Taha Akyol'a Açık Mektup

Taha Akyol'a Açık Mektup
Hürriyet Gazetesindeki "AKP ve CHP” başlıklı (5 Nisan 2013) köşe yazınızda CHP'nin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Meclis, Araştırma Komisyonu kurulmasına karşı çıkmasını doğru bulmayıp Anayasa’nın 98. Maddesini hatırlatarak "Meclis araştırması,

Evrensel Erdoğan | evrenselerdogan@sansursuzhaber.com

Sayın Taha AKYOL,
Hürriyet Gazetesindeki "AKP ve CHP” başlıklı (5 Nisan 2013) köşe yazınızda CHP'nin  Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Meclis, Araştırma  Komisyonu kurulmasına karşı çıkmasını doğru bulmayıp  Anayasa’nın 98. Maddesini hatırlatarak "Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir." diyor ve bu nedenle de kurulacak komisyonun yasal olduğunu savunuyorsunuz.

Sizin hukuki bilginize saygı duyuyorum ama sanırım bu defa konuya hukukçu kimliğinizle değil, Hükumetin benimsediği gibi salt belli bir amaca ulaşmayı  esas almak kısaca “Ne olursa olsun yeter ki terör dursun”  diyeceğimiz bir  açıdan bakıyorsunuz. Esasen .akil adamlardan da bu istenmiyor mu?

Çok iyi bildiğiniz gibi demokrasilerde  araçlar en az amaçlar kadar önemlidir. Demokrasinin değil İleri Demokrasinin  var olduğunun iddia edildiği bir ülkede HUKUK  devletin teröristlerin başı ile pazarlık yapmasına  asla imkan vermez.   Böyle olunca da yapılan işlerin yasal dayanağının olmamasının  amaca ulaşılmasını bir noktada tıkayabileceğini söyleyen kişilere  “ Demek ki sen akan kanın  ve anaların gözyaşının durmasını istemiyorsun.O zaman vatan hainisin ” denilmesindeki mantığı   anlamak mümkün değildir. (1)
    
Şu anda gündemdeki en önemli konu Türk Ceza   Terörle Mücadele Kanunlarına   göre suç işlemiş insanların gümrük ve pasaport kontrolu yapılmaksızın ellerini kollarını sallaya sallaya ülkeyi nasıl terk edecekleridir.. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki bu konuda örgüt lideri ile aslında devlet memuru olduğu halde Başbakanın koruması altında Hukumeti  temsilen  görüşmelere katılan MİT Müsteşarı arasında imzalandığını kabul etmek zorunda bulunduğumuz bir mutabakat metnini   geçerlilik kazanması için Anayasa’nın 90. maddesi  gereği  uluslararası bir anlaşma gibi  parlamentodan geçiremezsiniz. BDP ‘nin bu konudaki garanti bahanesiyle istediği  meclis kararı sadece  terör örgütüne meşruiyet kazandırma  amacını gütmektedir.

Esasen bu konuda daha önce Meclis Başkanı ÇİÇEK sorulan bir soru üzerine aynen “ Bu konunun muhatabı hükumettir. Meclisi ilgilendiren bir yönü yoktur. “ demişti. Başbakan her defasında “ Asla geri adım atılmayacaktır. Taviz verilmeyecektir .”   dese de  şimdi APO ‘nun ta başından beri istediği Meclis Komisyonu kurulması  yolundaki talebinin  son İmralı seyahatinden sonra  hayata geçirilmesi  geri adım atıldığının  ve böyle bir  tavizin verildiğinin kesin kanıtıdır. Şimdi ben Başkan ÇİÇEK ‘in   nasıl bir gerekçe ile  180 derecelik bir dönüş yapacağını doğrusu çok merak ediyorum.  

Sayın AKYOL ,
Anayasa’nın 98. Maddesindeki “.. incelemeden  ibarettir. “   hükmünü  müeyyide içermeyen basit bir gözlem olarak gösterme gayreti içindesiniz.. Şimdi sizin hukukçu kimliğinize sesleniyorum.

