Türkiye'nin Kendi Hazırladığı Raporda Şok Ayrıntılar!

Türkiye'nin Kendi Hazırladığı Raporda Şok Ayrıntılar!
Türkiye'nin Mavi Marmara ile ilgili hazırladığı raporda, helikopterden inen 3 İsrail askerini gemi yolcularının yaraladığı ve esir aldığı kabul ediliyor! İşte ayrıntılar...

Gazze yolunda 9 kişinin öldüğü baskınla ilgili nihai rapordan: İsrail, yapılan anlaşmaya uymadı. Kaptan rotayı İsrail kıyılarının ters istikametine çevirdi, firkateynler İsrail yönüne dönmeye zorladı

İsrail'in geçen yıl 31 Mayıs'ta Mavi Marmara gemisine gerçekleştirdiği saldırının ardından 1 Eylül'de ara raporunu açıklayan Türkiye, dün New York'ta nihai raporunu sundu. Raporda, yardım konvoyunun yola çıkmasından önce Türk, İsrailli ve Amerikan yetkililer arasında, "Konvoyun zorlayıcı bir engellemeyle karşılaşması halinde rotasını Mısır'ın El Ariş limanına çevireceği hususunda anlaşmaya" varıldığı belirtilerek, olayların İsrail'in bu anlaşmaya uymadığını ortaya çıkardığı kaydedildi. Dokuz Türk vatandaşının hayatını kaybettiği saldırıyla ilgili İsrail'in BM Soruşturma Paneli'ne sunduğu raporun ardından dün Türkiye'nin panel nezdindeki Temsilcisi Büyükelçi Mithat Rende bir basın toplantısı düzenledi. Rende, saldırı ile İsrail'in seyrüsefer serbestisini ve deniz hukukunu ihlal ettiğini belirtirken, 31 Mayıs günü firkateyn, helikopter ve bot yatların yanı sıra denizaltıların da kullanıldığını söyledi. Rende, Türkiye'nin raporu ile merkezi Cenevre'de bulunan İnsan Hakları Konseyi raporu arasındaki benzerliklere de işaret ederken, İsrail askerlerinin isimlerinin raporda yer almadığına dikkat çekti.

Rende, "İsrail, raporundaki ifadeleri, istihbarat örgütüne ve İsrailli askerlere dayandırıyor. Bugün hukuki ihlal edenlerin, yarın buna ihtiyacı olabilir" dedi. İsrail'in silahlı bulunmayan gemiye yönelik saldırısında yolcuları terörize ettiğini savunan Rende, "Bazıları ifadelerinde hepimizi öldürecekler sandık. Beyaz bayrak sallandığı halde ateşe devam ettiler bilgisini verdi" dedi. Rende, Ashdod Limanı'na yardım malzemesi götürmek için yola çıkan Mavi Marmara gemisiyle ilgili Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun ABD Büyükelçisi ile görüştüğünü ve geminin yönünün El Arish Limanı'na döndüğü anda müdahale edildiğini de anımsatarak, "İsrail zorla geminin yönünü Ashdod'a çevirmeye çalıştı. Zodyaklarla bunu zorladı" diye konuştu. Rende, saldırı sırasında ölen 9 kişiden, 5'nin yakın mesafeden öldürüldüğünü, yaralılara dahi ateş açıldığını belirtirken, ABD vatandaşı Furkan Doğan'ın da yaralı iken öldürüldüğüne işaret etti. Ölenlerden Cevdet Kılıçlar'ın ise 2 kaşının arasından fotoğraf çekerken lazer güdümlü silahı ile öldürüldüğünü belirten Rende, İsrail'in iddialarına karşın gemide silah bulunmadığını vurguladı. Rende, "Sadece İsrail askerlerinden alınan silahlar anında denize atılmıştır" dedi.

'BEYAZ BAYRAK'A RAĞMEN
Raporda da, saldırı başlar başlamaz kaptanın Mavi Marmara gemisinin rotasını İsrail kıyılarının ters istikametinde, Batı yönünde 270 dereceye değiştirdiği ancak, İsrail firkateynlerinin sancak yönünde uç kısımdan yaklaşarak, konvoyun yönünü İsrail'e çevirmeye zorladıkları belirtildi. İsrailli askerlerin helikopterlerden Mavi Marmara'ya halat kullanarak indiklerinin kaydedildiği nihai raporda, "Üç asker, yolcular tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Bu askerler ölümcül olmayan yaralarının tedavisi amacıyla alt güvertelere taşınmışlardır. İsrailli askerler, üst güverteye indikleri andan itibaren ayrım gözetmeksizin ateş ederek yolcuları öldürmüş ve yaralamışlardır" denildi. İsrail askerlerinin "kurşun yağmurunun, yolcuların beyaz bayraklar sallamalarına ve geminin anons sistemi üzerinden muhtelif lisanlarda yapılan teslim olduklarına dair duyurulara rağmen" devam ettiğinin vurgulandı.

"Filistin'in tanınması gerekir"

İsrail raporunda, San Remo el kitabı hükümlerine dayandırarak, deniz ablukasının hukuki olduğunu savunmuştu. Rende, İsrail'in uyguladığı ablukanın yasa dışı olduğunu belirtirken, "Gazze, İsrail'in işgali altındadır. Deniz ablukası uluslar arası hukuka aykırıdır. Bunun icra şekli de hukuka aykırıdır. Çünkü İsrail, keyfi uygulama yapıyor. Bütün siviller için abluka konamaz" dedi. Rende, basın toplantısında, Akel raporunda Hamas ile İsrail'in ilişkisini (uluslarası silahlı çatışma) olarak tanımladığını belirtti ve şunları söyledi: "Böylece San Remo el kitabına dayandırdıkları, denizde ablukanın yasallığını ispat etmeye çabalıyorlar. Hamas ile silahlı çatışmada olduklarını söylüyorlarsa Filistin'i de tanıması gerekir. Hamas'ın İsrail hapishanedeki elemanlarını savaş esiri olarak değerlendirmesi gerekir."

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com