"Suriye çukurunda Türkiye!"

"Suriye çukurunda Türkiye!"
Yurt gazetesi köşe yazarı Cüneyt Ülsever, Suriye krizinde Türkiye'ye biçilen rolü köşesine taşıdı...

İşte Cüneyt Ülsever'in bugünkü yazısı

Geçen hafta yazdım. Ahmet Davutoğlu’nun “strAtejik derinlik” konsepti çerçevesinde Türkiye; önce ABD’ye dayılanarak Ortadoğu’nun tek başına “efendiliğine” soyundu. Ancak, merdiven altına çekilince bu sefer süt dökmüş kedi gibi ABD’nin peşi sıra dolanmaya başladı. Dış İşleri altı ay önce ne dedi ise hiç sıkılmadan tersini söylemeye başladı. Uluslararası arenada alay konusu olmaya gözünü/kulağını kapadı.

Davutoğlu önce Esad’ı ABD lehine kafa kola almaya kalktı. Esad yemeyince bu sefer Sunni (Müslüman Kardeşler) ağırlıklı muhalefete yardımcı olmaya niyetlendi. Muhalefetin zaten paramparça olduğu ve Türkiye’nin destek verdiği grupların muhalefet içinde dışlandığı ortaya çıktı.

“Suriye muhalefeti sanıldığı gibi tek parça değil. Türkiye'nin desteği ile kurulan Suriye Ulusal Konseyi'nin (SUK) Suriye sokaklarında bir karşılığı yok.” (Fehmi Taştekin-Radikal-19.03.2012 - Önemli not: Benim özünü alıntıladığım bu yazıyı muhakkak okuyunuz.)
Türkiye bu kez de komşularla birlikte Suriye’ye doğrudan müdahaleyi dillendirdi.
Açık ve seçik Esad Rejimini karşına aldı ve onu yok saymaya başladı.


Aklı sıra Türkiye; Esad’ı devirerek ABD’nin “İran’ı kuşatma ve yalnızlaştırma” politikalarına yardımcı olacağı gibi yerine kendisine biyad edecek Sunni güçleri iktidara getirerek Ortadoğu’da elini güçlendirecekti (neo/yeni -Osmanlı). Ama, yalaka basın Seul görüşmelerinde Obama ile Erdoğan’ın ne kadar “el ense vur tokat” olduğunu yazarsa yazsın, ABD Suriye’ye askeri müdahaleyi göze alamıyor. Bu konuda habire “Suriye’yi komşuları hal’letsin”, deyip duruyor.
Öte yanda, Çin, Rusya ve İran Esad’dan desteğini çekmiyor.


Temsilci sıfatı ile Kofi Annan Suriye’de Esad rejimi ile muhalefeti eşit gören bir kararı BMGK’den oy birliği ile çıkarttı.
Bütün bunlar Türkiye’nin “Esad’sız Suriye hayallerine” vurulan açık darbeler oldu.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi şimdi de “Esad’a karşı beraber hareket edeceğimiz komşular” (Arap Birliği) da su koymaya başladı.Zeynep Gürcanlı’nın bildirdiğine göre:


“Türkiye, başından beri Arap Birliği ile uyumlu politikalar çerçevesinde Beşar Esad yönetiminin sona ermesi yolunda söylemini sertleştiriyordu. Ankara’nın söylemi, en sert noktaya geldi ki, Arap tarafında politika değişikliği izleri yaşanmaya başlandı...Ankara’ya en büyük darbe, Arap Birliği’nden geldi. Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi , Arap Birliği’nin Beşar Esad’ın ‘çekilmesini istemeyeceğini’ resmen açıkladı.” (hürriyet.com.tr-26.03.2012)

Türkiye bir taraftan Libya’da destek verdiği muhalefetten dayak yiyor. “Muhalefet” adı altında Türkiye’ye pabucunu ters giydiren “Libyalı serseriler” Libya’da konakladıkları otelde kendilerine fatura kesen Türk otelciyi rehin alıyor, Libya sokaklarında Türkleri tartaklıyor, Antalya’da kaldıkları otellerde olay çıkarıyorlar.

Öbür tarafta; Türkiye Esad rejimini yıkmaya ahd ediyor, ama ne “stratejik müttefiki” ABD’den yüz bulabiliyor, ne de Suriye’nin komşu ülkelerinin oluşturduğu Arap Birliği’ni yanına çekebiliyor.

Üstelik, İran, Çin ve Rusya da karşısında!

Müttefik ABD’nin ise katiyen bir Suriye politikası yok. Sadece, Davutoğlu’nun rüyalarını süsleyen, Türkiye’nin Ortadoğu’da ağabey sıfatı ile Araplara sözünün geçmesini ve “komşuların” hep birlikte Esad’ı hal’letmesini bekliyor.

Ancak, Arap Birliği de Türkiye’nin Suriye’de oynamak istediği katakuliyi çözmüş durumda. Başlarına yeni bir efendi istemiyorlar. Petrol tedarikçimiz Rusya ve İran da bizi mercek altına almış durumda. Füze Kalkanı’na kucak açılması, Esad rejiminin yıkılmasına açık taraf olunması bu iki ülkeyi zaten Türkiye’ye karşı diş biletir hale getirdi. Dünyanın müstakbel emperyal devleti Çin de 20-25 yıllık petrol tedarikini garanti altına alabilmek için İran’la koyun koyuna.

Türkiye ise, nasıl olsa “benim Davutoğlu’na baktırılmış fallarım var” diyerek Suriye çukurunda debelenip duruyor.

Herhalde; eski-Osmanlılar mezarlarında “bizi yedi düvele rezil ediyorsunuz!” diyerek yeni-Osmanlılara sövüp duruyorlardır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
  • Zaman kara manşetle çıktı!15 Aralık 2014 Pazartesi 10:38
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com