Türk Futbolunun Onuru Schuster'e Kalırsa...

Türk Futbolunun Onuru Schuster'e Kalırsa...
Schuster, D.Kiev mağlubiyetinin ardına yaptığı açıklamada; 'protestolar beni ilgilendirmiyor, beğenmeyen stada gelmesin' dedi...

Cihan Demirci / elmahaber

İnönü Stadı, dün gece tarihinin en büyük hezimetlerinden birini yaşadı.

Yıldızlarla bezenmiş yeni kadrosuyla çok şey bekleniyordu Beşiktaş'tan Avrupa'da. Yalnızca Beşiktaşlı taraftarların değil tüm Türkiye'nin bir beklentisi doğmuştu. Bir hava da yakalanmıştı aslında. Ta ki maç sonuna kadar.

Maçın ayrıntılarına girmek çok yersiz olacak. Skor o kadar net ve ortaya konan futbol o kadar vasıfsız ki; yenilgi için tüm şartları sunmuştu Beşiktaş rakibe. Tabi Beşiktaş'ı rakibe bu haliyle sunan esas suçluyu, Schuster'i unutmamak gerek. Hangi bir hatasını sayalım ki…

Ne İşi Var Ferrari'nin İlk On Birde ?

Avrupa'da finali hedefliyor Beşiktaş. Rakip tecrübe abidesi D.Kiev. Kadro yapısı az çok belli siyah beyazlı ekipte. Ve sezon başından beri kadroda hiç yer almamış Ferrari, ilk onbirde başlıyor böylesine önemli bir maçta. Sen değil miydin sayın Schuster, devre arasında 'ben bu oyuncuyu istemiyorum, gönderin' diyen?

Hugo Almeida'yı Niye Aldın?

Sezon başından devre arasına kadar her fırsatta bir golcü oyuncu istediğini yineleyen Alman teknik adam, devre arasında Hugo Almeida'nın alınmasını istedi. Yönetim de bu isteği yerine getirdi. UEFA'da yeni transferlerden birini tercih edecekti Schuster. Bu oyuncuyu da Almeida olarak belirledi. Bugün çıkarttığı kadroda ise Almeida yedekler arasındaydı. Neden golcü istedin o halde yönetimden?

İbrahimler'i Değil Beşiktaş'ı Kurban Etti

İbrahimler olayı elbette ki Beşiktaş'a yakışmazdı. Yaşananların bir cezası da olmalıydı. Ancak Üzülmez de Toraman da araçtı sadece. Beşiktaş'ın başarısı önce gelmeliydi. Böylesine kritik bir virajda kol kırılıp yen içinde kalmalıydı. Avrupa ve derbi maçlarının ardına gereğini yapabilirdi. Bugün Toraman'ı kenarda oturtmakla bir savunma faciasına sebep oldu Schuster.Sonuç? Tek kelime ile rezalet!

Duran Top Faciası!

Beşiktaş, dün gece yediği tüm gollerde duran top organizasyonlarıyla alt edildi. İki korner atışı kullandı rakip, ikisinde de topu ağlarında gördü siyah beyazlı ekip. Sonra bir serbest vuruş kullanıldı, yine benzer savunma hatalarıyla fark ikiye çıktı. Son olarak bir penaltı golüyle acı mağlubiyeti tattı Kara Kartal. Sivok ve Ferrari uyumsuzluğu hücrelerine kadar işlemişti Beşiktaş'ın. Ancak onları suçlamak akıl karı değil. İlk defa oynuyorlar çünkü yan yana! Peki ya bu seçimi yapan kim?

Taraftar Bile Daha İyi Oyuncu Değişikliği Yapardı

Schuster'in oyuna müdahaleleri ise tirajikomik olarak nitelendirilebilirdi ancak. Yine sezon boyunca kadroda doğru dürüst şans bulamamış, Avrupa Kupası tecrübesi bulunmayan Erhan Güven oyuna giriyordu kurtarıcı olarak! Takım mutlak gol bulmak zorunda ve oyunun kaderini değiştirecek oyuncu Erhan Güven mi koca Beşiktaş'ta? Çıkan oyuncu ise Fabian Ernst. Tribünlerde bulunan 5 yaşındaki çocuk taraftarlar bile ıslıkladı bu değişikliği.

İlk yarıda bırakın pozisyona girmeyi neredeyse adını duymadığımız Bobo oyunda kalırken, Nobre çıkıyordu onun yerine. Sonrası malum zaten.

Taraftarın da Sabrı Taştı!

Süper Lige zaten havlu atılmış ancak taraftar yine de desteğini çekmemişti takımın arkasından.
Türkiye'de zor bir futbol oynanıyordu hadi. Katı bir savunma anlayışı vardı. Oynatmamaya kuruluydu tüm planlar. Taraftar da kanmış görünmüştü bu yalana, sırf Avrupa'nın hatırına.

Peki ne oldu da her fırsatta 'biz Avrupa'da oynuyoruz başka takımlar anlamaz, Türkiye'nin onurunu kurtardık' gibi demeçler veren Schuster'in takımı böyle bir hezimete uğradı? Sayın Schuster'in şimdiki bahanesi ne olacak diye düşünürken maç sonunda bunun da cevabını aldık. Beşiktaş'ı beğenmiyorsak stada gitmeyecekmişiz!

Artık bu işin bahanesi kalmamıştır. Böyle önemli bir kadro ile böyle bir futbol oynatmak takımın liderinin suçudur elbette. Tarafar da ilk kez 'istifa' sloganına sarıldı bu gece. İlk kez Schuster'i protesto etti bu yüzden.

Rakipleri küçümsemek ve aşağılamakla başarı gelmiyormuş demek ki. Rakibi hiçe sayıp yüksek sayıda forvet içeren bir kadro kurmak gol atmak için yetmiyormuş demek ki. Sadece Türk futbolunun değil Schuster'in de öğrenmesi gereken şeyler varmış demek ki...

Beşiktaş camiasının bunca fedakarlığına, bunca emeklerine hakaret eder gibi bir futbol oynatıp, milyonları hüzne boğmak ve alınan sonuçların ardına başkalarını aşağılamak kimsenin haddi değildir. Hele hele Beşiktaş'ın en büyük parçası olan taraftarını böyle bir hüzne boğup, bir de üzerine 'beğenmeyen stada gelmesin' demek hadsizlikten de ötedir. Sizler de, yönetimler de gelip geçicisiniz. Kalıcı olan tek varlık Beşiktaş sevgisi ve bu sevginin sahibi taraftarlardır.

Etrafınıza bakın sayın Schuster. Başarısızlıklardan sorumlu tutup aşağılayabileceğiniz kimse kalmadı maalesef. Ne istediyseniz yapıldı, tüm egolarınız tatmin edildi. Hatta bu takımın kendi taraftarını bile hiçe saydınız bu gece. Buna rağmen hala başarısızlık devam ediyorsa, sizin aynaya bakma zamanınız gelmiş demektir.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com