Türkler için değil Anzaklar için

Türkler için değil Anzaklar için
Bugün 3 yerli filmin gösterime girdi ve Çanakkale Yolun Sonu haftanın en ilgi çekici filmi olarak öne çıkıyor.
Yine geldik herkes için seyredilecek bir şeyler olan 6 filmi bir vizyon haftasına… Elimizdekilere bir bakalım; bu sene moda olduğu üzere yine bir Çanakkale filmi dikkati çekiyor ama bu kez kameranın arkasında Serdar Akar gibi sağlam bir yönetmen olduğu için gönlümüz rahat. Kağıt üzerinde yapıma da özen gösterilmiş gibi görünüyor, muhtemelen tüm zamanların en iyi “Çanakkale Savaşı” filmi olacak ama savaştan ziyade Enemy at the Gates tadında bir yan hikaye izletiyor ki bu bence daha doğru bir yaklaşım. 
 
 
KESKİN NİŞANCILARIN HESAPLAŞMASI: ÇANAKKALE YOLUN SONU

Takvimler Nisan 1915’i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı’nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale’de işgalci güçler aylardır sürdürdükleri kuşatmadan aylardır hiçbir şey elde edememiş haldedirler. Anzak güçleri daha sonra kendi isimleriyle anılacak olan Anzak Koyu’nda mağlup edilmişlerdir. … 
 
İçinde isimsiz kahramanlar Muhsin ve Hasan kardeşlerin de yer aldığı Hilal-i Ahmer cemiyetine mensup destek birliği zorlu bir yol sonrası cepheye ulaşır. Ne var ki siperlere girdikleri anda savaşın tahmin edemedikleri sert ve acımasız yüzüyle karşılaşırlar. Muhsin oldukça keskin bir nişancıdır ama her gün ölümle buruna burunadırlar. Yüzbaşı İbrahim Adil, Muhsin’i keskin nişancı olarak görevlendirmiştir ve yüzbaşıdan istediği tek şey kardeşi Hasan’ın cephe gerisinde görevlendirilmesidir. Muhsin bir başka keskin nişancı olan Şeref ile beraber en ön saflardaki düşman askerlerini avlarken keskin hüneri ve Anzak’ları tek tek indirmesi de tüm koya adının duyulmasına neden olacaktır. Fakat Anzak kuvvetlerinin başındaki İngiliz Binbaşı Steward’ın bu namlı Türk askerine karşı manevrası da gecikmeyecektir... 
 
Çalışmaları uzun süredir devam eden Çanakkale Savaşı’nı konu alan filmin genel direktörlüğünü Serdar Akar üstleniyor. Çanakkale Savaşı’nda yaşananları merkezine alacak film, isimsiz kahramanlar üzerinden Çanakkale cephesini orada yaşananları, kısaca bu dramatik öyküyü yeni bir bakış açısıyla beyazperdeye taşıyor.
 
Savaştan 98 yıl sonra yeniden gün yüzü gören özel ağır makineli tüfekler Genelkurmay Başkanlığının desteği ile de yeniden çalışır hale getirilerek filmde kullanıldı. Filmin gerçekçiliğinin en önemli unsurlarından biri bu olarak gösteriliyor.
 
Filmin çekim aşamasında, tüm görsel efekt süpervizörlüğü, görsel efekt kreatif katkıları ve görsel efekt uygulamaları ve de post prodüksiyonu yerli Digiflame firması tarafından gerçekleştirilmiş. 
 
Keskin Nişancı Onbaşı Muhsin karakterinin kullandığı Rus yapımı Mossin-Nagant keskin nişancı tüfeği gerçekten de savaşta birebir kullanılan model. 
 
Karakteri canlandıran Gürkan Uygun Ankara Mamak’taki Askeri Keskin Nişancı Eğitim Merkezi’nde, uzman keskin nişancı eğitmenler tarafından özel askeri eğitim aldı.
 
Film için Çanakkale’nin Ezine ilçesinde 4000 m2’lik bir alana Anzak Koyu birebir inşa edildi ve süreci tarih danışmaları da gözlemledi. Filmde kullanılan bütün savaş mühimmatı ve filikalar, tarihi dokuya uygun olması açısından özel olarak üretildi. Tüm bu ön hazırlık süreci 2 yıl sürdü. (AAK)


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com