Şok diyaloglar iddianameye takıldı!

Şok diyaloglar iddianameye takıldı!
ODATV iddianamesinde sanıklar ile CHP'nin üst düzey yöneticileri arasında yaşanan ilişkiler de yer alıyor.

Kaleli'nin bir telefon konuşmasında Baykal'ın kendisine 'Baytok muamelesi yaptı' diyor. İddianamede, Halk Tv'nin satın alınmasına engel olan Baykal'ın iknası için "Kılıçdaroğlu da istekli. Her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için varan 2…" notunun bulunduğu belirtildi. Savının değerlendirmeleri arasında ise "Şüpheli bu amaçla Kemal Kılıçdaroğlu ile örgüt adına temasa geçerek hukuk dışı yollarla parti içi siyasi rakipleri hakkında belge toplamayı teklif etmiştir. " ifadeleri yer aldı.
 
Halk Tv'nin satışı ve sanık İklim Kaleli'nin eski CHP lideri Deniz Baykal ile ilgili iddiaları telefon tapeleri ve savcının değerlendirmesiyle iddianamede yer aldı. 26 Ocak 2011 günü sanık Barış Pehlivan ile İklim Ayfer Kaleli'nin yaptığı telefon görüşmesinde Kaleli, Baykal ile ilgili kendisine 'Baytok muamelesi yaptı' diyor.
 
İki arasındaki görüşme şu şekilde: Barış Pehlivan: Şimdi sana bir şey soracağım D. B. l ne oldu
 
İklim Kaleli: Yalan oldu

B. Pehlivan: E adam seni niye kabul etmiş o zaman?

İ. Kaleli: Kara kaşım kara gözüm için. Bak cepteyiz açık konuşamıyorum oldu ama diyorum sana anladın mı anla yani çak artık.
 
B. Pehlivan: Peki şey diyecem G. T. 'le (Gürsel Tekin'in kasdedildiği belirtiliyor) olay nedir?
 
İ. Kaleli: Az önce sana söyleyemediklerimi ona anlattım.

B. Pehlivan: Haber konusu ya bir şey söyliyecem genel yayın yönetmenine söylemeyip G. T. 'le mi paylaşıyorsun öyle bir şey mümkün mü?
 
İ. Kaleli: Baytok Baytok muamelesi yaptı bana. Geldim anlattım bilsinler bilmeleri gerekiyor. Kılıçdaroğlu ile görüştüreceğini söyledi G. T. bekliyorum.
 
İddianamede savcı Halk Tv'nin satın alınması girişimiyle ilgili değerlendirmesinde 'soruşturma kapsamında elde edilen delillerden şüphelilerin 'ULUSAL MEDYA 2010' dokümanında belirtilen strateji doğrultusunda Halk Tv isimli televizyon kanalını ele geçirebilmek için çalışmalar yaptığı bu kapsamda CHP'nin üst düzey yöneticileri ile defalarca görüştükleri, hatta CHP eski genel başkanının direnç göstermesi üzerine buna yönelik çalışmalar yaptıkları tespit edilmiştir. ' dedi.
 
Odatv'de bulunan bir bilgisayarda 30 Ekim 2010 tarihinde 'Soner' isimli kullanıcı tarafından oluşturulduğu belirtilen, 'Kılıçdaroğlu'na destek zorunlu' ibaresi ile başlayan belge ele geçirildiği kaydedildi. Söz konusu belgede Halk Tv'nin ele geçirilmeye çalışılmalarıyla ilgili olarak, "Halk Tv'yi devralırsak parasal sıkıntımız kalmaz. Kılıçdaroğlu da istekli, her türlü desteği alırız ama Baykal direniyor. Baykal engelini aşmalıyız. İkna için varan2…" şeklinde ifadelerin yer aldığı belirtildi.
 
Savcı söz konusu not ile ilgili, "Söz konusu bu nottan Halk Tv'nin satışına karşı çıkan CHP eski genel başkanının bu tutumunu değiştirmek için farklı yollara başvurulacağı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda şüpheli İklim Ayfer Kaleli'nin CHP eski genel başkanı ile görüştüğü anlaşılmıştır. " değerlendirmesini yaptı.
 
İddianamede Kaleli'nin yaptığı telefon görüşmeleri yer aldı. 25 Ocak 2011 günü sanık Ahmet Mümtaz İdil ile yapılan görüşmede Kaleli'nin özetle, "Yarım saat muhabbet ettik sohbet ettik. Yani haberlik bir şey yok. Sonra tohum attım kısa süre sonra ekicem biçicem. Şimdilik bir şey yok. " dediği belirtildi. İdil'in şimdilik haber yapmamasını istediği Kaleli'nin Baykal ile yine görüşeceğini belirterek, "Başka bir yerde olacak o yarın, beni de götürüyor yanında, bunu sadece sen bil Barış'lar değil. " dediği kaydedildi.
 
