Trabzon Barosu'na şike cevabı

Trabzon Barosu'na şike cevabı
Trabzon Barosu'nun oluşturduğu Spor Hukuku Komisyonu'nun Avrupa'nın çeşitli ülkelerinin futbol federasyonları ve barolarına gönderdiği yazılara ilk cevabı İtalya Futbol Federasyonu ve Fransa'nın Toulouse Barosu verdi.

Trabzon Baro Başkanı Avukat Mehmet Şentürk, İtalyan Futbol Federasyonu'ndan Genel Sekreter Antonio Di Sebastiano imzasıyla gönderilen yazıda şu görüşlere yer verildiğini açıkladı:

"Sporda sahtecilik İtalyan hukukunda spesifik olarak tanımlanmış bir suçtur. 1989 yılından bu yana 401 sayılı ve 13 Aralık 1989 tarihli yasa spor karsılaşmalarında sahteciliğe karsı mücadele etmek için yürürlüktedir. Şike ve teşvik eylemlerine karşı ülkemizin ceza hukukunda çerçevesi belirlenmiş cezalar mevcuttur. Bu çerçevede, İtalya'daki ulusal spor federasyonlarının veya İtalyan Olimpiyat Komitesi'nin kontrolü altındaki bir spor karşılaşmasının katılımcılarına para veya maddi kazanç teklif ederek karşılaşmanın sonucuna etki etmek, karşılaşmanın sonucuna etki edecek uygunsuz ve hukuk dışı eylemlerde bulunmak, karşılaşma sonucuna etki etme karşılığı para veya maddi kazanç sağlamak, devlet ve yasal iştirakçiler tarafından kontrol edilen bahis oyunları üzerinde hukuk dışı uygulamalarda bulunmak, İtalyan Olimpiyat Komitesi tarafından kontrol edilen bahis oyunları üzerinde hukuk dışı uygulamalarda bulunmak, katılımcılarının insanlar veya hayvanlar olduğu karşılaşmalar üzerinde yasadışı bahis oyunları oynamak, telefon veya bilgi transferi yoluyla İtalya'daki ve yurtdışındaki bahis oyunlarına, lotoya ve benzeri oyunlara yasadışı bahisle etki etmek eylemlerine karşı ağır cezai yaptırımlar uygulanmaktadır. Bu yaptırımlar, 1 aydan 3 yıla kadar hapis ve para cezasıdır."

"ADALET DUYGUSUNU ZEDELEYECEK EYLEMLER İHBAR EDİLMELİ"

Cezai prosedürlerin ülkedeki sportif organlar tarafından alınacak sportif ceza ve disiplin cezası kararları üzerinde herhangi bir etki gücüne sahip olmaması olduğu da ifade edilen yazı şöyle devam etti:

"Bununla birlikte ülkemizde yürürlükte bulunan Spor Hukuku Yasası oyunculara, antrenörlere, hakemlere, kulüp menajerlerine ve kulüplerin resmi yetkililerine bahis oynamayı yasaklamaktadır. Haziran 2011'de yapılan yeni düzenlemelerle, şahit olunan yasadışı eylemi bildirme ve rapor etme zorunluluğunun getirilmesiyle Spor Hukuku Yasası'nın altıncı ve yedinci maddeleri daha güçlü hale getirilmiştir. Rapor etme zorunluluğu ile kast edilen unsur, kulüplerin ve kulüplerin yetkili kişilerinin, oyuncularının, antrenörlerinin ve diğer kulüp mensuplarının sporda adalet duygusunu zedeleyecek olası eylemlere şahit olduklarında bunları zaman kaybetmeksizin yetkili disiplin müfettişine rapor etmeleridir. Oyuncular, antrenörler ve kulüp mensupları herhangi bir karşılaşmanın sonucuna etki edecek yasadışı bir eylemde bulunurlarsa hem sportif cezaya (geçici cezadan baslar, omur boyu men cezasına kadar uzar) hem de ceza hukukunun yaptırımlarına maruz kalırlar."

"SPOR YASASI'NDA ÜÇ EYLEM ARANIR"

İtalyan Futbol Federasyonu'nun yazısında kulüplerin de para cezasından küme düşürülmeye kadar uzanan bir ceza aralığında cezayla karşı karşıya kalabileceği, bunların şartının, "Doğrudan eylem; kulüp yöneticilerinden biri tarafından gerçekleştirilmiş bir eylem. Objektif eylem; Kulüple resmi bağı bulunan bir kulüp mensubu tarafından gerçekleştirilmiş bir eylem. Diğer eylemler; Herhangi bir kişi tarafından gerçekleştirilmiş bir eylem olduğu" belirtildi. İlk iki durumda kulüplerin daima sorumluluk sahibi olduğu vurgulanan yazının son bölümünde şu görüşler yer aldı:

"Son durumda ise, ancak kulüple bağı bulunmayan dışarıdan bir kişinin islediği eylem kulüp lehine bir sonuca neden oluyorsa, kulüp cezai sorumluluk sahibidir. Adi anılan manipülasyonda ve yasa dışı eylemde kulübün herhangi bir müdahalesi yoksa veya kulübün söz konusu eyleme müdahalesi olmadığı yönünde ciddi şüpheler söz konusuysa kulübün cezai sorumluluğu ortadan kalkar. Özetle bir karşılaşmanın veya bir yarışmanın sonucuna ve sıralamasına etki etmek amacıyla işlenen her türlü eylem cezalandırılır. Ayrıca bir karşılaşmanın veya bir yarışmanın akısına yönelik bir manipülasyon teşebbüsü de cezalandırılır. Devlet mahkemeleri nihai kararlarını vermedikçe sportif organizasyonların kararları ve onların verdikleri cezalara karşı tahkim yoluna gidilemez."

TOULOUSE BAROSU'NDAN MARSİLYA ÖRNEĞİ

Toulouse Barosu'ndan Trabzon Barosu'na gönderilen yazı ise şöyle:

"Spor federasyonlarının, eylemin sonucu sahaya yansımış olsa da olmasa da, maça etki etmiş olsa da olmasa da şike ve teşvik eylemini gerçekleştiren kulüplere ceza verme yetkisi vardır. Bu konuda gösterilebilecek en büyük örnek, Olympique Marsilya ile Valenciennes arasında oynanan ve Marsilya'nın galip geldiği 20 Mayıs 1993 tarihli maçtan sonra yaşanan gelişmelerdir. Adını andığımız olayda Valenciennes takımı oyuncularına, söz konusu karsılaşmadan birkaç gün sonra Şampiyon Kulüpler Kupası finaline çıkacak olan rakipleri Marsilya'nın oyuncularına sert müdahalelerde bulunarak sakatlıklarına sebep olmamaları için para vaadinde bulunulduğu tespit edilmiş, bunun ardından Marsilya'ya aşağıda sıraladığımız ağır yaptırımlar uygulanmıştır: Takımın Fransa şampiyonluğu elinden alınmış, Avrupa kupalarından men edilmiş, ikinci lige düşürülmüş, transfer yasağı getirilmiştir ve Marsilya yöneticilerinin ve teknik ekibinin lisansları iptal edilmiştir. Tüm bu cezalar, Marsilya'nın bir sonraki sezon ikinci ligde şampiyon olmasına rağmen birinci lige yükselmesinin engellenmesiyle tamamlanmıştır."  (EAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com