Suriye Ayaklanması Hakkında Şok İddialar!

Suriye Ayaklanması Hakkında Şok İddialar!
Batı basını Suriye'deki ayaklanmaları çarpıtıyor, olayların başka yönleri de var, 'insani müdahaleye' zemin hazırlanıyor...

Kanada Ottowa Üniversitesi ekonomi profesörü ve "Center for Research on Globalization"'ın(Küreselleşme Üzerine Araştırma Merkezi) yöneticisi olan Michel Chossudovsky "Who is Behind The Protest Movement? Fabricating a Pretext for US-NATO 'Humanitarian Intervention'" adlı 3 Mayıs 2011 tarihli makalesinde,

'ÇARPITMA VAR MÜDAHALEYE ZEMİN HAZIRLANIYOR'
Suriye'deki ayaklanmaları özellikle Batı basınının tek taraflı gördüğünü, ayaklanmalar hakkında insanların bakış açılarını ciddi şekilde değiştirecek önemli ayrıntıların bilinçli şekilde göz ardı edildiğini ve çarpıtıldığını söylüyor ve bununla ilgili örnekler de sıralıyor. Özetle ona göre Suriye'deki ayaklanmalar kışkırtılıyor ve NATO'nun "insani amaçlı müdahalesi"'ne zemin hazırlanıyor.

İddiasını temellendirdiği makaleden alıntılar;

'BATI MEDYASI ÖNEMLİ AYRINTILARI GÖZARDI EDİYOR'
17 Mart'ta Güney Suriye'deki protestoların çıkışında apaçık medya manipülasyonu ve çarpıtmasının olduğuna dair kanıt var.

Batı medyası Suriye'deki olayları Tunus'tan Mısır'a ve Libya'dan Suriye'ye kadar aniden yayılan demokrasi yanlısı Arap protesto hareketinin bir parçası olarak takdim etti.

Medya haberleri, silahsız "demokrasi yanlısı" göstericileri ayırım gözetmeksizin vurmak ve öldürmekten suçlanan Suriye polisi ve askeri güçlerine odaklandı. Bu polisler gerçekten ateş açarken, medya göstericiler arasında hem güvenlik güçlerine hem de protestoculara ateş açan(onları vuran) silahlı adamlara ve keskin nişancılara değinmedi.

'FOTOĞRAFLAR VE GÖRÜNTÜLERDE OLAĞANÜSTÜ ÇARPITMA'
Haberlerde ölü sayıları genellikle asılsız. Çoğu haber " görgü tanıklarına göre" tabirine dayanıyor. El Cezire ve CNN'in yayınladığı fotoğraflar ve videolar ile haber bültenlerinde ele alınan olaylar genelde örtüşmüyor.

Mısır ve Tunus'un aksine, Suriye'de başkan Beşar El Esad'a yönelik ciddi bir halk desteği var. 29 Mart'ta Şam'da düzenlenen Başkan Esad "destekçisi onbinlerce kişinin"(Reuters) katıldığı büyük gösteriye pek değinilmedi. Hükümet yanlısı bazı gösterilere dair fotoğrafları ve görüntüleri Batı medyası, başkan Esad'ın hükümet karşıtı gösteriler ile karşı karşıya olduğuna kamuoyunu ikna etmek için kullanıldı, olağanüstü bir çarpıtma yapıldı.

'DARA'DA SİLAHLI GÖSTERİCİLER VE POLİS ÖLÜMLERİ ES GEÇİLDİ'
Protesto hareketinin " merkez üssü" Dara: Güney Suriye'de küçük bir sınır kasabası.

Silahlı adamların öldürme eylemleri ve kundakçılığa giriştiği organize başkaldırıların varlığı Batı medyası tarafından göz ardı edildi, (söylenenlerin) durumun tam zıttını kanıtlıyor olmasına karşın.

