Tarihi, tarihi konakta konuştuk!..

Tarihi, tarihi konakta konuştuk!..
Kütahya Güzel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kütahya Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı Nihat Delen ile 'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu' öncesi yaptığımız özel röportajda Delen, Hisarlı Ahmet'in Türkiye'ye mal olmuş bir değer olduğunu

Kütahya Güzel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kütahya Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı Nihat Delen ile 'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu' öncesi yaptığımız özel röportajda Delen, Hisarlı Ahmet'in Türkiye'ye mal olmuş bir değer olduğunu ve bu değerin gelecek nesillerede örnek teşkil etmesi için bu tür organizasyonların bilgi verici ve yol gösterici olacağına inandığını ifade etti.
Kütahya Güzel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kütahya Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı Nihat Delen ile 'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu' öncesi yaptığımız özel röportajda Delen, Hisarlı Ahmet'in Türkiye'ye mal olmuş bir değer olduğunu ve bu değerin gelecek nesillerede örnek teşkil etmesi için bu tür organizasyonların bilgi verici ve yol gösterici olacağına inandığını ifade etti. 'ALOPAŞALI ŞEKER KONAĞI'NDA HİSARLI AHMET'İ KONUŞTUK'
Alopaşalı Şeker Konağı'nda; Kütahya Güzel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Akil Gür, Kütahya Güzel Sanatlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kütahya Ticaret Sanayi Odası Meclis Başkanı Nihat Delen ve Alopaşalı Şeker Konağı'nın çini ustası İbrahim Kocaoğlu ile Hisarlı Ahmet'in hayatı, türküleri başarıları ve örnek kişiliği üzerine yaptığımız özel röportajda Hisarlı Ahmet'i Nihat Delen anlattı.

'SEMPOZYUMU'NDA ÇOK YÖNLÜ KONULAR İŞLENİLECEK'
'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu'nda Değişen Toplumda Kültürlenme ve Kültürleşme konusunu işleyeceklerini belireten Delen, 20'nci yüzyılın en belirgin özelliğinin 3'üncü Milenyumda karşılaşılan durumların habercisi olduğunu, geçmişin ve geleceğin teknolojik yenilikleri, ekonomideki yeni anlayış ve estetik değerlerin değişimi, toplumun değişimiyle birlikte kendini gösterdiğini söyledi.

'KÜLTÜR DEĞİŞİMİ
DOĞRU ALGILANMALI'
Bu değişim tüm disiplinlerin üzerinde durması gereken bir olgu olduğunu kaydeden Delen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Yeni yüzyılın müzikteki seslendirme, üretim, dinleme gibi farklılıkları ise müzikolojinin uzak durmaması gereken alanlar. Değişen topluma farklı bir gözle bakılmalı, kültür değişimi doğru algılanmalı. Walkman'la başlayan ve Discman'la süren müziğin taşınabilirliği bilgisayarlarla birlikte taşınabilir bireysel diskotekler yarattı. Yeni müzik türlerinin kendini göstermesi ise kaçınılmazdı. Müzikteki beğenimiz ve değer verdiğimiz türlerde içinde yaşadığımız toplum belirleyicidir. İyi müzik-kötü müzik ikilemindeki sorun ise; dinleyicinin sosyokültürel deneyiminin gözden kaçırılmasıdır. Müzikteki çeşitlilik ise farklı değişkenlere bağlıdır ve insanların kendi kültürel pratiklerinde kendini gösterir. Yaşam boyu sahip olunan değerler bütünü (kültürlenme) ve etkileşim sonucu ortaya çıkan unsurlar (kültürleşme) artık iç içe yürümek zorundadır. 'Değişen Toplumda Kültürlenme ve Kültürleşme' ana temasında yapılması planlanan sempozyumun interdisipliner bir perspektifle ele alınması ve müziğin edebiyat, psikoloji, sosyoloji, antropoloji ve pedagoji gibi disiplinlerden yararlanıldığı bildirilerin sempozyumda sunulmasını bekliyoruz.' şeklinde açıklamalarda bulundu.
'SEMPOZYUMU 11 BAŞLIK ALTINDA İŞLEYECEĞİZ'
'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu'nda Değişen Toplumda Kültürlenme ve Kültürleşme konusu altında; Değişen Toplum ve Müzik, Müzik Geleneklerine Bakış, Müzikte Yerel ve Küresel Dinamikler, Yerel Müziklerdeki Değişim, Müzikte Kimlik, Müzik Beğenisinde Kültürel Etkenler, Kültürleşmenin Getirdiği Müzik Değişimi, Müzik Pratiğinde “Scene” ve Alt Kültürler, Değişim ve Müzik Endüstrisi, Kültürlenme ve Kültürleşme Kuramları Işığında Popüler Müzikler gibi konuların işleneceğini açıklayan Delen, batı müziğinden Anadolu müziğine kadar birçok değeri 'II. Ulusal Hisarlı Ahmet Sempozyumu'nda bir araya getirmek için çalıştıklarını belirtti.

