TSK'da Etnik Temizlik; 3 Yılda 2119 Kişi Tasfiye Edildi...

TSK'da Etnik Temizlik; 3 Yılda 2119 Kişi Tasfiye Edildi...
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki tasfiyelere dikkat çekti.

Kart'ın açıklamasının satırbaşları şöyle;

TASFİYELER ETNİK KÖKEN, ÖZEL HAYAT VE MEZHEPLER ÜZERİNDEN

"Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri Komutanlığı ağırlıklı olarak gerçekleştirilen tasfiye sürecini, Şubat 2013 tarihinden bu yana somut belge ve bilgilerle dile getiriyoruz. Tasfiyelerin “özel hayatlar, etnik kökenler ve mezhepler” üzerinden yapıldığı ortaya çıkmıştır.

 TASFİYE EDİLENLERİN SAYISI ÜÇ YILDA, 2119

Yapılan bu tasfiyelerin sayısının  2010-2011-2012 yıllarında 2119’a ulaştığı, Milli Savunma Bakanının 6 Ocak 2014 tarihli önerge cevabıyla doğrulanmıştır. 2013 ve 2014 yıllarında da ayırımcılığa dayalı olarak tasfiyelerin sürdürüldüğü bilinmektedir.

Yukarıda anlatımı yapılan süreç “ciddi bir olguyu” göstermektedir. Silahlı Kuvvetlerimizdeki tasfiyeler artık “kronik bir hal” almıştır.

HAVA KUVVETLERİ PERSONELİNE BASKI VAR!

Özellikle Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde, Hava Kuvvetleri Personelini mesleğinden ayrılmaya zorlayan bir yapı ve iklim oluşmuştur. Milli Savunma Bakanı da bu olguyu mealen kabul ve itiraf durumunda kalmıştır.

Silivri Yargılamaları sürecinde,  Deniz Kuvvetlerine karşı stratejik operasyonun yapıldığı bir vakıadır. Kara Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde de, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki tasfiye süreçlerinin benzerlerinin yaşandığına dair bilgi ve bulgular ortaya çıkmıştır.  Gelinen aşamada sorun şudur;

HÜKÜMET, TASFİYELERE NEDEN SESSİZ KALIYOR?

Hükümet ya da Hükümeti temsilen Milli Savunma Bakanı, kronik bir hal alan bu tasfiye sürecine  karşı neden sessiz kalmaktadır? Neden tepki veremez hale gelinmiştir?

Hem Ulusal Güvenliğimiz ve hem de Temel Hak ve Özgürlükler bakımından hayati önemi haiz olan bu konuyu gündemde tutmaya; fail ve sorumluları hakkında Anayasal denetimin yapılmasına  yönelik çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. 

NEDEN İSTİHBARAT BİRİMLERİ SORUŞTURUYOR?

Bilindiği gibi; Silahlı Kuvvetler personeli hakkındaki disiplin soruşturmaları ve idari tahkikatlar; konunun içeriğine göre 211 sayılı TSK İç Hizmet Kanununun 13 ve 30. maddeleri ,  6413 sayılı TSK Disiplin Kanununun 7. maddesi çerçevesinde yapılmaktadır.  Keza,  bu yasal mevzuatla uyumlu bir şekilde düzenlenmiş olan Subay Sicil Yönetmeliğinin 92. maddesi ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 61. maddesi ve TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 45. maddesine göre; ayırma işlemlerinin “sıralı sicil üstleri-amirleri” tarafından yapılması zorunluluğu vardır. 

Yasal   mevzuat   böylesine  açık   olmasına  rağmen;  disiplin soruşturması niteliğindeki bu soruşturmaları neden istihbarat birimleri yapmaktadır? Savunma hakkını ortadan kaldıran, ancak İstihbarat devletlerinde örneği görülebilecek bu uygulamalara, Milli Savunma Bakanı neden sessiz kalmaktadır? Cevap açık ve nettir; zira, Hükümet, bu sürecin asli faili ve sorumlusudur.  

TSK'DA MIT ELİYLE TASFİYE OPERASYONU VAR

Bir başka ifadeyle; başta Hava Kuvvetleri Komutanlığı olmak üzere, Silahlı Kuvvetlerimiz, MİT vasıtasıyla sürdürülen bir tasfiye operasyonuyla karşı karşıyadır. MİT ile ilgili yasal düzenlemelerin yapıldığı bir dönemde, bu kritik vakıayı kamuoyunun dikkat ve takdirlerine bir kez daha getirmek gereğini duyuyoruz. Dramatik ve kaygı veren tablo şudur; Türkiye, artık, Silahlı Kuvvetlerine, MİT üzerinden kişisel ve siyasi kaygılarla operasyon yapılan bir ülke haline gelmiştir.

ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ NE YAPIYOR?

Hukukun, temel hak ve özgürlüklerin ayaklar altına alındığı; Anayasal Kurumlarımızın zaafiyete uğratıldığı böyle bir dönemde; Silahlı Kuvvetler personelinin hak ve hukukunu korumakla sorumlu olan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ne yapıyor? AYİM de, yaratılan siyasi ve idari iklimin de tesiriyle,  üstüne düşeni yapıyor! Bir başka ifadeyle, hukuksuzluğu onuyor ve tescil ediyor. AYİM, MİT üzerinden yaratılan tasfiye ve vesayet ortamının, “tescil mercii” haline gelmiştir.

"DEVLET DENETLEME KURULU'NA BAŞVURACAĞIZ"

Cumhuriyet Halk Partisi olarak;  bu tabloyu elbette izlemekle yetinmiyoruz,yetinmeyeceğiz… Anayasanın 108. maddesi uyarınca,  Devlet Denetleme Kurulu’nun çalıştırılması konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına başvuruda bulunacağız. Ayrıca, Yargı Birliği ilkesinin gereği olarak; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve benzeri yapılanmaların, demokratik sistemlerde yerinin olmadığı anlayışıyla, Anayasanın ilgili maddesinin değiştirilmesi konusunda da girişimlerde bulunacağız. 

ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ KALDIRILMALI

Esasen, AYİM’in kaldırılması; Parti programlarımızda  ve seçim beyannamelerimizde kararlılıkla ve tutarlılıkla dile getirdiğimiz konuların başında gelmektedir. Zira; “bağımsız ve tarafsız” yargı yapılanmasıyla birlikte, “Yargıç Teminatını” gerçekleştirmek; hukuk devletinin ve temel hak ve özgürlüklerin en önemli güvencesidir. ( BEE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com