Sinan Aygün Üstünden Kılıçdaroğlu'nu Vurdu

Sinan Aygün Üstünden Kılıçdaroğlu'nu Vurdu
Sultanbeyli'de seçim mitingi yapan Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu Deniz Baykal'ın seks kaseti ile vurdu! İşte Erdoğan'ın söyledikleri...

Seçime iki aydan az bir zaman kala meydanlara çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu kez durağı İstanbul Sultanbeyli oldu. Milyonlarca vatandaşın önünde yine CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Erdoğan'ın sert eleştirilerinden MHP ve BDP de nasibini aldı.

Başbakan Erdoğan, çılgın projeyi seçim mitinglerine taşıdı ve muhalefetin eleştirilerine yanıt verdi: "Bu projede rantiyeciler olmayacak. Bu proje su gibi temiz, deniz kadar berrak, sonsuz ufuklar kadar açık ve aydınlık bir proje olacak'' dedi.

Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nu ima ederek de "Edeple gelmeyenler edebiyle gidemezler" dedi.

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı, CHP milletvekili adayı Sinan Aygün'ün, ''Bülent Ecevit'in başbakanlık yapamayacağını'' kayıtlara geçiren kişi olduğunu belirterek, ''Sinan Aygün, hatırası önünde Ecevit'in memnu haklarını iade etmiş midir? Sayın Kılıçdaroğlu'na ithaf olunur bir belge. Hadi güle güle kullan, herhalde bu sana epeyce yeter'' dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul projesinde, rantiyeciler, kendilerinden başkasını insan olarak görmeyenler, kendilerinden başkasına hak, hukuk tanımayanlar olmayacağını ifade ederek, ''Bu proje su gibi temiz, deniz kadar berrak, sonsuz ufuklar kadar açık ve aydınlık bir proje olacak'' dedi.   

KANAL İSTANBUL
Başbakan Erdoğan, İstanbul'un, Türkiye nüfusunun yaklaşık 5'te birine ev sahipliği yaptığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yani, Türkiye'deki her 5 kişiden biri İstanbul'da yaşıyor. İstanbul, Türkiye'nin özetidir. İstanbul, İstanbul olduğu kadar, Anadolu'dur, Trakya'dır, 81 vilayetimizdir. İstanbul'a yapılan her hizmet, aslında 81 vilayete, Türkiye'ye yapılmış hizmettir. İstanbul, aynı zamanda, Türkiye milli gelirinin yüzde 40'ını üreterek, Türkiye'nin can damarı olduğunu ortaya koyuyor. Bizim İstanbul aşkımızın, sevdamızın altında işte bu anlayış yatıyor. Birileri, bizim İstanbul'a yaptığımız yatırımlara bakarak, Anadolu'yu, Trakya'yı ihmal ettiğimizi, tüm yatırımları İstanbul'a yaptığımızı zannediyorlar. İstanbul'dan dışarı hiç çıkmadıkları için, Anadolu'yu, Trakya'yı hiç tanımadıkları için, oralarda neler olduğunu, nelerin yapıldığını, nasıl eserlerin yükseldiğini görmüyorlar. Şundan emin olun, İstanbul'a ne yapıyorsak, aynı oranda diğer 80 vilayete de yapıyoruz. 80 vilayete ne yapıyorsak, hangi eseri, hizmeti kazandırıyorsak, aynı oranda İstanbul'a da onu yapıyoruz.''

Başbakan Erdoğan, Kanal Projesi'ne ilişkin de ''Bu projede rantiyeciler olmayacak, bu projede kendilerinden başkasını insan olarak görmeyenler, kendilerinden başkasına hak hukuk tanımayanlar olmayacak. Bu proje su gibi temiz, deniz kadar berrak, sonsuz ufuklar kadar açık ve aydınlık bir proje olacak. İstanbul'dan İzmir'e otoban yapıyor, Körfez'i dünyanın en uzun ikinci asma köprüsüyle geçiyoruz. Peki bunlar ne yapıyor? 8,5 yıldır Anayasa Mahkemesi'ne tünel kazıyorlar. Tek yapabildikleri bu...''

"EDEPLE GELMEYENLER EDEBİYLE GİDEMEZLER''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''İstanbul'dan İzmir'e otoban yapıyor, Körfez'i dünyanın en uzun ikinci asma köprüsüyle geçiyoruz. Peki bunlar ne yapıyor? 8,5 yıldır Anayasa mahkemesi'ne tünel kazıyorlar. Tek yapabildikleri bu'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Ulaştırma Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Sultanbeyli'deki toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, önceki gün İstanbul için, Türkiye için, bölge ülkeleri için son derece önemli, muhteşem bir projeyi açıkladıklarını söyledi. Erdoğan, ''Projeyi açıkladığımız andan itibaren, malum bir koro var. Tanıyorsunuz değil mi bu koroyu? CHP, MHP ve yandaşları, hep bir ağızdan projeyi karalamanın gayreti içine girdiler'' dedi.

