Tayyip Erdoğan, Aziz Nesin'in yolundan gidiyor!

Tayyip Erdoğan, Aziz Nesin'in yolundan gidiyor!
Son 2 ay içinde yaşadığımız, MİT-PKK görüşmeleri, Deniz Feneri soruşturmasındaki pislikler ve ülkeyi savaşa götüren politikaları gibi onca skandal olay seçimlerden önce bilinseydi...

AKP hükümeti döneminde her gün farklı bir yenilikle karşılaşıyoruz. Literatüre yeni yeni kelimeler ve tanımlamalar kazandırıyor AKP ve Başbakan Tayyip Erdoğan. Bir süredir, gazetecilerin ve bilim adamlarının mesleklerini icra ettikleri için hapse atıldığı, hükümete yakın isimlere dokunmaya kalkan savcıların doğduklarına pişman edildiği, muhalefetin internete sızdırılan kasetlerle pusturulmaya çalışıldığı totaliter sistemin adına “ileri demokrasi” demişti Tayyip Erdoğan. Şimdi ise yaptığı zamlarla ilgili en az ileri demokrasi ifadesi kadar orijinal bir tanımlama icat etti: “Fiyat Güncellemesi.”

“Hamdolsun teğet geçti” dediği ekonomik kriz nedeniyle telefondan arabaya, sigaradan alkole ve benzine kadar birçok ürüne zam yaptı. Ama bunlara 'zam' denilmesini istemiyor haşmetmeap. Ne denilecekmiş? Fiyat güncellemesi! Zinhar bundan gayrı hükümetin yaptığı fiyat artışlarına zam denilmeye… Türk halkı için en iyisini bilen 'Yüce' Başbakanımız, fiyat güncellemesi dedi, o kadar! Zamlara zam diyenler, başlarına neyin geleceğini bilmek istiyorlarsa, 4 yıldır Silivri'de tutuklu Tuncay Özkan'ın 'Hapiste Yatacak Olana Öğütler' adlı son kitabına baksınlar. Belki akılları başlarına gelir de 'güncelleme' sözcüğündeki ulvi anlamları farkedeler.

Başbakan Erdoğan'ın lüks tüketim malları adı altında sigara, alkol ve otomobil vergilerine yaptığı zamla ilgili açıklaması çok daha ilginçti. AKP hükümeti, vergilerde yüzde 25'leri aşan oranlarda zam yaptı. Bu yetmiyormuş gibi bir toplumun tümünü kucaklama iddiasındaki bir Başbakana yakışmayacak çok ilginç bir açıklaması oldu. ''Kardeşim sigarayı içmezsin, olur biter. Alkolü daha az tüketirsin olur biter. Kalkıp da Porsche kullanacağına Fiat'a bin. Biraz daha düşür harcamayı'' dedi. Batı demokrasilerinde (Berlusconi müstesna) bir siyasi liderin aklına dahi gelmeyecek, söylemesi halinde koltuğundan olması kaçınılmaz olan bir çıkışı oldu Erdoğan'ın. O'nu bu kadar pervasız yapan ne yazık ki alternatifinin olmadığı yönündeki algısı!

İşte AKP zihniyetinin artık milletin beklentilerini ne ölçüde dikkate aldığını gösteren iki acıklı durum. Hayatın her alanında tüketim mallarına zam yapıyor ama bunu 'güncelleme' diye yutturmaya çalışıyor. Yaptığı zamlara gelecek tepkileri ise “Kardeşim tüketmeyin, olsun bitsin” diye geçiştirmeye çalışıyor. Milletin zekâsıyla alay ediyor Tayyip Erdoğan. Aziz Nesin'in “Türk Halkının yüzde 60'ı aptaldır” diye meşhur bir sözü vardır bilirsiniz. Erdoğan, zaman zaman bu sözü eleştirse de, son açıklamalarıyla kendisinin de milleti aptal zannettiğini göstermiş oldu. Aziz Nesin'inki sadece bir tespitti ama Erdoğan halkı aptal yerine koyuyor, hatta aptallaştırmak için elinden geleni ardına koymuyor.

AKP'nin yandaş yalakaları!

“Dilediğin kadar yaltaklan, ayakkabısının altını öpmeye çalış, "affedildiğini" zannet, çok şükür ki bu ülkenin hiçbir şeyi ama hiçbir şeyi unutmayan ve zamanı geldiğinde gereğini yapan bir Başbakan'ı var... Daha 3 sene önce ekranlardan her türlü hakareti ettiğin ve Menderes'in akıbetini yaşamasını istediğin Başbakan...” Bu sözler, Takvim Gazetesi'nde Rasim Ozan Kütahyalı adındaki genç bir 'yazar'ın köşesinde yayınlandı. Yazının muhatabı Habertürk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı. Görünüşte Habertürk'ün sürmanşetinde sırtından bıçaklanmış bir kadının fotoğrafını yayınlaması nedeniyle yazılmış gibi duruyor ama öyle değil. Başbakan Erdoğan'ın gözüne girmek için verilen bir biat mesajı.

İçeriğine girmeye gerek duymuyorum. Zaten ifadeler, AKP zihniyetindeki faşizan duyguları ele veriyor. Bence bu sözler, Türkiye'de demokrasiyi önemseyen herkes tarafından tüm dünyaya ulaştırılmalı. Avrupa Birliği komisyonlarındaki tüm parlamenter ve diplomatların okuması sağlanmalı.  Böylelikle son yıllarda gazetecilerin hangi rövanşist ve antidemokratik uygulamalarla hapse tıkıldığı anlaşılmış olur. Başbakan Erdoğan, hiçbir şeyi unutmayan ve zamanı geldiğinde gereğini yapan biriymiş. Gereğini nasıl yaptığını, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan'ın Silivri'ye çıkan akıbetini göstererek anlatmıştı kendileri.

Ancak unutmayan ve zamanı geldiğinde gereğini yapan birileri daha var: Türk Milleti! Bakmayın AKP'nin 12 Haziran'da yüzde 50 oy aldığına. Son 2 ay içinde yaşadığımız, MİT-PKK görüşmeleri, Deniz Feneri soruşturmasındaki pislikler ve ülkeyi savaşa götüren politikaları gibi onca skandal olay seçimlerden önce bilinseydi, değil yüzde 50, yüzde 30'u bile bulamazdı. Erdoğan'ın aptal zannettiği insanımız, önüne sandık geldiğinde gereğini yapacaktır. Bundan hiç şüphem yok. Bu tarih belki 2015'tir, belki ondan da yakın! Yeter ki güçlü bir alternatif gelsin önüne.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com