'HİSARLI AHMET YUKARI
HİSAR'DA DÜNYAYA GELDİ'
Hisarlı Ahmet'tin 1908'de Kale Bala denilen Kütahya ilinin çekirdeğini oluşturan Yukarı Hisar' da dünyaya geldiğini, Ayşe hanım ile yemenici Musa Bey'in ikinci çocuğu olduğunu, çocukluğunu ve gençliğini babasının yanında geçirdiğini anımsatan Delen, Hisarlı'nın mesleğinde ilerlemek için çok zorluklarla uğraştığını da ifade etti.

'GEZEKLER'DE ÜÇ TELLİ BAĞLAMA İLE TANINDI'
Delikanlılık döneminde; gençlerin evlerde toplanarak eğlendikleri ve sohbet ettikleri Gezek'lerde üç telli bağlama ile tanıştığını, müzik gibi uğraşların gençleri haylazlığa iteceği düşünülen o devirde babasından saklı üç kile buğdaya bir bağlama edindiğini hatırlatan Delen, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'Babası bunu görmüş kırmış, Hisarlı Ahmet yine bunu almış, yine kırılmış ama böyle devam ederken de Hisarlı Ahmet bağlamayı öğrenmiş. Örf ve adetlerin yaşatıldığı, görgü kurallarının ve birlikte yaşamanın pekiştirildiği Gezekler'de müzik oyun başladığında sohbet bırakılır, yeme içme durur, derlenip toparlanılır ve sessizce dinlenilir, seyredilirdi. kurallara uymayanlara da hoş cezalar verilirdi. Zengince olana bedensel ceza verilir, uzak bir pınardan su getirmesi istenir. Yoksul gence de mesela bir tepsi baklava alma cezası verilirdi. Askerlik çağına geldiğinde koltuk altına aldığı bağlaması ile kıtaya teslim olan Hisarlı, topçu askeri olmuş. Burada klarnet çalmayı ve okuma yazmayı öğrenmiş.'

'1942'DE ANKARA
RADYOSUNA GİTMİŞ'
Muzaffer Sarısözen 'in daveti üzerine 1942'de ekip olarak Ankara radyosuna Hisarlı Ahmet'tin sazı ve sesindeki farklı üslup ve tavır üzerine radyoda kalmasının teklif edildiğini ve 'Fincanın dibi noktalı ile Pembeli' türküleri derlediğini belirten, Delen; 'Ailevi radyoda kalmayan babamın kahvehanesi Aşık Veysel, Aşık Davut Sulari gibi gezginci ozanların ve radyo sanatçılarının uğrak yeri olmuş. Bir konser için gelen Nida Tüfekçi, Yücel Paşmakçı ondaki değişik saz tavrı ve okuyuştaki kendine has hançereyi fark etmişler. Benim yüksek öğrenim için İstanbul'da olmam ve halk müziği camiasında çalışmamın da hisarlı'daki tüm yöre türkülerin TRT repertuarına kazandırılmasında katkısı olmuş, türküler hemen hayata geçirilmiştir.Halk destanlarını ezbere bilir, türkülerin kaybolması ve yozlaşması endişesiyle bunları bir kitapta toplama arzusunu da ne yazık ki sağlığında yerine getiremedi. Bu arzusunu oğlu Mustafa Hisarlı ve torunu İsmail Pektaş 1995 yılında 'Hisarlı Ahmet yorumu ile Kütahya Türküleri' adlı yayımlamayı başarmışlar. Hisarlı Ahmet 4 Ocak 1984'de hakkın rahmetine kavuşmuş' dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com