Gösteriler Suriye'nin başkenti Şam'da başlamadı. Başlangıçta, protestolar Suriye'nin başkentindeki (Suriye)vatandaşların kitle hareketleri ile entegre değildi. Gösteriler Şam ya da Halep yerine Dara'da başladı, burası 75bin kişinin yaşadığı küçük bir sınır kasabası,Suriye'nin Ürdün sınırında bulunuyor ve organize politik muhalefetin ve sosyal hareketlerin bulunduğu ana dayanak noktası.

BİR AKTİVİSTE, BİR GÖRGÜ TANIĞINA GÖRE...
Associated Press(AP) Dara'da yaşanan ilk protestoları şu şekilde tanımlıyor( haberde görüşü alınan kişilerin adını vermeden "görgü tanıkları" ya da "aktivistler" diyerek):

Ürdün sınırının yakınlarındaki yaklaşık 300bin kişilik şehir Dara'da şiddet başkan Beşar Esad için büyük bir zorluk olmaya başlıyordu,.... Suriye polisi hükümet karşıtı protestocuların bulunduğu komşu barınma yerinde(Dara) acımasız bir saldırı başlattı. Çarşamba günü, şafak vaktinden önce başlayan bir operasyonda en az 15 kişi vuruldu, diyor bir görgü tanığı.En az altı kişi güney'deki tarım şehri Dara'daki 'Al Omari' camisine yönelik sabahın erken vakitinde gerçekleştirilen saldırıda öldürüldü, protestocular reform ve politik özgürlükler çağrısı yapmak üzere sokaklara dökülmüşken, dedi görgü tanığı.

Dara'daki insanlarla iletişimde olan bir aktivisit alacakaranlıkta Dara'nın Roma döneminden kalma bölgesinde polisin üç kişiyi daha öldürdüğünü söyledi. Aktivist günün ilerleyen saatlerinde altı tane daha ceset bulunduğunu söyledi.

Kayıplar artarken, Inkhil, Jasim, Khirbet Ghazaleh ve Al harrah'daki yakın köylerden insanlar çarşamba akşamı Dara'ya doğru harekete geçmeye çalıştı fakat güvenlik güçleri yaklaştıklarında onlara ateş açtı dedi aktivist. Daha fazla ölü ya da yaralı olup olmadığı şu an netleşmedi. (AP, 23 Mart, 2011)

'AP SAYILARI ABARTIYOR, POLİS ÖLÜMLERİNDE SESSİZ'
AP haberleri sayıları abartıyor: Dara 300bin kişinin yaşadığı bir şehirmiş gibi gösteriliyor oysa gerçekte nüfusu 75bin; "binlerce protestocu toplandı", "kayıplar arttı" deniyor.

Öte yandan AP haberi, batıdaki tabloidlerin manşetlerinde devamlı yer bulan polis ölümleri konusunda sessiz.

Polis ölümleri gerçekte ne olduğunu değerlendirmek için önemli. Polis kaybı olduğunda, polisler ve "göstericiler" arasında, muhalif taraflar arasında karşılıklı ateş açıldığı anlamına gelir.

"Göstericiler" denen kişiler arasında çatılarda, polisi hedef alan keskin nişancıları var.

'İSRAİL VE LÜBNAN HABER BÜLTENLERİ: BAZI GÖSTERİCİLER MASUM DEĞİL'
İsrail ve Lübnan haber bültenleri (ki bunlar polislerin öldüğünü kabul ediyor) 17 -18 Mart tarihlerinde Dara'da ne olduğuna dair net bir resim ortaya koyuyorlar. İsrail Ulusal haber bülteni(Şam lehine bir yargısı olmaktan suçlanamayacak haber bülteni) aynı olayları şu şekilde görüyor:

Geçen Perşembe günü Güney kasabası Dara'da patlak veren devam eden kanlı çarpışmalarda, yedi polis memuru ve en az dört gösterici Suriye'de öldürüldü.

... Cuma günü polis silahlı protestoculara ateş açtı, dördünü öldürdü ve 100 kadarını da yaraladı. Bir görgü tanığında göre, adının açıklanmaması koşuluyla basına konuşan, "hemen gerçek mühümmita sarıldılar - ne göz yaşartıcı bomba ne de başka bir şey." dedi.

