Tutuklu vekiller bu kararı bekliyor!

Tutuklu vekiller bu kararı bekliyor!
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 200. duruşmaya sahne olurken, Silivri'de tahliye kararı heyecanı yaşanıyor. Adli kontrol sınırının kalkmasıyla tahliye talebinde bulunan tutuklu vekiller hakkında çıkacak karar hem Silivri'de hem CHP heyetinde heyecanla be
Üçüncü Yargı Paketi kapsamında CMK'nın 109. maddesinin 6352 sayılı kanunun 98. maddesi ile değiştirilmesinin ardından binlerce sanığa tahliye umudu doğdu. Bununla birlikte CHP Milletvekili Mustafa Balbay’ın avukatı Mehmet İpek de mahkemeye 3 sayfalık dilekçe sunarak 3. Yargı Paketi kapsamında tahliye talebinde bulundu. Tahliye talepleri hem Silivri'de hem de CHP de heyecan yarattı. Aralarında CHP İstanbul Milletvekilleri Aydın Ayaydın ve Mahmut Tanal'ın da bulunduğu CHP heyeti sabah saatlerinde Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek beklemeye başladı. 
 
'BALBAY 3.5 YILDIR TUTUKLU'
 
Balbay’ın 3.5 yıldır tutuklu olduğu belirtilen tahliye dilekçesinde, "6352 yasayla değişik CMK’nın 109/1 maddesi uyarınca milletvekili olan müvekkilimiz Mustafa Balbay’ın tutukluluk halinin kaldırılarak adli kontrol altına alınmasına karar verilmesini saygı ile vekalaten arz ve talep ederiz" denildi.
 
Yasa kapsamında adli kontrol tedbirinin 3 yıllık üst sınırının kaldırılması ve adli kontrol hükümlerinin mahkeme heyetinin insiyatifine bırakılmasının ardından tahliye talepleri art arda geldi. Adli kontrol hükümleri içinde konutunu veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek gibi seçenekler yer alıyor. 
 
200. DURUŞMA GÖRÜLÜYOR
 
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen 68’i tutuklu 273 sanıklı Ergenekon Davası’nın 200. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nin içinde bulunan küçük salonda yapılan duruşmada CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, gazeteci Tuncay Özkan, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, İbrahim Şahin, Alparslan Arslan, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Mehmet Perinçek’in de aralarında bulunduğu 51 tutuklu sanık hazır bulundu. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, emekli Orgeneral Hurşit Tolon, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, emekli Tuğgeneral Levent Ersöz ve Sedat Peker’in de aralarında 17 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.
 
NEVZAT TARHAN’IN KİMLİK TEPSİTİ YAPILDI
 
Duruşmada tanık olarak dinlenen Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın, kimlik tespiti ve yeminin ardından ifadesi alındı. 14 yaşında Türk Silahlı Kuvvetlerine girdiğini söyleyen Tarhan, 1996 yılında kıdemli albay olarak görev yaparken emekli olmak zorunda bırakıldığını söyledi.
 
"DÜŞMAN OLARAK ALGILANMAK ÇOK AĞRIMA GİTTİ"
 
1997 yılında bin 555 subay ve astsubayın TSK’dan uzaklaştırdığını belirten Tarhan şunları söyledi: "14 yaşında girdiğim silahlı kuvvetler içinde neden birden bire iç tehdit olarak görüldüğümüzü araştırmak amacıyla Adaleti Savunanlar Derneği’ni kurduk. 28 Şubat sürecinde askerlerin planlı bir şekilde tasviye edildiğini toparladık. Bunarlı ’Ben Disiplinsiz Değilim’ adlı kitapta anlattık. 1994 yazında Cumhuriyet Gazetesi’nde ’GATA’da irtica’ isimli bir haber çıktı. Bundan sonra GATA’da denetlemeler başladı. 35 öğretim üyesinin tayini çıktı. Ben doçenttim, profesörlüğüme 1 ay kalmıştı. Çorlu’ya veteriner kısım amirliğine gönderildim. Sıradışı bir tayindi. İtiraz edip mahkemeye verdim. Göreve iade edildikten 5 ay sonra da tayinim çıktı. O dönemde Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’di. Tekrar mahkemeye verdim. Göreve iade edildikten sonra Haydarpaşa’nın komutanı Çetin Harmankaya ile görüştüğümde bana, ’Silahlı kuvvetler içinde emir komuta zinciri dışında bir odak var, sizi istemiyorlar, yaşam tarzınızı beğenmiyorlar’ dedi. Bunun üzerine bende emekliliğimi istedim. Rahmetli eşim tesettürlüydü. Bu iç tehdit olarak algılanmak için yetiyormuş. Düşman olarak algılanmak çok ağrıma gitti. Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Hikmet Köksal ve GATA Komutanı Fahrettin Alparslan’a dava açtım. Tazminat kazandım. Mahmenin başkanı değişti. Yargıtaydan sonra karar aleyhime sonuçlandı. O süreçte silahlı kuvvetlerde zararlı bir unsur olarak görülmek hoş değildi. Silahlı kuvverlerdeki böyle bir yapıyla ilgili bir şüphemiz kalmadı ama kanıt olarak ne sunabilirim. Dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın arkadaşı İbrahim İşcan, ’Devlet içinde devlete rağmen bir yapı var. Karadayı da o yapının içinde’ demişti"
 
Duruşma Nevzat Tarhan’ın savcılıkta verdiği ifadesinin okunması ile devam ediyor. (NSK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com