç, bölgedeki kazı çalışmalarının başlatılmasını sağladı.
Höyüğün altındaki kömür rezervini kullanmak isteyen Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Genel Müdürlüğünün girişimleri sonucu Eskişehir Arkeoloji Müzesi, 1989 yılında kurtarma kazısı başlattı. Daha sonra 1990-1995 arasında Afyonkarahisar Müze Müdürlüğünce kazılara devam edildi.
Aradan geçen sürede kazıların devam ettirilememesi üzerine Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen başkanlığındaki oluşturulan kazı grubu, 2006'da çalışmalara kaldığı yerden devam etti.
Başlangıçta 30 metre yükseklik, 200 metre çapa sahip höyük, altındaki piyasa değeri 500 milyon lirayı bulan 15 milyon tonluk kömür rezervine ulaşmak amacıyla her yıl mayıs ve ekim arasında 6'şar aylık dönemlerde kazılıyor. Bu yıl 4'üncü yılına girilen kazılarda 12 öğretim elemanı, 20 öğrenci ve çevre köylerden 100 işçi görev yapıyor.
 TKİ ile DPÜ arasında imzalanan protokol kapsamında 2010 yılında sona ermesi planlanan kazılarda şimdiye dek beş kültür katmanı tespit edildi. Höyüğün en üst kısmında Roma yapılaşması, Roma tapınağı kalıntıları, önünde de bir adak kanalı saptandı.
5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirlenen höyükte Tunç, Frig ve Roma dönemlerinde yoğun iskan faaliyeti yürütüldüğü bilgisine ulaşıldı. En eski yerleşimden biri olan Erken Tunç Çağına (MÖ 3000-2000) ait sur duvarı ve yangın geçirmiş yapılar içinde ise çok sayıda kap gün ışığına çıkarıldı.
Anadolu tarihinin en eski kalıpla seramik üretimi yapılan merkezinin de burada bulunduğu tespit edildi. MÖ 1800'lü yıllarda şiddetli bir deprem ve ardından yangın meydana geldiği belirlenen höyükteki kazılardan elde edilen çeşitli dönemlere ait testi, çömlek, seramik kalıpları, kandil ve mühür gibi tarihi eserler, Kütahya Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com