.... Alışıldık olmayan bir jest ile hükümet tansiyonu azaltma niyetiyle alı konan öğrencilerin salınmasını önerdi, fakat Pazar günü tekrarlanan şiddet ile yedi polis memuru öldürüldü ve Baas partisi'nin merkezi ve mahkeme ateşe verildi. (Gavriel Queenann, Syria: Yedi polis öldürüldü, Protestolarda binalar ateşe verildi, Israel National News, Arutz Sheva, March 21,2011)

Lübnan haberleri , çok sayıdaki kaynağa atıfta bulunarak, Dara'da yedi polisin öldürüldüğünü kabul ediyor: "güvenlik güçleri ile protestocular arasındaki çatışmalar esnasında" öldürüldüler.... Dara'daki gösteriler esnasında protestocuları savmaya çalışırken öldürüldüler."

Lübnan merkezli 'Ya Libnan', El Cezire'nin de ayrıca protestocuların "Dara'da Baas partisinin merkezini ve mahkeme binasını yaktıklarını" tasdiklediğini bildiriyor.

DARA'NIN ANLATTIKLARI
Daradaki olaylarla ilgili nakledilen bu haberler şunları doğruluyor:

1. Batı Medya'sının iddia ettiği gibi bu bir "barışçıl protesto" değildi. Bazı "göstericiler" ateşli silahlara sahipti ve bunları polise karşı kullanıyorlardı: " polis silahlı protestoculara ateş açarak dördünü vurdu."

2. İlk kayıp sayılarına bakıldığında (Israel News) göstericilerden daha fazla polis öldürüldü: yedi polis öldürüldü buna karşılık olarak da dört gösterici.

Bu önemli bir ayrıntı çünkü ilk başlarda polisin iyi organize olmuş silahlı çete'ye göre sayıca az olduğunu gösteriyor olabilir. Suriye medya kaynaklarına göre, ayrıca çatılarda hem protestoculara hem de polise ateş açan keskin nişancılar vardı.

Olaylarla ilgili nakledilen ilk açıklamalarda açık olan şu ki, pek çok gösterici gösterici değil terörist idi, önceden planlanmış öldürme ve kundaklama eylemlerinin işinde yer alan teröristler idi. İsrail haber başlığı herşeyi özetliyor "Suriye: Yedi polis öldürüldü, protestolarda binalar ateşe verildi."

İDDİA: TASARLANMIŞ BİR SENARYO
18 Mart'ta Dara'da meydana gelen "protesto hareketi" tasarlanmış(sahneye konulmuş) bir olayın bütün çehresini içeriyor. Büyük bir ihtimalle, Mossad ve/veya
Batı istihbarat servisinin İslami teröristlere örtülü desteği var. Hükümet kaynakları radikal salafist grupların(İsrail tarafından desteklenen) rolüne parmak basıyor.

Diğer haberler Suudi Arabistanın, protesto hareketini finanse etmekteki rolüne parmak basıyorlar.

Dara'da 17 -18 mart tarihindeki şiddeli çatışmaları takip eden ilerleyen haftalarda bir yanda polis ve askeri güçler öte yanda protesto hareketine sızan silahlı teröristler ve keskin nişancılar arasında bir mücadele olduğu gözler önüne seriliyor.

SENARYO LİBYA'DAN
Suriye'de sahnelenen protesto hareketi Libya'dakinden örnek alındı. Doğu Libya'daki başkaldırı İngiliz istihbarat servisi M16 ve CIA tarafından desteklenen Libya İslami Mücadele Grubu tarafından bütünleştirildi. Suriye'deki protesto harketinin nihai amacı, medya yalanları ve çarpıtmaları ile Suriye toplumu içinde bölünme yaratmak ve nihai "insani müdahale"yi meşrulaştırmaktır.

İslamistler ve örtük bir şekilde Batılı istihbaratının örtlü desteğiyle bütünleştirilmiş silahlı başkaldırı temelde ne olduğunu anlamak için ana nirengi noktası.