''Niye kıskanıyorsunuz? Nazar etmeyin, kıskanmayın, çalışın, sizin de olur'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Kedi erişemediği ciğere ne der? Tilki uzanamadığı üzüme ne der, koruk der. Anamuhalefet partisinin Genel Başkanı çıkmış, 'Burada insan yok'... Doğru diyor. Onun anladığı manada insan yok bu projede. Bu projede onun yol arkadaşı olan çeteler olmayacak. Bu projede, mafya olmayacak, karanlık suç örgütleri olmayacak. Bu projede, onun partisinden seçilip de İstanbul'u Edirne'yi, Kocaeli'ni yolsuzluk batağına saplayanlar olmayacak. Bu projede, rantiyeciler olmayacak. Bu projede, kendilerinden başkasını insan olarak görmeyenler, kendilerinden başkasına hak-hukuk tanımayanlar olmayacak. Bu proje su gibi temiz, deniz kadar berrak, sonsuz ufuklar kadar açık ve aydınlık bir proje olacak.''

Aynı kişilerin, projenin AK Parti'ye ait değil, başkasına ait olduğunu ispat etmek için yoğun gayret içine girdiğini belirten Erdoğan, ''Bunlar, hayalle hedefi, fanteziyle planı, projeyi ayırt edemeyecek kadar bu işlerden uzaklar'' dedi.

Bir hayal kurduklarını, bu hayali hedefe dönüştürdüklerini, hedefi de plana, projeye dönüştürerek kolları sıvadıklarını ifade eden Erdoğan, ''Biz, onlar gibi umut ticareti, hayal simsarlığı yapmıyoruz, ortaya somut proje, somut eser koyuyoruz. Bakın, biz, Karadeniz'den Marmara'ya kanal yapıyoruz. Boğaz'ın iki tarafına Marmaray'ı, tüp geçidi inşa ediyoruz. Biz Marmaray'ı konuştuğumuz zaman bunlar ne dedi biliyor musunuz? (Yaptırtmayız) Kim? Bu CHP zihniyeti. Ne oldu? Bitiyor, bitiyor. Sayın Kılıçdaroğlu, 2013'ün sonunda sen de oradan geçeceksin. Merak etme sana vize koymayacağız, ama ücretsiz geçiş yok, bedelini ödeyeceksin. Bunlar bu çağın insanları değil, bunlar gerici, gerici. İstanbul'dan İzmir'e otoban yapıyor, Körfez'i dünyanın en uzun ikinci asma köprüsüyle geçiyoruz. Peki bunlar ne yapıyor? 8,5 yıldır Anayasa Mahkemesine tünel kazıyorlar. Tek yapabildikleri bu'' diye konuştu.

''DÜNYA ARTIK DEĞİŞİYOR. BİZ DE HER ŞEYİ GÜNCELLİYORUZ''
Dünyanın artık değiştiğini, herşeyi güncellediklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bütün metrosu ile metrobüsü ile toplu taşıma araçları ile her şeyi ile ve benim vatandaşım da bu imkanları en güzel en ideal şekilde inşallah kullanacak ve İstanbul'un içi rahatlayacak, hem batısı rahatlayacak hem doğusu rahatlayacak. Bu proje ile inşallah Boğaz'ı eski güzelliğine kavuşturuyoruz. Tarihi Yarımada'dan başlamak üzere İstanbul'un keşmekeş haline gelmiş semtleri de bu projeyle rahatlatacak, eserlere nefes aldıracağız. Artık, Tarihi Yarımada olmayacak, ada olacak. Sevgili kardeşlerim bizim ulaştığımız yerlere bunların hayalleri bile ulaşamıyor. Ulaşamadıkları için de karalayıp geçmek istiyorlar. 

Biz şehirciyiz. Karşıda, önce belediye başkanı iken Başak Konutları'nı yapmıştık, burada Hilal Şehri yapmıştık ve Başbakanlık dönemine gelince dedik ki bu işi büyütelim. Bu defa ne yaptık Ataşehir'i yaptık. Kartal'dan giriyorsunuz işte orada devasa şehir, bizim kalfalık dönemimizin eseridir. Şimdi ustalık döneminin eserlerini yapıyoruz. İstanbul'da her iki yakada iki tane, bazı büyük şehirlerimizde de bunları kuracağız. Niye? Temelinden başlamak üzere istiyoruz ki altyapısı ile üst yapısı ile modern şehirlerimizi kuralım. Çünkü, benim milletime bu yakışır, bu bunu yapalım. Plan-proje üretemedikleri için millete bir vizyon, bir ufuk sunamadıkları için işi hakarete, küfüre, kışkırtmaya kadar vardırıyorlar.