Savcılığın, sanıklar arasında geçen görüşmede Kaleli'nin "Sonra tohum attım kısa süre sonra ekicem biçicem" şeklindeki sözleriyle ilgili değerlendirmesi ise, "CHP eski genel başkanına yapmış olduğu ziyaretinin gazetecilik kaygılarıyla olmayıp, örgütsel beklentiler taşıdığını diğer şüpheliye aktardığı anlaşılmaktadır. " ifadelerine yer verildi.
 
Sanık Barış Pehlivan'dan ele geçirilen hard disk'te a. iklim. bayraktar@gmail. com adresinden barisp@Odatv. com adresine, oradan da sonery@hurriyet. com. tr adresine 26 Ocak 2011 tarihli bir mail de iddianamede yer aldı. Kaleli'nin Pehlivan'a, Pehlivan'ın da Soner Yalçın'a gönderdiği belirtilen mailde, "Barış bu beni çok hırpalayan bişey ve utandıran ve asla duyulmasını istemediğim bir şey haberci haber olmak istemiyor yani... o nedenle lütfen aileden biri gibi bak olaya ve ben şahsım olarak yaşadım bu taciz hadisesini. Evet bu çok iğrenç açık ve şuursuzca yapılan bir tacizdi ve ben çok hırpalandım. O yüzden haber çıkmadı dün o hayvandan ve bugün buraya gelişimin tek sebebi bu olay değil bu bardağı taşıran olay ama bundan 2 gün öncesinde de parti içinde güvenilir birinin parti için gizli olan bir bilgiyi bana getirmesi de beni şok etmişti zaten. Yani bu iki sebep birleşti ve ben patladım bunu ülkeyi ve çocuklarımızı kurtarmasını beklediğimiz CHP Kılıçdaroğlu'nun bilmesi gerektiğine karar verdik eşimle ve o yüzden burdayım daha fazla yazamayacağım Baki Beyin PC'sini rehin aldım kalkmam lazım işte hepsi bu Barışcım. " ifadeleri yer alıyor.
 
Barış Pehlivan'ın maili Soner Yalçın'a gönderirken "İklim D. B. 'la röportaja gittiğinde tacizine uğramış. CHP'ye gidip Gürsel'e bunu anlatmış bir bakın, bana da durumu böyle mail de attı. " notunu eklediği kaydedildi. Yalçın'ın ise Pehlivan'a, "Allah belasını versin kafayı yedi herhalde. Ne yapmak gerek bilemiyorum, herifle yarın görüşmem var. Ne yapacağımı bilemiyorum gerçekten. Peki nasıl taciz etmiş a. yaratık" şeklinde cevap yazdığı ifade edildi.
 
Bu mail üzerine sanık Soner Yalçın'ın Kaleli'yi arayarak detaylı bilgi aldığı belirtildi. 26 Ocak 2011 günü yapılan görüşme şöyle: Soner Yalçın: Nedir bu olay olayı anlat bakalım bana.
 
İklim Kaleli: Aman yani ne olursunuz ya, yani neyini anlatayım utanç verici bi durum.
 
S. Yalçın: Ne yapıyor peki eliyle meliyle mi birşey yapıyor yani adi kafayı mı yemiş bu ya? İ. Kaleli: Evet elle ağızla zor attım.
 
S. Yalçın: Keşke Gürsel'e de söylemeseydin.

İ. Kaleli: K. 'yla mı ona mı söyleseydim?

S. Yalçın: Yani şimdi o da başka birine söyleyecek o da başka birine söyleyecek bunlar politikacıları bilirsin gevezedirler.
 
İ. Kaleli: Ama ben bunu öne çıkarmadım işte onu anlatmaya çalışıyorum sana başka bi milletvekili ve daha onlar için önemli olan bi vekil olan kişi başka bir işle ilgili çok gizli bir toplantılarını K. 'nun çok gizli bir toplantısını gece 11 de evime gelip verdi bana. Yani bu iki günlük bi mevzu. Onun üstüne dünde bu patlayınca ben patladım dedim ki yani çocuklarımızı teslim edeceğiz yani bu partiden bir şey bekliyoruz, böyle heriflerle iş görüyorsunuz bilginiz olsun vicdan borcuyla yani geldim. 'İklimcim ha ben ha bu hepsi hikaye' diyor. 'Biz seninle havuza girelim yüzelim' ve benden bugün telefon bekliyor ev numarasını verdi temizmiş rahatlıkla konuşabilirmişiz. Yani ben şu an onu arayıp kayıta bile alabilirim bana bu yaptıklarını. İ. Kaleli: Ondan sonra ertesi gün yani aynı gün ben onu aradım sekreterine şöyle dedim, dedim ki bugün Uğur Mumcu'nun şeyinde birlikteydik benden telefon bekliyor kendisi ben Odatv'den İklim Bayraktar dedim. İ. Kaleli: Diğeri de gecenin 10'unda geliyor içkili evime kadar. Kapımın önüne tabi o K. 'nun en gizli bilgilerini vermeye kalkıyor bana hepsi de yalan dolanmış ama yani adamların en güvendiği adam kuyularını kazıyor.
 
