Seyitömer Termik Santrali ölüm kusuyor

Seyitömer Termik Santrali ölüm kusuyor
Muhtar Eşref Ölmez köylerinde ölümlerin yüzde 95'inin kanserden olduğunu ifade ediyor.

AkisGazetesi.com.tr | ÖZEL HABER

Yeni Ayvalı köyü ve çevre köyler yakınında bulunan Seyitömer Termik Santrali'nin tekrar kullanıma açılmış olan kül dağlarından havaya karışan küllerin tehdidi altında.


Kütahya Seyitömer Termik Santrali'nden çıkan küller, başta Yeni ayvalı köyü ve civar köyler olmak üzere, yapılan kül toplama barajlarının dolması ile tekrar kullanılmaya başlanan 'Kül Dağları' adı verilen tepelere külün bırakılmasına isyan ediyor.

Santralden çıkan ve çeşitli ünitelerden geçerek, un haline geline gelen küller, dağda biriktiriliyor. Biriken bu küller beraberinde havaya karışarak o bölgedeki köylerde yaşayan insanların huzurunu, sağlığını, ekonomik durumunu altüst ediyor ve hava kirliliğinde de önemli rol oynuyor. Termik santralin küllerinin toplandığı alanda (kül dağlarında) oluşan Radon gazı (Ra222) ise doğrudan soluduğumuz havaya karışıyor. Bu gaz DNA'ya zarar vererek akciğer kanserine yol açabiliyor. Civar köy muhtarları da bu tezi doğrular nitelikte. Ölenlerin yüzde 95'nin kanser hastalığından öldüğünü söylüyorlar.

KÜL DAĞLARI SAĞLIMIZI TEHDİT EDİYOR”

Akis Gazetesi'nin şikayetlerini dinlediği köylüler ise bu duruma isyan ediyor ve temiz havayı unutmuş durumdalar. Her yer toz bulutu halinde göz gözü görmeyecek derecede. Köylüler, bu küllerin yaşamlarını ve sağlıklarını olumsuz yönde etkilediklerini söylüyor.

Yeni Ayvalı Köyü muhtarı Eşref Ölmez, bu durumun çözüme kavuşturulmasını ve köy halkı olarak daha sağlıklı yaşamak istediklerini söylüyor.

Akis Gazetesi'ne konuşan Muhtar Eşref Ölmez, küllerin kendilerine ve doğaya zarar verdiğini iddia ederek şu açıklamalarda bulundu:

“1999 yılından Kül Dağının verdiği rahatsızlık ve sağlık şartlarını olumsuz yönde etkilemesinden dolayı, eski Ayvalı köyü kamulaştırıldı. Köy 2008 yılında 5 km uzağa taşındı. Kül Barajı inşaatı başladı. 2006 yılında baraj yapımı sona erdi ve faaliyete girdi. O dönemde baraj yapımıyla beraber sulu sisteme geçildi ve kül dağı olarak nitelendirdiğimiz tepeler toprak ile kaplandı ve büyük paralar harcanarak ağaçlandırma yapıldı. Baraj sisteminde küller suyla birleşiyor ve çamur haline getirilip toplama kanalına akıyordu. Barajı yaptıran yöneticiler bu barajın tahmini olarak 30 yıl gibi bir sürede dolacağı söylendi. Fakat baraj 6 yılda doldu ve tekrar eski sisteme dönüldü. Şu an kül bantları büyük paralar harcanarak ağaçlandırma yapılan alana küller tekrar bırakılmaya başlandı. Bu yapılan uygulama, eskisinden daha kötü durumda oldu. Tepenin her tarafına kül bantları koyuldu. Civar köylerdeki kanserden ölenlerin sayısı da oldukça arttı.”

Muhtar Eşref, köy halkının kendi kaderine mahkum bırakıldığını da sözlerine ekledi. (SBO)

AkisGazetesi.com.tr | ÖZEL HABER
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com