Suriye'de "olağanüstü bir kaos" yaşanıyor

Suriye'de "olağanüstü bir kaos" yaşanıyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yakın ve ciddi bir tehlike olarak parçalanma ve bölünme, şu anda egemen güçlerin sofrasında bekliyor. Egemen güçler Ortadoğu'da "biz haritaları yeniden belirleyeceğiz' diyorlar, "sınırları yeniden çizeceğiz' diyorlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Yakın ve ciddi bir tehlike olarak parçalanma ve bölünme, şu anda egemen güçlerin sofrasında bekliyor. Egemen güçler Ortadoğu'da "biz haritaları yeniden belirleyeceğiz' diyorlar, "sınırları yeniden çizeceğiz' diyorlar ve bunu çok rahat söylüyorlar" dedi.

Kılıçdaroğlu, Çankaya Belediyesi'nin Ahlatlıbel tesislerinde Ortadoğulu bazı basın kuruluşlarının Ankara'daki temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. CHP olarak bütün ülkelerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, bağımsızlığına saygı duyduklarını belirten Kılıçdaroğlu, bir ülkenin kaderini kendi halkının belirlemesi, diğer ülkelerin de buna saygı göstermesi gerektiğini ifade etti. Arap dünyasına demokrasinin, özgürlüklerin geleceği ümidiyle Arap Baharı diye bir sürecin başladığını ancak bu beklentilerin gerçekleşmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Dışarıdan hiçbir şekilde bir başka ülkeye müdahaleyi kabul etmiyoruz, dışarıdan müdahale o ülkenin haklarına yapılmış olarak bir hakaret olarak görüyoruz. Dışarıdan müdahale bu ülkelerde hep gözyaşı ve kan olarak halka geri dönmüştür. Bedelini halk ödemiştir, demokrasi diye gelenler maalesef sonunda geldikleri ülkenin halkına ağır bedeller ödetmişlerdir" diye konuştu.

"PARÇALANMA VE BÖLÜNME EGEMEN GÜÇLERİN SOFRASINDA BEKLİYOR"

Dışarıdan müdahalenin getirdiği bir başka olayın ise "parçalanma ve bölünme" olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Yakın ve ciddi bir tehlike olarak parçalanma ve bölünme şu anda egemen güçlerin sofrasında bekliyor. Egemen güçler Ortadoğu'da "biz haritaları yeniden belirleyeceğiz' diyorlar, "sınırları yeniden çizeceğiz' diyorlar ve bunu çok rahat söylüyorlar. O ülkelere "demokrasi, özgürlük getireceğiz, insan hakları getireceğiz' diyorlar ama düşündükleri tek şey var, enerji kaynakları. Buradaki halkları düşünen yok. Biz ise sosyal demokrat bir parti olarak halkları düşünüyoruz, insanların özgürlüğünü düşünüyoruz, insan haklarına yönelik daha ciddi çabaların harcanması gerektiğini düşünüyoruz. O açıdan dışarıdan yapılacak bir müdahalenin kabul edilemez bir müdahale olduğunu hemen hemen her yerde açık yüreklilikle dile getiriyoruz."

"İKTİDAR MÜDAHALEDEN YANA BİR DİL KULLANIYOR"

Suriye olayının da ciddi bir sorun olarak ortada durduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Komşularımızın hiçbirisinde çatışma olmasını istemeyiz. Komşularımızın hiçbirisiyle aramızda sorun olmasını istemeyiz. Bu coğrafyada birbirinin değerlerine saygılı, haklarına saygılı bir anlayış içinde dostça yaşamak istiyoruz. Bu bizim temel felsefemiz" dedi.

