Siyasi faaliyet özgürlüğü kısıtlanamayacak

Siyasi faaliyet özgürlüğü kısıtlanamayacak
Anayasa Mahkemesi, Siyasi Partiler Kanunu’nda yasaklanan filleri işleyenlerin 6 aydan az olmamak üzere hapisle cezalandırılacağına yönelik düzenlemeyi siyasi faaliyet özgürlüğünü sınırladığı gerekçesiyle iptal etti.
Anayasa Mahkemesinin Siyasi Partiler Kanunu’nda yasaklanan filleri işleyenlerin 6 aydan az olmamak üzere hapisle cezalandırılacağına yönelik düzenlemeyi iptal etmesinin gerekçesi Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı. Barış ve Demokrasi Partisi Özalp İlçe Başkanı hakkında, 6 Ocak 2011 tarihinde parti ilçe binası önünde Kürtçe olarak kısa bir konuşma yaptıktan sonra Türkçe olan mevcut ilçe başkanlığı tabelasını Türkçe ve Kürtçe ifadelerin yer aldığı yenisiyle değiştirdiği iddiasıyla 2820 sayılı Kanun’un 117. maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açıldı. Özalp 1. Asliye Ceza Mahkemesi de 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 117. maddesinde yer alan, “Bu Kanunun dördüncü kısmında yazılı yasak fiilleri işleyenler hakkında hapis cezası verilmesini” öngören hükmünün, anayasaya aykırı olduğu kanısına vararak, iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. İtirazı kabul eden Anayasa Mahkemesi davasının esasını inceleyerek Siyasi Partiler Kanunu’nda yer alan siyasi partilerle ilgili yasak fiilleri işleyenler hakkında hapis cezası verilmesini öngören düzenlemeyi oyçokluğu ile iptal etti. Yüksek Mahkeme, 2820 sayılı Kanun’un 117. maddesinde yer alan ibarenin iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan maddenin kalan bölümünün de iptaline karar verdi. Böylece Siyasi Partiler Kanunu’nun 117. maddesindeki, siyasi partilerle ilgili yasak fiilleri işleyenler hakkında hapis cezası verilmesini öngören düzenleme iptal oldu. Kararın gerekçesinde, hukuk devletinde ceza siyasetinin gereği olarak yasa koyucunun, hangi eylemlerin suç sayılacağına, bunlara verilecek cezanın türü, miktarı, artırım ve indirim nedenleri ve oranları ile suçun takibine ve yargılama usulüne ilişkin koşullar öngörebileceğine dikkat çekildi.
 
KANUNDA HEDEFLENEN ALAN, HİTAP EDİLEN KİTLE BELİRLENMELİ
 
Gerekçede, suç ve cezaların kanuniliği olarak ifade edilen ilkeler gereğince, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceğine ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağına işaret edildi. Gerekçeli kararda, şöyle denildi:
 
“Ceza yaptırımına bağlanan fiilin kanunun ‘açıkça’ suç sayması şartına bağlanmış olmasıyla, suç ve cezalara dair düzenlemelerin şekli bakımdan kanun biçiminde çıkarılmasının yeterli olmadığı, bunların içerik bakımından da belli amacı gerçekleştirmeye elverişli olmaları gerektiği vurgulanmaktadır. Bu açıdan kanunun metni, bireylerin, gerektiğinde hukuki yardım almak suretiyle, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine imkân verecek düzeyde kaleme alınmış olmalıdır.Dolayısıyla, uygulanması öncesinde kanun muhtemel etki ve sonuçlarına dair yeterli derecede öngörülebilir olmalıdır.”
 
Kanun metninin tüm sonuç ve etkileri göstermesinin her zaman beklenemeyeceğine dikkat çekilen gerekçede, aranan açıklığın ölçüsü, söz konusu metnin içeriği, düzenlemeyi hedeflediği alan ile hitap ettiği kitlenin statü ve büyüklüğü gibi faktörler dikkate alınarak belirlenebileceğine işaret edildi.
 
SİYASİ PARTİ TÜZEL KİŞİLİĞİNİ MUHATAP OLAN YASAKLAR KİŞİLERİ HEDEF ALMIŞTIR
 
Dava konusu olan kuralın yasak fiilleri kişiler yönünden ceza kapsamına aldığının belirtildiği gerekçede, fiillerin hangi hallerde suç teşkil edeceğinin gerçek kişilerce yeterli açıklıkta öngörülebilir olmadığına işaret edildi. Doğrudan siyasi parti tüzel kişiliğini muhatap alan yasakların, itiraz konusu kuralla, kişiler hakkında yaptırım öngören düzenlemelere dönüştürüldüğüne dikkat çekilen gerekçede, “Bu yapılırken anılan kısımda sayılan fiillerin ağırlıklarıyla bunları işleyenlerin siyasi partideki sıfat ve konumları dikkate alınmamıştır. Bu durumda, siyasi faaliyette bulunan geniş bir kitleyi hiçbir ayrım gözetmeksizin ceza tehdidi altında bırakan düzenleme gerçek şahıslarca yeterli derecede öngörülebilir değildir” denildi. İptali istenen düzenlemenin zaman içerisinde siyasi faaliyet alanının genişletildiğinin altı çizilen gerekçeli kararda, “Kuralın, içinde yer aldığı Kanunun yasalaştığı dönemde ‘öngörülebilir’ olduğu kabul edilse bile, Anayasa ile yasalarda yapılan siyasi faaliyet özgürlüğünü genişleten değişikliklerle buna paralel uygulamalar neticesinde öngörülebilir olma özelliğini tümden yitirdiği sonucuna varılmıştır” denildi. Anayasa Mahkemesi, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 6 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. (NSK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com