S. Yalçın: Adı ne onun?

İ. Kaleli: Ama o adam yani bana ve aileme zarar verir benim bu, İnce.

Kaleli'nin Yalçın'a gönderdiği mesajda ise "Bilginiz olsun. Siz ve Barış ve Gürsel bey ve eşim dışında kimse bilmiyor bunları başka ve bilmiycek. Bilginize" yazdığı kaydedildi.
 
İddianamede sanıkların bu durum karşısında değerlendirme yaptıkları kaydedildi. Yalçın'ın durum değerlendirmesi yapmak üzere sanık Doğan Yurdakul'la toplantı yapmayı planladığı toplantıya Kaleli'nin de gelmesini istediği aktarıldı.
 
27 Ocak 2011 günü Yalçın, Yurdakul ve Kaleli'nin toplantı yaptığı belirtilen iddianamede, Kaleli'nin bu toplantıdan yaklaşık 10 gün sonra tekrar Baykal ile iletişime geçtiği ve hiçbir şey olmamışcasına görüşmeye devam ettiğinin tespit edildiği belirtildi.
 
Kaleli'nin bu görüşmelerinde ısrarla Baykal ile buluşmak istediğinin anlaşıldığı vurgulanan iddianamede Kaleli ile Baykal arasındaki telefon görüşmeleri de yer aldı. 9 Şubat 2011 günü yapılan görüşme şöyle: İklim Kaleli: Komşu komşu hu sen çok hayırsız çıktın ya…aramıyorsun ölüyorum zatüreden. Deniz Baykal: ya sen de aramıyorsun.
 
İ. Kaleli: Yemin ederim ölüyorum ya kaç gündür yatıyorum şimdi böyle birazcık iyiyim ve eşimde yok seyahatte.
 
D. Baykal: Halbuki sağlıklı olup ta hayatın hakkını vermen için bütün şartlar müsaitmiş.
 
İ. Kaleli: Evet çok her zaman o şartlar hep müsaitte ben hasta olmasam.

21 Şubat 2011 tarihli ikili arasındaki görüşme ise şöyle: İ. Kaleli: Bugün uğrayacam sana yarım saat filan ya görüşelim bu gün. D. Baykal: Yav ev kadın var bilmem ne karmakarışık. Daha uygun bir zamanda yaparız. İ. Kaleli: Tamam o zaman haber ver en kısa zamanda.
 
D. Baykal: Tamam geldiğinde ben şey yaparım ve yahutta sen orası uygun olduğunda haber ver. veya orası uygun olduğunda sen haber ver bakalım. İ. Kaleli: Tamam tamam, ya bu akşam uygun aslında. D. Baykal: Ama işte yani nasıl uygun ... neyse konuşuruz sonra.
 
Savcı iddianamede bu görüşmeleri şu şekilde değerlendirdi: "Şüpheli İklim Ayfer Kaleli'nin mahkeme kararlarıyla tesbiti yapılan ve yukarıda belirtilen telefon görüşmelerinde tacize uğradığını, bu durumdan rahatsız olduğunu belirtmiş ise de; 27. 01. 2011 günü diğer örgüt üyeleri olan Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'la yemekli toplantı yaptıktan sonra CHP eski genel başkanınla yakınlaşmaya çalışan samimi görüşmeler yapmıştır. Bütün bunlardan da anlaşılacağı üzere örgüt üyelerinin kendileri için hayati önem taşıdıklarını değerlendirdikleri Halk TV'nin ele geçirilmesi önünde engel olarak gördükleri CHP eski genel başkanını engelini aşmak için tüm yöntemleri kullanmışlardır. Şüpheli bu amaçla Kemal Kılıçdaroğlu ile örgüt adına temasa geçerek hukuk dışı yollarla parti içi siyasi rakipleri hakkında belge toplamayı teklif etmiştir. Bununla birlikte şüpheli İklim Ayfer Kaleli'nin ısrarla D. B. 'la görüşmek istediği tarihlerde M. S. K. ile yaptığı telefon görüşmeleri de dikkat çekmektedir. Bu görüşmelerine bakıldığında ise İklim Ayfer Kaleli'nin ses kaydı yapabilecek bir cihaz arayışı içerisine girdiği, görüntü veya ses kayıt işlemini cep telefonu veya başka bir cihaz yardımıyla yapmayı planladığı, ancak bunun çok tehlikeli olduğunu vurguladığı görülmektedir. "
 
