Sinan Çetin: "Kidman eşimin gücünde değil"

Sinan Çetin: "Kidman eşimin gücünde değil"
Sinan Çetin, son filmi 'Çanakkale Çocukları'nı bir annenin gözünden anlattığını dile getirdi.

Sezonun merakla beklenen yerli filmlerinden biri olan 'Çanakkale Çocukları', dün vizyona girdi. Sinan Çetin'in 3.5 yıldır üzerinde çalıştığı film; bir anne ve iki farklı cephede çarpışan oğullarının öyküsünü anlatıyor. Çetin, eşi Rebekka Haas, oğulları Orfeo ve Cemo Çetin ile Haluk Bilginer, Oktay Kaynarca ve Yavuz Bingöl'ün rol aldığı filmi anlattı.

Sinema dergisi Ebru Çeliktuğ'un ropörtajı;

Bu yıl Çanakkale Savaşı'nı konu alan başka film projeleri de var. Sizin filminizin farkı nedir?
Bizimkinin ilk olması en önemli fark. 3.5 sene önce başlamıştım bu projeye. Çok başka bir Çanakkale filmi yaptığımızdan eminim çünkü savaş filmleri genellikle askerlerin, kumandanların gözünden anlatılır; bu film tamamen bir annenin gözünden anlatılıyor. Savaşların aslında özeti şudur: Anneler doğurur ve erkekler öldürür. Tüm bu kahramanlık edebiyatı, bu insanların savaşta çektiği acıların üstünü örten bir güzellemedir. Gerçek şu ki; ne kadar tören düzenlense, ne kadar ölen insanlar hakkında filmler, şarkılar yazılsa da, bunların hiçbiri annelerin acısını dindirmez. O yüzden biz, bir annenin açısından iki cephede çarpışan iki oğulun hikayesini anlattık. Film savaştan çok, iki kardeşin iki cepheye ayrılması ve birbirine karşı savaşmasının trajedisini anlatıyor.

GELECEĞİMİZ ORADA ÖLDÜ

Öyleyse bu öyküyü herhangi bir savaş üzerinden anlatabilirdiniz.
Türk-Kürt savaşını da, başka bir savaşı da seçebilirdim ama Çanakkale'yi seçtim çünkü Çanakkale'de 250 bine yakın insanımız öldü. Türkiye'nin geleceğinin öldüğü yerdir orası. Ne kadar genç, kalifiye insan varsa bu savaşta kaybetmişiz.

Fragmanda İttihat ve Terakki'yi suçlayıcı sözler yer alıyor. Milliyetçi duyguların savaşlardaki rolü üzerine eleştirel bir yaklaşım mı bu?
Ben milliyetçiliğin, milli takım kazanınca veya atletlerimiz olimpiyatta koşunca sevinmek dışında; yani pozitif duygular uyandırdığı haller dışında, hiçbir değeri olduğuna inanmıyorum. Hatta tam aksine, yeryüzündeki savaş makinelerine benzin döken zararlı bir tarafı olduğunu bile söyleyebiliriz. Aşırı milliyetçilik veya negatif milliyetçilik diyelim, bu savaş makinelerini çalıştırıyor. Milli takım kazanınca güzel de, çocuklarımız ölünce pek değil.

Bu filmi çekmek neden 3.5 yıl sürdü?
Senaryo yazımı çok zamanımı aldı. Araştırma sürecinde bazı uzmanlar, hiçbir annenin siperlere gitmediğini söyledi. Bu o kadar büyük bir duvar ördü ki önümde... Çanakkale'de anneler sipere gitmemişse, ben annenin hikayesini nasıl anlatırım? Uzun süre danışmanlarımız bana izin vermediler! Sonra bir sabah uyanıp bu duvarı yıktım: Bu bir belgesel değil ki, benim 'anne'm gidecek bu savaşa... Buna 2.5 senede karar verdim.

7 SENEDİR DÜŞÜNÜYORUM

Çanakkale'de çekim yapmadınız...
Bir filmin nerede çekildiğinin önemi yoktur. Çanakkale'de iki çocuğun savaşması fikrini ben 7 senedir düşünüp duruyorum. Bizi bu furyanın içine sokmaya çalışanlar bunu bilmeli. Filmin başlangıç tarihi belli, 'Fetih 1453' bizden iki yıl sonra başladı.

Filmin seyirciyle ilişkisi konusunda beklentileriniz nasıl?
Bu ülkede barışın gelmesini isteyenlerin bu filmi desteklemesi bir nevi görev. Savaşa güzelleme yapmıyoruz; savaştaki acıyı, savaş mekanizmasının çarklarından biri haline getirmiyoruz. Film bu açıdan çok önemli. Diğer Çanakkale filmlerini bilmiyorum ama eğer bir şehit edebiyatı veya milliyetçilik bombardımanı olursa, insanlar bu güzellemenin genç çocukları öldürdüğünü bilecek ve bir gün mutlaka hesap soracak.

NICOLE'E TEKLİF YAPTIM AMA EN İYİSİ EŞİM

Eşinizi ve çocuklarınızı oyuncu kadrosuna dahil etmenizin özel bir sebebi var mı?
'Osman'ı oynayan Orfeo zaten bir Türk çocuğu, o kadar Türk'e benziyor ki, ondan başka 17 yaşında bir oyuncu oynatmak mümkün değildi. 'James'i oynayan Cemo da her haliyle bir yabancı, bir Avrupalı. O da İngiliz'i oynadı. Elimde bu kadar muhteşem iki aktör varken, dışarıdan aktör almak saçmalık olurdu. Anne rolü içinse Nicole Kidman'dan Cate Blanchett'e kadar birçok aktris dolaştık ama hiçbirisi Rebekka'nın gücünde değildi. Zaten Rebekka rolü kabul etmediği için başka oyuncu aramak zorunda kalmıştım ama sonunda kabul edince en iyi kadro oluştu. Rebekka'nın çok büyük bir aktris olduğunu kimse bilmez. Utangaç bir insandır, kendini göstermek istemez ama benim hatırım için kabul etti ve süper oynadı.

Genel anlamda sonuçtan memnun musunuz?
Ben filmden memnunum. En pahalı filmim oldu. Ne 'Propaganda', ne 'Berlin in Berlin', ne de 'Komiser Şekspir' bu kadar pahalıydı. (BRK)

Sinema dergisi Ebru Çeliktuğ

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com