Bu açıdan iktidarın Ortadoğu politikaları ile ciddi bir uyumsuzlukları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Onlar müdahaleden yanalar veya öyle bir dil kullanıyorlar, biz müdahaleden yana değiliz. Biz kendi bağımsız dış politikamızı oluşturmak, ülkelerle ilişkilerde karşılıklı çıkarları gözeterek, belli bir denge içinde, dostluk zemininde bir araya gelmek, kültürel ve ticari ilişikleri geliştirmek istiyoruz" dedi.

"ORTADOĞU'NUN BATIDAN DEMOKRASİ DERSLERİ ALMAYA İHTİYACI YOK"

Ortadoğu'nun yöneticilerinin de zaman zaman batının egemen güçlerinin bir anlamda sözcülüğü yaptığını, iç çatışmalara zemin hazırladığını belirten Kılıçdaroğlu, "Aydınlanan bir Ortadoğu eminim tüm dünyaya yön verebilir, güçlü enerji kaynakları var. Aydınlanan kendi özgür iradesini bağımsız ortaya koyabilen, özgürlüğü, demokrasiyi getiren bir Ortadoğu bütün dünyaya ders verebilir. Ortadoğu halklarının batıdan demokrasi dersleri almaya ihtiyacı yoktur. Ortadoğu haklarının zaten çok zengin bir kültürleri ve görkemli tarihleri var" diye konuştu.

"SURİYE'YE DIŞARDAN MÜDAHALEYİ KABUL ETMİYORUZ"

Suriye için de dışarıdan müdahaleyi kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Suriye'deki olay gerçekten ciddi noktalara gidiyor. Yakın bir tehlike olarak bizim de önümüzde. Biz de büyük bir kaygıyla, bazen dehşetle izliyoruz olayları" ifadelerini kullandı. Eğer bir ülkede iç karışıklık varsa ve bu eğer uluslar arası bir müdahale ile sonlandırılacaksa bunun BM Güvenlik Konseyi, yani uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde çözülmesinden yana olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, Cenevre'de tarafların bir araya geldiği sürece herkesin katkı vermesi gerektiğini savunarak, "Birinci önceliğimiz Suriye'de kanın durması, şiddetin durması. Eğer bir sorun çözülecekse, bunun görüşmeler yoluyla çözülmesinden yanayız" dedi.

"OLAĞANÜSTÜ BİR KAOS DÖNEMİ YAŞIYORUZ"

CHP Lideri, konuşmasının ardından Ortadoğulu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin "AKP Suriye politikasında nerede yanlış yaptı?" sorusu üzerine "Hükümet nerede doğru yaptı ki" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, Hükümetin Suriye politikalarına karşı ağır ve sert eleştirilerde bulunduklarını ve bugün gelinen noktada bu eleştirilerde haklı olduklarının ortaya çıktığını ifade ederek, "Olağanüstü bir kaos dönemi yaşıyoruz. Sorundan nasıl çıkılacağını neredeyse kimse bilmiyor. O zaman sormak gerekiyor, sorunu çözmek için devreye girenler, "müdahale edin' diyenler bu kadar karmaşık bir sorun yarattıkları için acaba kendilerini sorguluyorlar mı? O nedenle Türkiye Cumhuriyeti'nin Suriye bağlamındaki dış politikası bizim Cumhuriyet tarihimizin en kırılgan, ne negatif dış politikalarından birisi olarak ortaya çıkmıştır" dedi.

"OLAY ESAD OLAYI, SURİYE OLAYI DEĞİL, YENİ BİR HARİTA ÇİZMEK İÇİN ATILAN ADIMLARDIR"