Ne güzel söylemişler, 'Edep bir tac imiş Nur-u Hüda'dan/ Giy ol tacı, emin ol her beladan'. Biz edep tacını giydik, biz milletin edebi ile edeplendik, onlar istedikleri kadar ağızlarını bozsunlar, istedikleri kadar hakaret etsinler, biz seviyemizi düşürmeyecek, onlarla aynı dili, aynı üslubu kullanmayacağız.''

''EDEPLE GELMEYENLER EDEBİYLE GİDEMEZLER''
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili daha önce ''Manşetle gelen, manşetle gider'' dediğini anımsatarak, şöyle dedi:

''Şimdi manşetlerle yelkenlerinin şiştiğini zannediyor. Yarın o manşetler ardından çekilince açık denizde alabora olup gideceksin. Ama burada kendisine önemli bir hatırlatma daha yapıyorum. Edeple gelmeyenler edebiyle gidemezler. Bir kaset skandalı ile bir komplo ile iş başına gelenler işte görüyorsunuz, edep dairesinde kalamıyor. Ölçüyü, seviyeyi bir kenara bırakıp kendi çukurlarını kazıyorlar. Sağındaki solundakine bakıyorsunuz kasetler çıkıyor ortaya. Ne halde görüyorsunuz. Benim milletimin değerleri ile bunlar uyuşuyor mu? Bunların hali bu, biz onları kendi çukurlarında kendileri ile başbaşa bırakıyoruz. Onları kol kola yürüdükleri çeteleri ile başbaşa bırakıyoruz. Ben inanıyorum ki CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim dahi bu üsluptan, bu seviyesizlikten rahatsızlar. Ben daha da ileri gidiyorum, Sayın Kılıçdaroğlu, ben sizin annenize saygı duyuyorum siz duymasanız da.''

SİNAN AYGÜN ÜZERİNDEN KILIÇDAROĞLU'NA AĞIR ELEŞTİRİ
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eski Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı, CHP milletvekili adayı Sinan Aygün'ün, ''Bülent Ecevit'in başbakanlık yapamayacağını'' kayıtlara geçiren kişi olduğunu belirterek, ''Sinan Aygün, hatırası önünde Ecevit'in memnu haklarını iade etmiş midir? Sayın Kılıçdaroğlu'na ithaf olunur bir belge. Hadi güle güle kullan, herhalde bu sana epeyce yeter'' dedi

Erdoğan, Ulaştırma Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yatırım ve hizmetlerinin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, Samsun'daki mitingde, kendisine, ''Sen kim, Ecevit kim? Ecevit'in tırnağı bile olamazsın sen. Ecevit'in adını ağzına almak için önce abdest alman lazım'' diyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yanıt verdi.

Kılıçdaroğlu'na ''Ağzımızın temizliği filan senin haddine değil'' diyen Başbakan Erdoğan, ''Sayın Ecevit'in ismini ağzımıza aldığımız zaman abdest almamız gerekiyormuş. Abdest birilerinin ismini ağza alırken alınmaz. Abdesti, bizim dinimizde ya namaz kılarken ya da edeben Kuran okurken alırsın'' ifadesini kullandı.

Mevlana'nın ''Edebi olmayan yalnız kendine kötülük yapmış olmaz, belki bütün dünyayı ateşe vermiş olur'' sözlerini anımsatan Erdoğan, ''Millet sandıkta, bu dilin, bu üslubun, bu seviyesizliğin, edilen bu kötülüğün hesabını zaten soracak. Onun için ben sizi milletime havale ediyorum'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na bir hatırlatmada bulunmak istediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Çok ilginçtir. DSP Antalya örgütünün suç duyurusunda bulunduğu afiş var biliyorsunuz. CHP'den büyük bir tepki geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Samsun mitinginde, afişten dolayı doğrudan şahsımı hedef alarak, 'Sen kim, Ecevit kim? Sen Ecevit'in tırnağı olamazsın. Adını ağzına alırken önce abdest al' dedi.

CHP, Ecevit'i, Atatürk ve İnönü'den sonraki tarihsel lideri olarak savunacaksa görevin bazı yeni partilelere karşı da icra edilmesi gerekecek. Zira CHP'nin, AK Parti afişine konu olan Ecevit'i 'Başbakanlık yapamaz' diye mahkeme kayıtlarına geçiren milletvekili adayları var.

