Tek kaybeden Türkiye!

Tek kaybeden Türkiye!
Öyle görünüyor ki, Suriye’deki iç savaşın tek kaybedeni Türkiye olacak. Kendi iktidarını sürdürmek için ABD ve Batılı ortaklarının taşeronluğunu üstlenen AKP Hükümeti, Türkiye’yi yeni bir bölünmenin eşiğine getirdi.
17 aylık süreçte Suriye’deki iç karışıklıkların tek kaybedeni Türkiye oldu. Türkiye’ye “arkanızdayız” mesajı veren Batılı ülkelerin Suriye ile ilişkilerinde kaybedecek hiçbir şeyi yok. Stratejik derinliğimizle bir gün düşürülen uçağımıza şaşırıyoruz. Bir başka gün misafir ettiğimiz isyancıların yaktığı TIR’lara… Bugün ise “en uzun sınırımız” boyunca dalgalanan PKK-PYD bayraklarına…
 
Türkiye'nin uyguladığı ‘Suriye Politikası’ ilk günden bu yana sürekli duvara çarpıyor. Stratejik sığlık nedeniyle bir gün Akdeniz’e ‘düşürülen’ uçağı arıyoruz, öteki gün, sınır kapılarımızda El Kaide tarafından yakılan onlarca TIR’ımızı alevlerin sarışını seyrediyoruz. Ertesi gün, en uzun sınırımız boyunca PKK-PYD bayrakları dalgalanıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova’da Rum misafirini ağırladığı sırada gazetecilere “Türkiye’nin Suriye sınır kapılarını kapatmasının nedeni yeni komşusunun El Kaide olması olabilir” diye alaycı bir yorum yapıyor.  Bu arada, Türkiye’ye “arkanda biz varız” diye destek olanların ise Suriye ile ilgili kaybedecek hiçbir şeylerinin olmadığı göze çarpıyor.
 
Suriye’de 17 aydır süren iç karışıklıklar, ülkeyi tıpkı Irak’ta olduğu gibi bir bölünmenin eşiğine getirdi. Aslına bakılırsa Esad, ülkenin kuzeyini Kürtler’e bırakarak, krizin başlangıcından bu yana Türkiye’ye karşı en önemli hamlesini yaptı. Türkiye, Kuzey Irak’tan sınır kentlerine yönelik PKK saldırılarıyla uğraşırken, şimdi Suriye’nin kuzeyinde bir fiili PKK-PYD Devleti’nin planları yapılıyor. Suriye’nin kuzeyindeki bu hareketlilik Türkiye’yi de harekete geçirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Başkent’te peş peşe düzenlediği güvenlik zirveleriyle (nedense) önceden öngörülemeyen bu ‘yeni’ duruma karşı alınacak önlemleri kurmaylarıyla masaya yatırdı.
 
ARTIK SURİYE GERÇEKTEN ‘İÇ SORUN’
 
Suriye’de dış güçlerce ısrarlı bir biçimde oluşturulan çatışma ortamı, Türkiye için gerçekten bir dış sorun olmaktan çıktı ve artık bir iç sorun haline geldi. PKK-PYD’nin katılımıyla gerçekleşen yeni ortam, Suriye’de yönetimi değiştirme planları yapan Türkiye’yi kendi güneydoğu illerinde oluşabilecek Suriye benzeri ‘dış destekli’ isyanlarla yüz yüze getirecek tehlikeli bir sinyal niteliğinde. Ankara’daki güvenlik zirvelerinin arkasındaki tedirginliğin nedenlerinden biri de budur.
 
Suriye’nin Kuzeyi’nde bu gelişmeler yaşanırken, Başbakan Erdoğan Londra’ya uçtu. Esenboğa Havaalanı’nda yaptığı basın toplantısında doğal olarak bu konuyla ilgili sorular geldi. Erdoğan ise yaklaşan tehlikenin artık farkındaydı.
 
Kuzey Suriye'de PKK-PYD işbirliği iddialarına ilişkin ''PKK-PYD dayanışması ve yanlarına farklı oluşumları da almak suretiyle bir adım atmaya kalksalar dahi, bu konuda bizim bu işe müsamahayla bakmamız, bunu seyretmemiz mümkün değil. Konuyla ilgili bütün tedbirler alınmaktadır. Gerek şu anda silahlı kuvvetlerimiz gerek diğer bu konudaki ilgili birimlerimiz çalışmalarını sürdürüyor'' dedi.
 
ETNİK VE MEZHEPSEL ÇATIŞMA ENDİŞESİ
 
Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin ise yanlış bir yaklaşım olduğunu söyleyen Erdoğan, “Biz Suriye ile bir defa ne toprak bütünlüğünün parçalanmasını ne de orada yarın bir mezhepsel çatışma sürecinin başlamasını, ne de etnik bir çatışma sürecinin başlamasını istemiyoruz” dedi.
 
Ancak Başbakan Erdoğan, müttefiki olan Batı’nın planının tam da bu olduğunu hesaba katmamış olmalı. Suriye Ulusal Konseyi denen “muhalif” yapının ve Özgür Suriye Ordusu denen silahlı isyancılardan oluşan alt grubunun liberaller, radikal dinci örgütler, asker ve kanun kaçaklarından oluşan karmaşık yapısının Suriye’nin bölünmesine kadar ‘birlik’ olabileceklerini ardından da birbirleriyle savaşacaklarını öngörmek zor olmasa gerek.
 
“HAYALİ HARİTALAR” TEPKİSİ
 
Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nın Kuzey Irak'a gönderme sebebini ise ''Bakın bu noktada size karşı güven duygularımız zedelenmesin. Güvenimiz var ama burada yanlış adımların atılmasına sizler de vesile olmayın. Tam aksine bir dayanışma içinde buradaki yanlışı düzeltelim. Bu yanlışı düzeltmede adımı beraber atalım. Ama aksi takdirde burada kendilerine göre Kuzey Irak'taki PKK-PYD dayanışmasının oraya koymuş olduğu hayali haritalara göre eyvallah etmeyiz'' sözleri ile açıkladı.
 
Hatay’da dinci eylem yapmaları için isyancı arayan bol paralı Selefi’lerin kebap salonlarının önünde cirit attığı bir Türkiye var artık. Sokak aralarında silah piyasasının kurulduğu, misafir edilen Suriyeli isyancıların bile isyan ettiği bir Türkiye… Öte yanda, Türkiye ile sınır kapılarının El Kaide tarafından ele geçirildiği, “Özgür Suriye Ordusu’nun yüzde kaçı El Kaideli teröristtir” tartışmalarının olduğu bir Suriye manzarasına bakıp bu ülkeye Esad sonrası bir demokrasi geleceğini, hatta Esad sonrası Suriye diye bir ülkenin var olabileceğini düşünen kimse kalmadı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu hariç!  (EAK)

Yurt Gazetesi
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com