BATI MEDYASI BAŞKALDIRIDA SİLAH KULLANILDIĞINA NİYE DEĞİNMİYOR?
Batı medyasında silahlı başkaldırının varlığına değinilmiyor. Eğer buna değinilse ve analiz edilse, gelişim sürecindeki olaylara yönelik kavrayışımız tamamen farklı olacak.

Bunun yerine bolca askeri güçlerin ve polisin protestocuları acımasızca öldürmesinden bahsediliyor

Acı bir ironi olarak, Batı medyası polis ve askerlerin öldürülmesini kabul ederken silahlı başkaldırının varlığını ret ediyor.

MEDYA ASKER VE POLİS ÖLÜMLERİNİ NASIL AÇIKLIYOR?
Ana soru, medya asker ve polislerin ölümlerini nasıl açıklıyor?

Hiç bir kanıt ortaya konmadan, dayatıcı bir şekilde polis askerleri vuruyor, askerler de polisleri vuruyor diyor 29 Nisan'da El Cezire'nin bir haberi, Dara " kuşatma altında bir şehir" olarak tanımlanıyor.

YABANCI GAZETECİLERE İZİN YOK ÇÜNKÜ...
Yabancı gazetecilerin Suriye'nin içinden haber yapmalarının engelenmesindeki neden, kayıplar da dahil pek çok bilginin tanımlanmayan "tanıkların" söylediklerine dayandırılması.

RUSYA VE ÇİN SURİYE'YE 'İNSANİ MÜDAHALEYİ' ÖNLEDİ
27 Nisan'da Rusya ve Çin açıkça, ABD ve NATO müttefiklerinin Suriye'ye karşı Libya'ya müdahaleyi mümkün kalın 1973 benzeri bir kararı BM'ye önermelerini engelledi, Rusya BM elçisi Alexander Pankin'in Suriye'deki mevcut durum'un uluslararası barış ve güvenlik için "bir tehdit oluşturmadığını" söylemesiyle.

Suriye Rusya'nın Akdeniz ve Arap dünyasındaki son gerçek ortağı ve Rusya'nın yurtdışındaki iki deniz üssünden birine ev sahipliği yapıyor.

AMAÇ SURİYE'NİN İSTİKRARSIZLAŞTIRILMASI
Uzun dönemde ABD dış politika perspektifi "demokratikleştirme" adı altında örtük bir süreç ile ya da askeri araçlar ile, Suriye'de "rejim değişikliği" ve bağımsız bir ulus devlet olarak Suriye'nin istikrarsızlaştırılması.

SURİYE BEŞ YILLIK ASKERİ OPERASYON LİSTESİNDE
Suriye "haydut devletler" listesinde, ABD askeri müdahalesi için hedefte. eski NATO komutanı General Wesley Clark'ın doğruladığı gibi " beş yıllık askeri operasyon planı...... Irak ile başlayarak Suriye, Lübnan, Libya, İran, Somali ve Sudan'ı içeriyor".

BM desteğindeki muhtemel "insani müdahaleyi" meşrulaştırırken, hedef seküler devletin yapılarını zayıflatmak. İnsani müdahaleyi meşrulaştırma, ilk önceleri, Suriye'ye amborgoyu güçlendirme biçiminde ve yabancı finansal kurumlardaki Suriye bankasının varlıklarını dondurma şeklinde olabilir.

MUHTEMEL SAVAŞ TASARLANDI
ABD - NATO askeri müdahalesi yakın gelecekte yüksek ihtimalle mümkün gözükmezken, Suriye yine de Pentagon'un askeri yol haritasında bulunuyor, yani anlayacağınız Suriye'de muhtemel bir savaş Washington ve Tel Aviv tarafından tasarlandı.

SAVAŞ OLURSA DOĞU AKDENİZ'DEN ÇİN'E KADAR UZANAN BÖLGE ALEVLENİR
Eğer gelecek bir tarihte bu savaş gerçekleşirse, gerginliklere yol açacak. İsrail kaçınılmaz olarak işin içine girecek. bütün Ortadoğu, Orta Asya, Doğu Akdeniz'den Çin- Afgan sınırına kadar uzanan bölge alevler içinde kalabilir(ısınabilir).



 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com