Suç ve ceza!..

Suç ve ceza!..
Başlığa bakarak Dostoyevski’nin ünlü eserinden bahsedeceğimi sanmayın. İki olay ve sonrasını anlatmaya çalışacağım.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM
 
Olay 1 -  Yer: Çanakkale, Tarih: 18 Mart 2004

18 Mart Zaferi'ni Kutlama Töreninde Başbakan konuşmasını yapıp yerine dönerken bir kişi oturduğu yerden kalkmıyor. Başbakan bu olayla ilgili olarak aradan bir hayli zaman geçtikten sonra bakın neler söylüyor: “Bu beyefendi ayağa kalkmıyor. Neyse gereği yapıldı ve bedelini de ödedi. Gideceği yeri de buldu.” Evet, gereği yapılıyor. Bu kişi ilk Yüksek Askeri Şurada emekli ediliyor. Daha sonra dijital delillerle Balyoz davasından yargılanıyor ve 13 yıl hapse mahkûm oluyor. Peki, kimdir bu Başbakan’ın gazabına uğrayan kişi. Bu kişi APO’yu postalayıp ülkeye getiren timin başı, terörle mücadelede üstün başarı kazanıp madalyalarla ödüllendirilmiş Korgeneral Engin ALAN’dır. ALAN tutuklu iken milletvekili seçiliyor ama Meclise giremiyor. Şu anda cezaevinde takdir edilen cezasını çekiyor.

Olay 2 -  Yer: Adana, Tarih: 10 Kasım 2013

Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 75. Yılı için düzenlenen anma törenine giden Adana Valisi Hüseyin Avni COŞ’u 10-15 kişilik bir grup protesto ediyor. İçlerinden biri “Allah belanı versin” diyor. Bunun üzerine vali hışımla arabasından iniyor ve korumalarına “Yakalayın şu GAVAT’ı” diyor. Yakalanan 10 kişi derdest edilip adliyeye sevk ediliyor. 9 ‘una kabahatler kanununa göre ceza veriliyor. Valinin asıl şikâyetçi olup hakkında dava açacağını söylediği kişi hüviyeti belirlendiği halde yakalanamıyor. Vali kendi söylediği sözle ilgili olarak önce “kavas dedim” diyor ama kimse yemediği gibi kendini gülünç duruma da düşürüyor. Sonra söylediğini kabul ediyor. Kimse suçluluğunu kabul etmez bu nedenle valinin sonradan söyledikleri çok önemli değil. Ama Başbakan’ın söyledikleri çok önemli. Kısaca “Söyleneni tasvip etmiyorum ama provokatif eylemlere valilerimizi yedirmeyiz” dedi. Bu yedirmeyiz sözü de moda oldu. Etrafımızda yamyamlar mı çoğaldı. Biri söylese de öğrensek.

Şimdi iki olayı da irdelemeye çalışalım. İlk olayda yasalarımıza göre bir suç ya da kabahat var mı? Hayır yok. En fazla saygısızlık denebilecek yaptırımı olmayan bir davranış var. İkinciye gelince Valinin söylediği söz TCK ya göre 3 aydan 2 yıla kadar hapsi gerektiren bir suçtur. Öte yandan bu söz o yörede bir erkeğe yapılabilecek en ağır hakaret olarak algılanmaktadır.

Şimdi de Başbakan’ın iki olay karşısındaki tepkilerini irdeleyelim. İlk olay için Başbakanda, idealindeki gençliğe uygun bir davranış görüyoruz. Başbakanın dindar olduğu herkesçe biliniyordu. Bu olayda da kindar yönü belgelenmiş oldu. Gazetelerde okudunuz. Meğerse bu valinin daha önce Başbakanın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde yolsuzlukla ilgili bir iddiayı inceleyen müfettiş olarak suçlamaların asılsız olduğuna ilişkin bir rapor verdiği ortaya çıktı. ERDOĞAN iktidara geldikten sonra da adı geçen valinin hakkında yapılan tüm şikâyetlere rağmen hızla yükseldiği görülüyor. Vali hakkında, AKP Adana Milletvekili Ali KÜÇÜKAYDIN şunları söylüyor: “Devlet terörü estiriliyor. Başkası bunun yüzde birini yapsaydı çoktan meslekten ihraç edilirdi. Bingöl’den başlayarak H.A. isimli bir müteahhidi beraberinde taşıyor ve Devlet ihalelerini ona veriyor. Suç onda değil, ONU KORUYANDA(!)” Buradan da öncelikle Başbakanın kendisine yapılan iyiliği asla unutmayan vefalı bir kişi olduğunu öğreniyoruz. Milletvekilinin valiyi korumakla suçladığı kişi bir başkası olmalı ki Başbakan bu konuda bir şey söylemiyor.
 