5 Temmuz 2002'de bugün CHP'nin Ankara milletvekili adaylarından Sinan Aygün'ün, o zaman ATO Başkanı olduğunu anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Aygün'ün elindeki dilekçeyi, Ankara Adliyesi'nin hukuk tevzi bürosuna bırakıyor. Ve yapılan dağıtımda, Ankara 16. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilen dilekçesinde Aygün, Başbakan Ecevit'in sağlık durumunun kişisel ihtiyaçlarını bile karşılamaya elvermeyecek kadar bozuk olduğunu, makamına da gelmediğini, toplantılara katılamadığını, ekonomiyi yönetemediğini belirtiyor ve ekliyor 'yurt dışında Turkiye'yi temsil edemiyor' diye.

Dilekçesinde, 'Başbakanın üstlendiği ağır görevler dikkate alındığında, Sayın Bülent Ecevit'in sorumluluklarını yerine getirip getiremeyeceğinin tespitinin gerekli olduğu düşünülmektedir' diyen Aygün, Medeni Kanun uyarınca Ecevit'in vesayet altına alınmasını talep ediyor.

Medeni hukuk uyarınca kendisini yönetmekten aciz, akılca zayıf ve benzer durumda bulunan kişilerin vesayet altına alındığını hatırlatalım. Ne dersiniz? Artık CHPli olan Sinan Aygün, hatırası önünde Ecevit'in memnu haklarını iade etmiş midir? Sayın Kılıçdaroğlu'na ithaf olunur bir belge. Hadi güle güle kullan. Herhalde bu sana epeyce yeter.''

''TORUNUMUZ BİLE OLSA....''
Konuşmasında YGS'ye de değinen Erdoğan, ''Oğlumuz bile, torunumuz bile olsa, bir tek kişinin bile kayrılmasına göz yummayız. Bir milyon 700 bin gencin geleceğini ilgilendiren bir mevzuda hiçbir soru işaretinin cevapsız kalmasına müsaade etmeyiz'' dedi.

Ortada sadece iddia bulunduğunu, çıkar sağladığı ispat edilen bir tek kişi bulunmadığını vurgulayan Erdoğan, ''Buna rağmen, günlerdir gençler üzerinden Hükümetimize aleyhte kampanya ile saldırıyorlar. Gençlerimiz buna aldanmasınlar, gençlerimiz rahat olsunlar ve ikinci sınava gönül huzuruyla hazırlansınlar'' diye konuştu.

Erdoğan, bir süre önce Sultanbeyli'ye gelen ve spor salonunda toplantı yapan Kılıçdaroğlu'nun, en çok 2B arazisinin Sultanbeyli'de olduğunu söylediğini anımsattı. Sultanbeyli'nin yüzde 22'sinin 2B kapsamında olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Ey Kılıçdaroğlu, kendine iyi kılavuzlar bul. Kılavuz noktasında yanlışların var. Bak sıkıntıya düşüyorsun. Bunları iyi öğren. Birisi sana bir şey fısıldadığı anda bunu konuşma. Bak nedir ne değildir, ama böyle bir derdi yok. Dedik ya daha çırak olamadı'' ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun SSK'da 8 yıl genel müdürlük görevi yaptığını anımsatan Erdoğan, onun döneminde vatandaşın istediği hastaneye gidemediğini, kuyruklarda çile çektiğini ve eczanelerden ilaçlarını alamadığını anlattı.

Başbakan Erdoğan, ''Şimdi çıkmış fakir fukara garip gurebaya sahip çıktığını söylüyor. Ya biz seni genel müdürlüğünden tanıyoruz. Sen benim o zaman vatandaşımın hakkını hukukunu korumadın ki. Ben de bir sigortalıydım o çileleri ben de çektim. Sen sadece yeğenlerine yakınlarına sigortada şurada burada iş bulmaya devam et, ama şimdi bulamazsın geçti o iş'' diye konuştu.

Sultanbeyli'ye 400 yataklı bir hastane yapacaklarını, yeri belirlenen ve proje safhasında olan bu hastanenin inşaatını, Toplu Konut İdaresinin yapacağını ve süratle biteceğini kaydeden Erdoğan, sadece 2B arazileriyle ilgili değil, tüm Sultanbeyli arazilerinin yüzde 95 ile ilgili çalışmaların ön hazırlıklarının bittiğini vurguladı.

Erdoğan, Maliye Bakanına gerekli talimatı verdiğini, bu çalışmaları hızlandırdıklarını ve belediyeyle irtibatlı olarak en kısa zamanda Sultanbeyli ile ilgili tapu dağıtım işlemlerini yapacaklarını, geri kalan yüzde 5'i de kamulaştırmayla çözeceklerini söyledi.

Konuşmanın ardından Başbakan Erdoğan, hizmetlerin toplu açılışını gerçekleştirdikten sonra 1890 Ardahan Çıldır doğumlu 121 yaşındaki Yadigar Aslan ile görüşerek bir süre sohbet etti.

Başbakan Erdoğan, ardından yeni hizmete açılan Sultanbeyli belediye binasını ziyaret etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com