Şişmanlık depresyonu tetikliyor

Şişmanlık depresyonu tetikliyor
Kilo almanın özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsur olduğu bildirildi. Fazla kiloların, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturduğunu belirten uzmanlar, “Fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahi

Kilo almanın özellikle bayanlarda depresyonu tetikleyen bir unsur olduğu bildirildi. Fazla kiloların, aynı zamanda zayıflamaya çalışan bireyler için de anksiyete oluşturduğunu belirten uzmanlar, “Fazla kilolu bir insan daha kırılgan bir yapıya sahiptir. Kilolu olupta ben kendimle barışığım diyenlerin çoğu da gerçeği yansıtmamaktadır. Aslında kilo başlı başına yoğun bir anksiyete nedenidir. Diğer taraftan kilo almak, depresyona neden olabileceği gibi, depresyonun sebep olduğu bir durum da olabilir” dediler.
Egzersiz yapmaktan artık hoşlanmayan ve kilo almaya başlayan bir kadının mutlaka kendini sorgulaması gerektiğini anlatan uzmanlar, “Kilo alma muhtemelen artan stresin veya duygusal olarak bir aksaklığın doğal sonucu olarak ortaya çıkacaktır. Pek çok kadın için yemek, bir anda, hem rahatlama hem de kızgınlık kaynağı olmaktadır. Bu kadının içine düştüğü hain bir döngü halini alır ve kilolu olduğu gerçeğine daha fazla yemek yiyerek karşılık verir veya spor yapmaktan kaçınır. Böylece kilolar alır başını gider Kadınlarda her geçirilen gebelik vücutta fazladan kilo bırakabilir. Özellikle kadın, gebelik sırasında gereğinden fazla kilo aldıysa yada doğum sonrasında bu fazla kiloları atmak için gayret göstermediyse ve çok sayıda doğum yaptıysa yine şişmanlık adayıdır.
Kişinin hayatında oluşan bir değişiklik nedeniyle aktivitesi azaldıysa, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçiş, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketimi azalabilir.
Şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında yaşlılık, beslenme alışkanlığının hazır yiyecek türüne kayması ve ayaküstü yenilen tost, sandviç, hamburger, piza, patates kızartması gibi yiyeceklerin fazla tüketilmeye başlanması, kadınlarda çok doğum yapma, daha az hareketli bir yaşam, sanayileşmiş bir toplumda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemli nedenlerden biri olarak genetik sayılabilir.
Yaş ilerledikçe metabolizma hızı azalacağından kilo vermek zorlaşmaktadır. Toplum olarak beslenme tarzının özellikleri de şişmanlık için belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa, ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde daha çok hazır ve ayaküstü hızlı yenilen ancak hamur ve yağdan çok zengin gıdaların tüketimi, yöresel ev yemeklerinin yerini almaya başlamışsa şişmanlık kapıda demektir.
Ancak şu da unutulmamalıdır ki bir kişi ancak ve ancak harcadığından daha fazla gıda veya kalori alırsa yada tersinden söylersek aldığı gıda veya kaloriden daha az harcarsa şişmanlar.
Depresyonun sonucu olarak kilo olan bayanların antidepresan konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Çünkü böyle bir tedavinin sonucu yine kilo almak olabilir. Bu antidepresanlardan kaçmak için bir neden değildir fakat fazla kilolarla baş etmek için kullanılacak bir yöntem de değildir. Depresyon nedeniyle ilaç kullanan kişilerin kilolarını sık sık takip etmeleri, eğer kontrolsüz bir kilo alma söz konusu ise derhal hekimleri ile görüşmeleri gereklidir” dediler.
Uzmanlar, kilo vermek için yada almamak için şu tavsiyelerde biliniyorlar;
Sabah kahvaltısı yapın. Bu diğer öğünlerde az yemenizi de sağlayacaktır.
Öğün sayısını azaltmayın. 3 öğün yemek yiyin. Hatta ara öğünler şeklinde öğün sayısını artırın.
Sebze ve meyve tüketimini artırın.
Alkol tüketiminizi azaltın veya tamamen bırakın. Alkol, yüksek kalorisi nedeniyle gün boyu tatlı isteğinizi de artıracaktır
Çikolata vb. şeyler atıştırmak yerine örneğin bir elma yiyin.
Yemeğinizi yavaş yavaş yiyin. Hızlı yemek yediğinizde, doyduğunuzu anladığınızda zaten gerektiğinde fazla yemişsinizdir.
Hayvansal (doymuş) yağlardan kaçının.Tavukların derilerini, etlerin yağlı kısımlarını ayırın.
Katı yağlar yerine, zeytinyağı, ayçiçek yağı ve mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanın.
Bol bol su için.
Mümkünse hergün aynı saatte kalkın. Yaklaşık 7-8 saat uyku yeterlidir.
Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bişey yemek istemez.
Tatlı yemekten kaçının. Daha az tatlı tüketin.
Tuz ve şeker kullanımınızı azaltın. Yemeğin tadına bakmadan tuza uzananlardansanız bu huyunuzdan vazgeçin.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com