·  Güvenlik güçlerine ülkeye terk edecek teröristlere bu süreç boyunca yardımcı olunması ya da en azından görmezlikten gelinmesi şeklinde yazılı ya da sözlü bir emir verilemez. Zira böyle bir emir bizzatihi suç olduğu gibi  yasal olmayan bir emre  uymak da suçtur.
·  Kurulacak komisyonun görevi ülkeyi kaç teröristin ve nasıl  terk ettikleri hakkında bilgi toplamaktır. Zira bu sürecin ilk adımı  ve en önemli konusu budur.Komisyon üyeleri sınırlarda nöbet tutamayacağına göre  bu bilgileri zorunlu olarak hudutlarımızı korumakla görevli güvenlik birimlerinden alacaktır.
·  Varsayalım ki kendilerine örneğin "1 Mayıs 2013  ile  15.Mayıs 2013 tarihleri arasında Şırnak Uludere mevkiindeki sınırımızdan  250  terörist silahsız olarak  Kuzey Irak’a geçmiştir. Herhangi bir vukuat yoktur."  şeklinde bir bilgi ulaşsa komisyon da bu durumu herhangi bir yorum getirmeden  bir raporla  Meclis Başkanlığına  sunsa  bu  rapor yasaların ihlal edildiğini kanıtlayan bir belge olur ki  Meclis Başkanının bir savcının takipsizlik kararı vermesine benzer bir şekilde belgeyi sümen altı etmesi de   mümkün  olamayacağına göre  Başkanın derhal  suçluların yurt dışına çıkışlarına göz yumanlar için suç duyurusunda bulunması gerekir  aksi halde kendisi görevini kötüye kullanma  suçu işlemiş olur.


Sayın AKYOL ,
Takdir edersiniz ki  bir soruşturma  herhangi bir olayda  akla  gelen  bazı şüphe ve  endişelerin giderilmesi için yapılır. Yasaların ihlal edileceği önceden kesin olarak belli olduğu  bir olay için olayın vukundan önce  “ Acaba  yasalar nasıl ihlal edilecek ? “  diye bir komisyon kurulması eşyanın tabiatına aykırı olduğu gibi  Meclisin de  işleneceği kesin olan  bir suçu  seyirci gibi izlemek görevi de olmadığından Anayasaya aykırıdır.

Bu arada Başbakan ısrarla “ Silahları bırakarak çıkacaklar. . “  koşulunu ileri sürerken ,Kandil’den silahların bırakılmayacağına ilişkin haberler gelmektedir.Başbakan ”Asla  geri adım atılmayacaktır  ve  taviz verilmeyecektir.”   dediğine  göre “Teröristlerin ellerinde silahları ile çıkışlarına müsaade edilmeyeceği gibi .” Biz silahları gömdük “   diyerek silahsız çıkış yapmak isteyenlere de müsaade edilmeyecektir.. Devletin tüm işlemleri kayda tabidir. Bir şüphe üzerine yapılan bir üst arama sonrasında bile  bulunan kuru sıkı  bir tabanca ya da boş mermi kovanları bile ilgililerce kayıt altına alınırken, milyarlarca dolar değer biçilen silahların da   terk edilmesi durumunda ,kesin bir envanterin çıkarılması gerekir aksi halde bu silahlar ganimet gibi paylaşılmaya kalkılırsa suç işlenmesi bir yana  ileride  hiç beklenmedik olaylar ,için  zemin hazırlanmasına peşinen bir imkan tanınmış olur...

Sayın AKYOL ,
Bu ülkenin bölünmesini isteyenler  ile silah tüccarları dışında, ortak bir kaderi paylaşan ve bu topraklar üzerinde  huzur içinde yaşamak isteyen  herkes akan kanın  ve anaların gözyaşlarının durmasını mutlaka ister. Ama devlet bu işi kesinlikle  hukuki  zeminler üzerinde demokratik rejimin gereği  açık olarak yürütmeli ve halktan saklanan  gizli bir ajandası olmamalıdır.

Esasen Başbakan da 3 gün önceki konuşmasında aynen  “ Hükumet  olarak milletin onaylamayacağı hiçbir adımı atmayacağız” demedi mi ?

Saygılarımla.
Evrensel ERDOĞAN
 

(1)Terörü sona erdirmek için izlenecek yolu doğru bulmayanların Başbakan tarafından  hemen  “ hain “  diye suçlanması bana bir Temel fıkrasını hatırlattı .  Çok bilindiği için uzun uzun anlatmayacağım. Düz mantığın ne olduğunu merak eden Temel’e bir arkadaşı “ Bak anlatayım . Senin evde akvaryum  var mı ? “ diye sorar. Temel de “ Vardur da .”  cevabını verince adam arka arkaya “O zaman sen hayvanları seviyorsun .. Hayvanları sevdiğine  göre insanları da seviyorsun. İnsanları sevdiğine göre kadınları da seviyorsun “  deyince Temel hepsine “He.. Severum da .”  deyince adam “ Bak sen o zaman homoseksüel değilsin .”  der...Bunu öğrenen Temel yolda  Dursun’a  rastlar ve ona “ Uşağum sende akvaryum var midur ? “ diye sorar. Dursun da “ Yok ne olacak ? “ deyince Temel hemen “ O zaman uşağum sen homoseksüelsin .”   der. Şüphesiz bu fıkra homoseksüel kelimesinin halk arasında bilinen ve maçlarda  hakemler için kullanılan  tabiriyle anlatılınca daha güzel olmaktadır.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com