Bu analiz ve değerlendirmelerden sonra çok çok önemli bir gerçeğin üzerinde duracağım. Suç ve ceza arasında doğrusal bir ilişkinin olması gerekir. Yasalara göre suç sayılmayan saygısızlık cezalandırılırken, yasaların suç saydığı bir eylemin koruma altına alınarak takipsiz bırakılması kişilerin adalete ve bu arada yönetime olan güvenini ortadan kaldırır. Bir toplumda adalete olan güvenin ortadan kalkması kaotik bir ortam yaratır ayrıca kişilerin kendi haklarını kendisinin aramasına yani ihkak-ı hakka yol açar. Bu koşullar da kişiler adına adaleti sağlayacak mafya kuruluşlarının ortaya çıkmasına neden olur. (1)
 
Başbakanın “Valimi yedirtmem” diyerek yasalara göre suç işlediği sabit olan bir kişiyi koruma altına alarak kişiye dokunulmazlık kazandırması yine yasalara göre suçtur. Bu davranış bir yandan da sadece söz konusu valiye değil, sözlerini talimat kabul eden diğer valilere de “Yürüyün koçlarım kim tutar sizi. Arkanızda ben varım” demektir. Önümüzdeki günlerde bu sözlerden vazife çıkaracak başka valiler de göreceğimize inanıyorum, Bu olay Başbakan’ın adalet anlayışı bakımızdan önemli bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. “Fiilin ne olduğu değil, failin kim olduğu önemlidir.
 
Bu arada Sayın Başbakana da haddim olmayarak bir iki söz söylemek istiyorum. “Sayın Başbakan meclisteki temsil gücünüzün size gerektiğinde yasaları hiçe sayma gibi bir yetki verdiği şeklindeki demokrasi anlayışınızı biliyoruz. Bazı kanunların asıl gerekçesinin de dinin emirleri (alkol, başörtüsü) olduğunu sizden duyuyoruz. Günlük bireysel yaşamda ve beşeri ilişkilerde referans olarak kabul ettiğiniz dinimizin küfrü büyük günah saydığını ulemaya sormadan da bildiğinizden en küçük bir şüphe olmadığına göre, bu günahın cezasını mahşere mi bırakmayı düşünüyorsunuz? Eğer geceleri yastığa başınızı koyduğunuzda vicdanınızda en küçük bir ürperti yoksa o zaman söyleyecek bir sözümüz de olamaz. Şu anda bazı kişileri koruma altına alıp onları koruyorsunuz ama bu tip davranışların sizi sevenler nezdinde bile bir güven erozyonuna neden olacağını düşünmüyor musunuz? Unutmayın bir gün gelir bu koruduklarınız sizi korumazlar ya da koruyamazlar.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

(1) Bu ayrımcılık ister istemez ZİYA Paşa’nın ünlü dizelerini akla getiriyor. Aslını ve günümüz Türkçesiyle anlamını hatırlatayım:

“Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efraz/ Birkaç kuruşu mürtekibin cayı kürektir./Afv ile mübeşşir midir eshab-ı meratip/Kanun-i ceza acize mi has demektir?

“Milyonla çalanlar şerefli mevkilerde baş tacı edilir/ Bir kaç kuruşu çalanın cezası kürektir./ Rütbe sahipleri bağışlanma ile mi müjdelenmiştir./ Ceza kanunu sadece acizler için mi vardır?”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com