Kaleli'nin M. S. K. ile görüşmesinde Baykal ile yaptığı görüşmeyi nasıl kayıt altına almayı konuştukları belirtildi. Kaleli'nin Kılıçdaroğlu'ndan randevu almaya çalıştığı anlatılan iddianamede, Kaleli ile Ö. F. E. şeklinde kodlanan ve savcı Ömer Faruk Eminağaoğlu olduğu belirtilen kişiyle konuşması da yer aldı. 21 Şubat 2011 günü yapılan görüşmede: İklim Kaleli: Hani sana biri ile görüşmeye gidiyorum dedim ya. Görüştüm çıktım yanından. 45 dakika konuştuk düşünebiliyor musun ama bütün umutlarım inancım her şeyimi yitirdim çok ciddiyim yani o kadar açık bir konuşmaydı ki o kadar açık konuştum ve yani inanamayacağın kadar da açık konuştu, şaşırdım mesela, buna şaşırdım bir tek hani ama yani yok ya biz dedik olmaz böyle verilmiş artık her şey ya boşa kürek anlıyormusun he ben benim gibi bizim gibi düşünenler boşa kürek sallıyoruz bak, bizde bu yani başbakanlık koltuğunda oturup bu ülkeyi yönetecek kapasite yok bu adamlarda öyle bir görüş yok böyle bir talepte yok gerçekten. Ö. F. E. : Tablo zaten bugünün buraya gelmesinin nedeni bu tablo değil mi?

İ. Kaleli: Yani inanılır gibi değil bak o kadar böyle o kadar kalın bir cümle kuruyorum ki, ki çekinmiyorum bu kalın cümleyi kuruyorum o kadar kalın bir cümle kuruyor ki şöyle ki yani tamam gücü olan yapsın yap ben gereğini yaparım ya Allah Allah hiç yap diye bir şey var mı ya diyorum ki ben sana bu kadar büyük bir balık getirebilirim. O diyor ki tamam sen git kendi şartlarınla yap getir anlıyor musun? Ama yani en büyük balığı getireceğim diyorum ya yardımcı ol yap, en azından hani bunun için ufacıkta olsa bir alet lazım değil mi bir şey lazım o hani onu sağla, veya tamam de destek ol güç ver, ha yok olmaz deme, yada tamam kendin yap getir de ananın a. . Ben yaptıktan sonra Youtube'ye de koyarım ya sana ihtiyacım yok ki Allah Allah. Bak 4 saattir oradayım ya 45 dakika görüşebilmek için 4 saattir onların içinde orada kalede üst kattayım ya yaşadıklarım gördüklerim diyaloglar rehavet var ya hani bögüre bögüre ağlayacağım şimdi. Yani anlıyor musun kapatınca telefonu evime gideceğim ve ağlayacağım. Hani bak bir tane şaka yollu hakkatten şaka yollu bir hani tespit etmiştim ya sana. Hakikatten artık ciddi ciddi bunu düşünmeye başladım belki orada içerde daha faydalı olurum bu ülkeye valla bak. Konuşmamız lazım yani yüz yüze, yarın öbür gün. Çarşamba günü için hazırlık yapmaya devam ediyorum orada bir sorun yok. Tamam yeni gelenleri işte kalan sağlar bizimdir hesabı toplamaya çalışıyorum bunu söylediğimde mesela bunu söylediğim de şu an da konuştuğumuz meseleyi tamam ben de gençlik kollarından bir kaç kişiyi yollayayım oldu cevap. Burnunun dibinde diyorum ne haltlar beceriyor, yok mu senin ekibin adamın bir belden vurma ekibi de sen kur diyorum ya bul bu kadar basit. Yok işte diyor ben de. ya bütün gün üç ilk üç danışmanıyla birlikteydim onların odasındaydım yok öyle bir şey. Kalktığımda net olarak anlattığımda şok içerisine gireceksin yani düşünebildiğinin çok üstünde şeyler görüp duydum yaşadım. Sana bir şey söyleyeyim mi ben bütün bunları da kaydettim yasal değil yaptığım etik değil ama kaydettim.
 
İddianamede, "Tüm bu veriler birlikte değerlendirildiğinde şüpheli İklim Ayfer Kaleli'nin kendisini taciz ettiğini söylemesine rağmen Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul'la yaptığı toplantı sonrası D. B. la hiçbir şey olmamış gibi görüşmeye devam ettiği ve D. B. 'ı zor duruma sokacak görüntü veya ses kaydı elde etmek için faaliyet içerisinde olduğu anlaşılmıştır. " denildi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com