“Tıp fakültesi kadromuz daha da güçlenecek”

“Tıp fakültesi kadromuz daha da güçlenecek”
Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Tıp Fakültesi, Eğitim Fakültesi Kırmızı Salonda yapılan törenle2011-2012 Eğitim Öğretim yılına başladı.

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Tıp Fakültesi, Eğitim Fakültesi Kırmızı Salonda yapılan törenle2011-2012 Eğitim Öğretim yılına başladı.
Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Tıp Fakültesi, Eğitim Fakültesi Kırmızı Salonda yapılan törenle 2011-2012 Eğitim Öğretim yılına başladı.
Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Osman Genç, açılış töreninde yaptığı konuşmada, Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim öğretim gördüklerini belirterek, “Geldiğimden beri burada duyduğum şu cümle var. Burada Tıp Fakültesi var mı? Öğrencileriniz Eskişehir'den geldi mi? Geçenlerde gelen bir grupta aynı soruyu sordu. Öğrencilerimiz Eskişehir'e gitmedi ki. “ şeklinde konuştu.
Tıp Fakültelerinde öğretimin yanın da ciddi eğitim de yapıldığını kaydeden Prof.Dr. Osman Genç, öğretim ile birlikte eğitim de yapılmasının önemini kaydederek, “ Tıp Fakültelerinde eğitim esasında çok ciddi yapılır. Biraz usta çırak ilişkisine dayanır. Bu da eğitim üzerine gider. Doktorluğu öğrenirken bunu hocasından görür, nasıl yapılıyor, nasıl uygulanıyor, bizzat hastaya yaklaşımı görür. “ dedi.
BİR TANE ÖĞRENCİMİZİN EKSİK YETİŞMESİNE TAHAMMÜL EDEMEYİZ
Tıp Fakültesi eğitiminin olabildiğine zor bir eğitim olduğunun altını çizen Prof.Dr. Osman Genç konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir tane tıp talebesini es geçemeyiz. Ben Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi dekanı olarak bir tane öğrencimi es geçemem. Eksik yetişmesine tahammül edemem. Hiçbirimiz tahammül edemeyiz. Bizden mezun olan bu öğrenci, her birimizin hekimi olabilir.”
ÖĞRETİM ÜYELERİMİZ ÖZVERİ İLE GÖREV YAPIYOR
Öğretim üyelerinin özveri ile görev yaptıklarını ifade eden Prof.Dr. Osman Genç, öğretim üyelerinden empati yapmalarını isteyerek, “Empati yapalım, empati ile öğrencilik yıllarımıza gidelim, hocalarımızdan neler bekleriz onu düşünelim.” Dedi.
Öğrenci ailelerine de seslenen Prof.Dr. Osman Genç, “ Sevgili anne, babalar, çok değerli göz bebeklerinizi bize emanet ediyorsunuz. Benim de iki tane tıp fakültesi öğrencisi olan çocuğum var. Sizleri anlıyorum, anlamaya çalışıyorum daha doğrusu. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Bu konuda hiçbir tereddüttünüz olmasın. O gözbebeklerinizi kendi çocuklarımız gibi kabul ediyoruz. Yetişmeleri yönünde de bu şekilde çalışacağımıza arkadaşlarım adına size söz veriyorum. “ şeklinde konuştu.
EN İYİ HEKİM OLACAĞIM, İNSANLIĞA HİZMET EDECEĞİM BİLİNCİYLE HAREKET EDİN
Öğrencilerden , “Ben en iyi hekim olacağım, insanlığa hizmet vereceğim” bilinciyle hareket etmelerini isteyen Prof.Dr. Osman Genç, “Hiçbir konuyu es geçmeyin. Siz yarın hekim olduğunuzda ya şimdi ne yapacağım, acaba hekimlik yapabilir miyim? Bu soruları sormayın. Ben en iyi hekim olarak yetişiyorum, yetiştim, hastalara hizmet vereceğim, insanlığa hizmet vereceğim bilincinde olun” şeklinde seslendi.
Rektör Prof.Dr. Ahmet Karaaslan da Dekan Prof.Dr. Osman Genç'ten sonra yaptığı konuşmasında tıp eğitiminin dünyada ve Türkiye'de özel bir önemi olduğunu vurgulayarak, “ Hem dünyada hem de bizde tıp eğitimin özel bir yanı vardır. Çünkü hekimler bizim canımızı emanet ettiğimiz insanlardır. Basit bir tıbbi tedavide bile karşımızda çok iyi yetişmiş ehliyetli bir hekim olmasını isteriz.” dedi.
Rektör Prof.Dr. Ahmet Karaaslan, Hastanelerde karşılaşılan bazı yanlış uygulamalara ve kurallara uyulmasının önemime de dikkat çekerek, “Üniversitemizde her düzeydeki tıp eğitimi veren birimlerimizi bitiren gençler, tıp eğitiminin bütün kurallarına eksiksiz olarak uygulayacaklardır. Sonuçta söz konusu olan insan hayatıdır.”

“HASTALARA GÖSTERECEĞİNİZ ŞEFKAT, İLGİ İŞİNİZİ KOLAYLAŞTIRIR”
Hastaların doktorlardan moral beklediğini kaydeden Prof.Dr. Ahmet Karaaslan, “Bir hasta olarak doktorlardan ne beklediğimizi söyleyeyim. Hasta zaten adı üstünde morali bozuk adamdır. Bir de gelip hekim sert ifadeyle onu karşılaşırsa morali iki kez bozulacaktır. Onun için diyorum ki, siz kendiniz hangi psikoloji içerisinde olursanız olun, ne olur hastalarınıza biraz güler yüz gösterin. Bu onları çok ciddi tedavi edecektir. Eğer moral verirseniz, onları ruhen desteklerseniz bu durum insanların tedavisine büyük katkı sağlar. Hastalara göstereceğiniz şefkat, ilgi işinizi çok kolaylaştıracak, bunu deneyin ve görün. Hangi hastalık olursa olsun, tatlı dil, güler yüz, şefkat sizin başarınızın en büyük anahtarı olacaktır. Tıp Fakültesi çok yeni bir fakültemiz ama çok dinamik, çok hevesli, çok kararlı bir eğitim kadromuz var. Hepsini çok derinlemesine olmasa bile yakından tanıdığımı zannediyorum. Eğitim öğretim kadromuz daha da güçlenecek. “ dedi.
Rektör Karaaslan Dumlupınar Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin çok kısa sürede yapılacağını ve çok kısa sürede aynı hastanenin bir de simetriğini yapılacağını, Mükemmel bir Kültür Merkezi kurmak için Malatya, Kayseri, Ankara, İstanbul'da araştırmalar yaptıklarını söyledi.
Dumlupınar Üniversitesi'nin 10 yıl içerisinde Türkiye'de bilinen, tanınan adı sık tekrar edilen Üniversitelerden biri haline geleceğini belirten Prof.Dr. Ahmet Karaaslan,
Tıp Fakültesi'nde en iyi eğitim ve öğretim için her türlü desteği vereceğini ve gelişmiş bazı üniversite tıp fakültelerinden geri kalmayacağını ifade ederek şunları söyledi: “Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerimiz, gerçekten iyi bir hekim olacaklar. Bunun teminatını veriyoruz. “

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com