Suriye'deki olayların iyi izlenmesi ve sonuçlarının çok değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Dış politika hata kabul etmez. Dış politikada yapacağınız bir hatanın izleri çok derin olur ve bu yanlış izlerin temizlenmesi de büyük bedeller ödenmesine yol açabilir. Geldiğimiz nokta budur. Suriye'deki olay eğer bir parçalanmaya yol açarsa, bir mezhep çatışmasına yol açarsa bu sadece Suriye'nin olayı olmaktan çıkar, bölgenin olayı haline dönüşebilir. O açıdan Türkiye dahil tüm aktörlerin bu konuda atacakları adımı ve sonrasını çok iyi düşünmek zorundadırlar. Bana bir Sayın Büyükelçi geldi, Esad'ın gitmesi gerektiğini söylüyor. Kendisine şu soruyu sordum; "Esad gittikten sonra ne olacak?' Verdiği yanıt, "biz de bilmiyoruz'. O zaman şunu sormamız lazım, olay Esad olayı, Suriye olayı değil başka bir olaydır. Olay Ortadoğu'da yeni bir harita çizmek için atılan adımlardır. O açıdan Kürtlerin bölgedeki yeniden yapılanmaları ya da düşündükleri hedefleri gerçekleştirmeleri Ortadoğu coğrafyasında ciddi sorunlara yol açabilir. Biz CHP olarak Ortadoğu'da sınırların değişmesini istemiyoruz. Sınır değişikliği ya da buna yol açacak girişimler içeriden ve ya dışarıdan kanlı sonuçları doğurur ve insanlığa ağır bedeller ödetir" diye konuştu.

"KAYBEDENLER BİZLERİZ"

Kılıçdaroğlu, Suriye'deki olayları sağlıklı değerlendirmek için, "Bütün bu olaylardan kim karlı çıkıyor?' sorusunun sorulması gerektiğini belirterek, olaylardan Türkiye'nin, Suriye'nin, Irak'ın karlı çıkmadığını ifade etti. CHP Lideri, "Kim karlı çıkıyorsa, demek ki sistem o tarafların çıkarına hizmet ediyor. Benim kanaatimce, bütün bu olaylardan İsrail, Kuzey Irak ve batının egemen güçlerinin karlı çıkmıştır. Kaybedenler bizleriz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Suriye'deki olaylardan Türkiye'nin nasıl etkileneceği yönündeki soru üzerine de, "Türkiye'nin etkilenmemesi mümkün değil. Orada şiddet biterse ve barış sağlanırsa Türkiye bundan karlı çıkacaktır. Ama mezhep savaşları devam eder, çatışmalar şiddetlenir ve kan akmaya devam ederse Türkiye bundan olumsuz etkilenecektir. Eğer Suriye parçalanma sürecine girerse o zaman Türkiye'nin etkilenmesi çok daha büyük olacaktır" yanıtını verdi.

"IRAK'TA BAĞIMSIZ BİR DEVLET OLMASINI KABUL ETMEYİZ"

Kılıçdaroğlu, Irak'ın kuzeyinde bir Kürt devletinin kurulması durumunda Kerkük ile Irak'taki Türkmen bölgelerinin Kürt bölgesine ilhak edilmesi konusunda CHP'nin tutumunun ne olduğunun sorulması üzerine ise, "Karşıyız. Kerkük Türklerin, Türkmenlerin yerleştiği bir alandır. Tarihsel süreç de bunu göstermektedir. Oraya yeni nüfusların göç ettirilip yapıyı değiştirerek referandumla Kürt bölgesine dahil edilmesi doğru bir uygulama olmaz" dedi.

Irak'ın toprak bütünlüğü içinde, oradaki halkların bir arada barış içinde yaşamalarını istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Irak'a demokrasi için, toprak bütünlüğü için, özgürlük için geldiler ama Irak bugün üçe bölünmüş durumda. Irak tek başına "biz Iraklıyız' diyen kitleler yerine, "biz Arapız, Sünniyiz, Kürtüz ve ya Türkmeniz' diyen bir kitleyi oluşturdu ve bu da bölünmeyi hızlandırdı. Biz CHP olarak Irak'ın toprak bütünlüğüne saygılıyız ve öyle olmasını isteriz, bağımsız bir devletin olmasını kabul etmeyiz" diye konuştu. (ANKA)
(GO/ORH)

Ankara

Kaynak: anka

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com