Türkiye'ye haksız tutuklamadan bir ceza daha

Türkiye'ye haksız tutuklamadan bir ceza daha
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, (AİHM) Türkiye’yi yine haksız tutuklamadan tazminata hükmetti. Tutuklu bulunduğu esnada, kardeşi tarafından kimliğiyle suç işlenen Mehmet Nuri Çaçan gerçeğin ortaya çıkmasıyla serbest bırakıldı, 12 yıllık hukuk mücadelesini

Bitlis’te yaşayan Mehmet Nuri Çaçan, 29 Nisan 2000 tarihinde tutuklandı. Çaçan’ın tutuklu bulunduğu süre içinde kimlik kartıyla erkek kardeşinin suç islendiği tespit edilince 25 Temmuz 2000 tarihinde, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından tahliye edildi. Çaçan, uzun süren evrak isleri nedeniyle cezaevinden ancak 7 Ağustos 2000 tarihinde çıkabildi.

4 Şubat 2002 tarihinde de İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Çaçan’ın beraatine karar verdi. Çaçan, 27 Ekim 2000 tarihinde, 466 sayılı Kanun uyarınca, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne haksız olarak tutuklu bulunduğu 3 ay 8 günlük süre için tazminat talebiyle dava açtı. Yargılama süreci boyunca mahkeme, 21 duruşma yaptı ve 2007 yılında tazminat talebinin kısmen kabul etti. Karara itiraz edilence Yargıtay, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi önündeki yargılamaların kesinleşmemiş olması nedeniyle, yerel mahkemenin tazminat kararını bozdu. Yerel Mahkemede de Yargıtay tarafından verilen karar çerçevesinde davayı düşürdü. Çaçan da davayı AİHM’in gündemine taşıdı.

YARGILAMALARDAKİ GEREKSİZ ERTELEMELERDEN ADLİ MAKAMLAR SORUMLU"

Çaçan, AİHM’e yaptığı başvuruda, Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdürülen yargılamaların uzunluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde belirtilen “makul süre” şartına uymadığını belirtti. Türkiye ise savunmasında Çaçan’ın davasını takip ederken gereken özeni göstermediğini ve bizzat kendisinin gecikmeye sebep olduğunu, yargılamalarda meydana gelen uzunluğun ulusal mahkemelere yüklenemeyeceğini savundu. Çaçan’ın başvurusunu kabul edilebilir bulan AİHM ise yerel mahkemelerce yürütülen yargılamaların 27 Ekim 2000 tarihinde başlatıldığına ve 11 yılı aşkın süredir devam ettiğine dikkat çekerek, Çaçan’ın bazı belgeleri mahkemeye sunmamasının yargılamanın uzamasında etkili olduğunun altını çizdi. AİHM kararında, söz konusu sürecin yalnızca Çaçan’ın ertelemeye neden olan tutumuyla açıklanamayacağını belirterek, temyiz sürecinin uzunluğu ve duruşmalar arasındaki süreleri dikkate alarak, yargılamalardaki gereksiz ertelemelerden adli makamların sorumlu olduğu tespitinde bulundu.

"YARGILAMALARIN UZUNLUĞUNA İTİRAZ EDİLEBİLECEK ETKİN BİR HUKUK YOLU YOK"

AİHM kararında, yerel mahkemelerin makul süre içerisinde yargılamaları yürütmek için gereken özeni gösterdiğine ikna olunmadığını kaydederek, yargılama uzunluğunun AİHS’nin “makul süre” şartıyla uyuşmadığı sonucuna varıldığını belirtti. AİHS’nin 6. maddesinin ihlal edildiğine dikkat çekilen kararda, Çaçan’ın Türk hukukunda yargılamanın uzunluğuna ilişkin şikayetini dile getirebileceği herhangi bir merci ya da iç hukuk yolu bulunmadığı konusundaki şikayeti de değerlendirildi. AİHM, kararında Türkiye’yi yargılamaların uzunluğuna itiraz edebileceği, Türk hukuku çerçevesinde etkin bir hukuk yolu bulunmaması konusunda da suçlu buldu. AHİM, Türkiye’den gelen benzer davalara da atıfta bulunduğu kararında, Çaçan’a 4 bin 200 Euro manevi tazminat, masraflar içinde bin 200 Euro ödenmesine karar verdi. (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com