Türkiye, Fransa'nın Cezayir katliamını TBMM'ye niçin taşımıyor?

Türkiye, Fransa'nın Cezayir katliamını TBMM'ye niçin taşımıyor?
Sözde soykırımı inkar yasası, Fransa'da senatonun da onayından geçti...

Sansursuzhaber.com / Fransa'nın "susturan yasası" yürürlüğe girdi ve yasayla sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere hapis ve para cezası geldi.

HABERİN VİDEOSU İÇİN TIKLAYINIZ!

Yasanın geçtiğimiz ay Fransız Meclisi'nde kabul edilmesinin ardından Türk Hükümet'i de 8 maddelik bir yaptırım paketi açıkladı ve kamuoyuna sundu. Ancak açıklanan bu 8 maddelik yaptırım paketinde ekonomik yaptırımlar yoktu. Sözde yasanın mecliste kabulünün hemen ardından, kamuoyunda Fransız mallarını boykot etme ve etmeme arasında bir kararsızlıklar sinsilesi hakimken, daha temelden ve sağlam kararları halktan önce alması gereken Hükümet, yaptırım paketinde ekonomik temelli hiçbir cümle sarf edemedi. Net, inandırıcı ve direkt çözüme dönük adımlar atılamadı. İthalatı durdurmak gibi yapılması gereken, ancak korku temelli tereddütler içeren zihniyet bu kararları alamadı.

Bu yaptırımların 1. maddesi Paris Büyükelçimizin istişare için Ankara'ya çağrılması oldu. Ancak Büyükelçi Tahsin Burcuoğlu, yasanın taslak aşamasında Türkiye'ye çağrıldıktan sonra Türkiye'de bir süre kaldı ve yasaya engel olmak amacıyla Paris'e gönderildi(!).

Dün "Daha da Fransa'ya gitmem" diyen Başbakan, bugün yaptığı açıklamada ise tavrını değiştirdi ve "Sarkozy seçilirse (gitmem de değil) gitmeyebilirim" e indirgedi.

Ayrıca; Başbakan yaptırımlar konusundaki toplantıyı, Hükümet olarak kabine toplantısı şeklinde değil de, AKP Genel Merkezi'nde yapmayı tercih etti.

Böyle önemli bir konuda gösterilecek tavır veya yaptırım; Hükümet olarak değil, tüm muhalefet partileriyle koordinasyon içerisinde "Devlet" olarak "Ülke" olarak sergilenmeli ve iç siyasete alet edilmemeliydi.

Ancak Başbakan, ülke bütünlüğü içinde gösterilecek tavrı AKP'ye maletme, siyaset malzemesi yapma kaygısı içinde olduğunu da böylelikle gözler önüne sermiş oldu...

"Peki bu kaosa dönüşen ve zihinlerimizde pek çok soru işareti bırakan yaptırım sürecinde, daha net, daha kalıcı daha hedefe yönelik bir yöntem üstünden gidilemez miydi?" diye düşünürken şunu da eklemeden edemiyoruz: "Türkiye, Fransa'nın Cezayir katliamını TBMM'ye niçin taşımıyor"?

Fransa'nın sömürgesi olan Cezayir'de 1945 - 1963 yılları arasında gerçekleştirmiş olduğu soykırım ve katliamlar belgeleri ve belgeselleriyle yayınlandı.

Fransız devrimini ve rönesansı dillerine pelesenk edinmiş Fransız aydınları başta olmak üzere Fransız Hükümeti'nin "siz şunu katlettiniz, siz bunu katlettiniz" demeden önce şapkalarını önlerine koyup düşünmeleri gerekmez mi? Peki onların düşünmediğini, öfkemizi nereden çıkartacağımızı bilemez bir halde zayıf bir duruş sergilemek yerine neden biz düşünmüyoruz. Ve neden Hükümet daha sağlıklı bir politika izleyemiyor?

Düşünce özgürlüğüne fanatik bir şekilde önem veren müthiş (!) batı kendi katliamına otosansür uygularken, neden Türk Hükümet'i de Fransa'nın Cezayir katliamına otosansür uyguluyor?

8 Mayıs 1945 yılında ikinci dünya savaşı bitmiştir, fakat bu savaşta "bağımsızlık sözü aldıkları için" Fransızlarla beraber savaşan Cezayirlileri bir sürpriz beklemektedir. Evlerine dönen Cezayirliler on binlerce Cezayirlinin Fransızlar tarafından katledildiğini görürler...

Binlerce Cezayirli kireç fırınlarında yakılır ve kamyonlarla nehirlere dökülür... Fransızlar bununla yetinmeyip 2005 yılında "sömürgeciliği öven" bir yasa bile çıkardılar... Cezayir soykırımı mevzusunu tarihçilere bırakan Fransa, Ermeni meselesini tarihçilere bırakmaz. Ve Türk Hükümeti de hem Cezayir soykırımını hem de sözde Ermeni soykırımı iddialarını tarihçilere ve Fransızların otokontrolüne bırakmaktadır...

Neslihan Uçar/Sansursuzhaber.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com