Türkçe mi böler Kürtçe mi?

Türkçe mi böler Kürtçe mi?
Yeni anayasanın en tartışmalı maddelerinden biri olarak görülen ‘eğitim hakkı ve özgürlüğü’ maddesinin başlığı bile partiler arasında görüş ayrılığına neden oldu.

AKP, anadilinde eğitim konusunun anayasada değil yasada düzenlenmesini istedi. BDP ve MHP arasında ise ‘Kürtçe anadili mi Türkçe anadili mi ülkeyi böler’ tartışması yaşandı.

Hükümetin Kürt sorunu konusunda Abdullah Öcalan-PKK-BDP ile yürüttüğü müzakerelerin “kilit” noktasını oluşturan ve çözüm paketine girip girmeyeceği en çok tartışma konusu olan “anadilinde eğitim”, yeni anayasa yazımını sürdüren TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nu da kilitledi. Komisyonda 4 siyasi parti, “anadilinde eğitim” konusunu da içeren “eğitim-öğretim” konusundaki maddenin “başlığında” bile anlaşamadı. Komisyonda MHP “Kürtçe eğitim”in ülkeyi böleceğini, BDP ise “Kürtçe eğitim olmazsa” ülkenin bölüneceğini savundu. CHP, eğitim dilinin Türkçe olması ancak başka dillerde öğrenime olanak tanınmasını isterken, AKP “eğitim dili”nin yasayla düzenlenmesini istedi.
 
TBMM Anayasa Yazım Komisyonu dün MHP’li Faruk Bal başkanlığında “Eğitim-Öğrenim Hakkı ve Özgürlüğü” başlıklı maddeyi görüşmek üzere toplandı.
 
AKP’li Mustafa Şentop, komisyonda daha önce uzlaşılan, “Herkes eğitim ve öğrenim hak ve hürriyetine sahiptir. Hiç kimse­ eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz” ifadesinin yeterli olduğunu, sadece bu hak ve özgürlüğün kullanılmasının “devletin yükümlülüğü” olduğunun vurgulanmasını istedi.
 
Eğitim dilinin anayasa ile düzenlenmesine gerek olmadığını savunan Şentop, anadilinde eğitimle ilgili konunun daha önceki anayasalarda olmadığını, mevcut anayasadaki düzenlemenin darbe dönemiyle getirildiğini söyledi.
 
CHP’li komisyon üyesi Süheyl Batum ise eğitim hakkıyla ilgili üç şekilde düzenleme yapılabileceğini vurgulayarak “Ya AKP’nin dediği gibi yapıp, bunu yasayla düzenleyeceğiz. İkinci olarak BDP’nin dediği gibi Kürtçe eğitim dili olacak. Üçüncü olarak da bizim dediğimiz gibi eğitim Türkçe olacak ama diğer dillerin de öğretilmesine imkân tanınacak. Ama hangisini benimsiyorsak bunu net bir şekilde ortaya koyalım. Eğer bizim önerimizi benimsiyorsak o zaman biz daha önce ortaya koyduğumuz düzenlemede değişiklik yapabiliriz” görüşünü dile getirdi.
 
Bu arada oturumu yöneten MHP’li Bal ile CHP’li Batum arasında konuşma sırası konusunda kısa süreli bir tartışma yaşandı.
 
Kürtçe mi böler Türkçe mi?
 
Daha sonra konuşan MHP’li Bal, kendilerinin anadilinde Kürtçe eğitime karşı olduklarını belirterek “Anadilinin Kürtçe olması Türkiye’yi böler” dedi. BDP’li Bengi Yıldız ise bu ifadeye tepki göstererek “Kürtçe anadilinde eğitim ülkenin bölünmemesinin tek yolu. Aksi takdirde bölmeyelim derken siz böleceksiniz” karşılığını verdi.
 
Toplantıda daha sonra AKP’nin komisyon uzmanı Yavuz Atar, daha önce “eğitim ve öğrenim hakkı ve özgürlüğü” şeklinde yazılan madde başlığındaki “özgürlük” ifadesine dikkat çekerek “Bu durumda bu bir özgürlük. Velilerin çocuklarına nasıl bir eğitim vereceğine kimse karışamaz” görüşünü savundu.
 
Hak mı özgürlük mü?
 
Bunun üzerine söz alan CHP’li Batum ise Atar’a destek vererek eğitimin bir hak olduğunu, ancak özgürlük ifadesinin farklı durumlara neden olabileceğini söyledi. Batum, “Buraya özgürlük yazılırsa, örneğin birisi çıkıp ‘Ben kız çocuğumu okutmayacağım’ diyebilir. Ya da ‘Bu bir özgürlük, zorunlu eğitime çocuğumu göndermiyorum’ diyebilir. O nedenle ya bunu hak olarak yazalım ya da özgürlüğün ‘Zorunlu eğitimi kapsamadığını, veliye istediği şekilde davranma hakkı tanımadığını’ yazalım. Ya da özgürlük ifadesini kaldıralım” dedi.
 
MHP ve BDP konuyla ilgili görüş belirtmezken, AKP “özgürlük” ifadesine karşı olmadığını belirtti.
 
Kindar-dindar gençlik
 
AKP danışmanı Atar’ın, “Eğitim zorunlu ama bunun dışında öğrenciler başka eğitim de alabilmeli. Özgürlükten kasıt bu” sözleri üzerine CHP’liler “alternatif eğitim”in zorunlu temel eğitim sistemini bozacağını belirtti. CHP’li Rıza Türmen, “Sayın Başbakan’ın dindar ve kindar eğitim söylemine katılmıyorsunuz, öyle anlaşılıyor” sözleri üzerine Şentop, “Hayır efendim, dindar bir gençlik olmalı” karşılığını verdi.
 
Bunun üzerine CHP’li Atilla Kart, Konya merkezdeki bazı başarılı okulları sıralayarak “Bunlar 60-80 yıldır ilköğretim olan ve başarılı okullar. Ama iktidarın son yıllardaki uygulamalarıyla bu okulların tümü imam hatip liselerine dönüştü. Eğitimde birlik, laiklik ilkesini ihlal etmemek, kamu kaynakları adil kullanılarak ve ayrımcılığa yol açılmamak kaydıyla elbette imam hatip talebi karşılanabilir ama yapılan uygulamalarla eğitimde birliğin ve laikliğin içi boşaltılıyor, rövanş duygusundan kurtulunamıyor ve mevcut merkezi okulların hedef seçiliyor. Bu Türkiye’nin şu anda en önemli sorunlarından biri” dedi. (SBK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com