Tarihin ve Kültürün İzinde Kütahya

Tarihin ve Kültürün İzinde Kütahya
İlk duygularımız, Kütahya’nın Kapadokya’sı olarak düşündüğümüz alanın bizi oldukça etkilediği yönünde. Ancak alanı gezdikçe antik kentin bakımsızlığı ve ilgisizliği bir süre sonra içimizdeki heyecanı, buruk bir hüzne dönüştürüyor.
Yaşadığımız, büyüdüğümüz, gelişimine yıllarca tanıklık ettiğimiz Ezoplar’ın ve pirimiz seyyah Evliya Çelebi’nin memleketi olan kentimizi bir gezgin gözüyle görmek, ülkemizde ve evrensel dünyada çok da bilinmeyen tarihi, kültürel değerlerini ve gizemlerini ortaya çıkartmak için tekrar yollardayız.
 
Kütahya’nın tarihsel geçmişinin izlerini bulmak ve bu topraklardaki ilk yerleşim birimlerini kuran Frig halkının yerleşim alanlarından bize kalan, antik vadi Frig’e doğru yola koyuluyoruz. Çok kesin olmamakla birlikte tarihsel veriler, M.Ö 1200’de Hitit imparatorluğu döneminde Frigler’in Balkanlardan Anadolu’ya geldiğini bildirmekte. İlk yerleşim alanları olarak Trakya ve Marmara bölgesine daha sonraları ise Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir arasında kalan platoya yerleşen Frigler, daha sonraları ise Kütahya’dan Kızılırmak’a, Ankara’dan Denizli’ye dek olan bölgede güçlü bir uygarlık oluşturmuşlardır. Frigler’in ilk kralı Gordios’tur. Gordious ve efsanevi oğlu Kral Midas döneminde en güçlü dönemlerini yaşamışlardır.
 
Bu kısa tarihi veriden sonra Kütahya – Eskişehir yolu üzerinde bulunan Frig yerleşim alanlarından birisi olan ‘Antik Vadi’ye ulaşmak için, Kütahya’dan ortalama 25 km uzaklıkta bir noktadan ayrılıp, Sabuncupınar yoluna doğru devam ediyoruz. Yol kalitesi ve çevremizdeki bilgilendirme ile ilgili eksiklikleri aramızda konuşup not ettikten sonra vadiye ulaşıyoruz. Bu noktada hatırlatmamız gereken husus vadiye ulaşıp ulaşmadığınızı anlamak için biraz çaba sarfetmeniz gerektiği. Antik vadi ile ilgili olarak ana yol dışında kalan yerlerde ciddi bir bilgilendirme eksikliği mevcut. Issız yollardan uzayıp vadiye ulaştığınızda çevrenizde sizden başka kimsenin olmadığını görmek biraz ürkütücü gelebilir. Vadi, herhangi bir konaklama, tuvalet, restaurant gibi temel ihtiyaçlara cevap verecek yeteneklerden yoksun.
 
Vadinin olduğu alana kadar aracınız ile gidemiyorsunuz, bir noktadan sonra yol bitiyor. Yolun bittiği noktadan itibaren biraz yürümek gerekiyor. Ancak sizi yönlendiren, alana ulaşmanızı sağlayacak düzgün bir patika yerine tarla ve üzerindeki bitki örtüsü ile küçük bir mücadeleden sonra vadiye ulaşıyorsunuz.
 
İlk duygularımız, Kütahya’nın Kapadokya’sı olarak düşündüğümüz alanın bizi oldukça etkilediği yönünde. Ancak alanı gezdikçe antik kentin bakımsızlığı ve ilgisizliği bir süre sonra içimizdeki heyecanı, buruk bir hüzne dönüştürüyor.
 
Alan büyük bir vadi üzerindeki eski bir yanardağ olan Türkmen dağının etkisi ile tüf kayalardan oluşmakta. Bilindiği üzere tüf kayaların, volkanik özelliklere sahip ve kolay oyulabilir niteliği bulunmakta. Kayalar oyma ve yontma yolu ile işlenerek çeşitli amaçlar için kullanılmış. Mağaralar sığınma, barınma, ambar ve kiler amaçlı kullanılmış. Mağaraların çoğunun içi korkunç bir görüntü içinde ve ağır bir koku hâkim. Mağaraların tamamının içini gezdikten sonra vadiye ve alana tepeden bakmak için en üst zirveye tırmanıyoruz. Buradan görüntü görülmeye değer.
 
Elimizdeki notlarda, vadide bazı mağaraların tapınak olarak kullanıldığı yazılı. Bu amaçla ilginç ve değişik görünümlü kayaların arasından ilerliyoruz. Ortalama 500m kadar gittikten sonra tırmanılarak çıkılan başka bir mağaraya ulaşıyoruz. Buranın bir mabet veya tapınak olduğuna dair, herhangi bir ize rastlamıyoruz. Bu mağarayı da gezdikten sonra, aracımız ile alandan ayrılıyoruz.
 
Yazımızın başında da ifade ettiğimiz gibi Frigya Ankara, Eskişehir, Afyonkarahisar’a kadar yayılan geniş bir cografya. Biz bu coğrafyanın bize yakın küçük bır kısmını ziyaret ettik. Çok yakın bir süre içinde, Frigya’nın zaman tüneline Eskişehir Yazılıkaya, Midas ve gerdek kaya ile devam etmeyi planlıyoruz.
Başka bir seyahatnamede buluşmak dileğiyle…
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com