Usta neler oluyor?

Usta neler oluyor?
Önünde mikrofonu bulduğunda, dinleyiciler de müritlerinden oluşuyorsa ne yapıp edip eskisiyle yenisiyle Ce-Ha-Pe’ye söylemediğini bırakmıyorsun…

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Perşembe günü Uluslararası Kobi Şurası’nda da hedefte yine Ce-Ha-Pe vardı. Reyhanlı katliamını yine dile getirip katliamdan Ce-Ha-Pe’yi sorumlu tuttun. Tüm istihbarat kaynakları senin kontrolünde. Gerçekten Ce-Ha-Pe’li iki milletvekili, söyledikleri gibi ESED’le tutuklanan kameraman Cüneyt ÜNAL’ı kurtarmak için konuşmayıp Reyhanlı katliamını planlamışlarsa suçlayacağın yerde neden gereğini yapmıyorsun? Gönder bir fezleke. Kaldır dokunulmazlıklarını, tutuklat ve yargıla. Eğer bunu yapmıyorsan; suçluları korumakla sen de suç işlemiş olmuyor musun?
 
Sonra daha da ileri gidiyor. Tüm sokak hareketlerinin arkasında dış güçler adına hareket eden CE-Ha-Pe’nin bulunduğunu söylüyorsun. Yakında Ce-Ha-Pe’nin aslında bir siyasi parti değil bir ‘terör örgütü’ olduğunu söylersen gerçekten şaşırmam.
 
Mısır’a giderek tüm taraflar ile temas kuran eski diplomat iki Ce-Ha-Pe milletvekili için hangi sıfatla gittiklerini sorguluyorsun. Bağışla onları, senden izin alarak gitmeleri gerekirdi değil mi?
 
Peki, o zaman ben de sade bir vatandaş olarak sormak istiyorum. 2003 tarihinde Oval Ofis’te G. BUSH‘a parlamentonun yetkisinde olan bir konuda garanti verirken sıfatın neydi? Yoksa meclis her konuda sana hukuki deyimiyle ‘ahzü kabza’  bir vekâletname mi vermişti?  İnsan birilerini suçlamaya kalkarken mazisini de unutmamalı değil mi be Usta?
 
Yine ayni toplantıda “Her alanda başarılı olduk ama sadece bir alanda başarılı olamadık. Muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarılı olmadık.” dedin.
 
Bak Usta bu olmadı işte. Bu günahın bugüne kadar aldığın bütün sevapları aldı götürdü. Olacak iş mi? Bakma sen el âlemin “İktidar her rejimde vardır ama muhalefet yalnız demokrasilerde vardır.” dediğine. İleri demokrasilerde artık muhalefete ihtiyaç olmadığını bilmiyor bu münafıklar. Neyse sadede gelelim. Bir şeyi unutuyorsun Usta. Herkes senin gibi düşünsün istiyorsun. Düşünmeyene kızıyorsun. Senin partin iktidar, diğerleri ‘muhalefet’ diye anılıyor. ‘Muvafakat’ diye değil. Onların tek silahı var; konuşmak. Sen ise yaptığın işle cevap vereceksin, sözle değil. Ama sen onlardan daha fazla konuşuyorsun. Buna ne gerek var. Ne demiş şair? “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz/ Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” Bırak konuşsunlar. Sen işine bak..  
 
Ayrıca bırak şu gariban parti ile uğraşmayı. Yine aynı toplantıda bir daha asla iktidara gelemeyeceklerini sen söylemedin mi? Böylece bu ülkenin bundan sonra Allah’a şükürler olsun sadece A-Ka-Pe tarafından yöneticiliğine de herkes inandı.
 
Evlerinde zor tuttuğun %50 ne dersen yapmak için bir işaretine bakıyor. Ce-Ha-Pe’nin gerçek(!) yüzünü ortaya çıkarmaya devam edersen bir güne tek Ce-Ha-Pe’li kalmayacak. Dün Bekir ÇOŞKUN yazmıştı. Aslında halk her şeyin farkında. Ülkede ne zaman olumsuz bir olay olsa yapılan anketler de A-Ka-Pe’nin oyları artıyor. Çünkü tüm melanetlerin(!) arkasında Ce-Ha-Pe’nin olduğunu halk çoktan anlamıştır herhalde. Gel daha fazla yüklenme, bu parti de alacağı 3-5 kıytırık oyla Cumhuriyet’in kuruluşunun nostaljik bir anısı olarak yaşasa ne olur?
 
Usta arkanda halkının her gün çığ gibi artan teveccühünü ve desteğini gördükçe senin de hayır ve hasenatın artıyor. Tüm faizlerin yükselişe geçtiği bir dönemde esnafının, zanaatkârlarının ve çitçilerinin aldıkları kredilerin faizlerini düşürdün. Varlık Barışı çıkararak yurt dışındaki servetlerin %2 gibi bir meblağ ödenerek kara paradan aka dönmesini sağladın. Üç çocuklu ailelere gelir vergisinde indirim sağladın. Yılbaşında tüm emeklilerine seyyanen bir zam vermeye hazırlanıyorsun. Her yerde teknolojinin devreye girmesiyle istihdam edilen eleman sayısı azaltılırken biz de tam tersine işlerimiz eleman eksikliğinden aksıyor olmalı ki daha dün iki yüz binden daha fazla yeni kadro ihdas edildiği açıklandı. Dört dörtlük Alevi olduğunu kanıtlamak için de Cem Evleri’ni bir anlamda ibadethane statüsüne sokmaya hazırlanırken Alevi Dedeleri’ne maaş bağlanacağı söyleniyor. Ordu zayıflatılırken polisini güçlendirmeye devam ediyorsun. Bir ay önce toplum polisin için on bin kişinin daha alınması kararı verildi. 65 yaşını aşmış vatandaşların artık belediyelere ait taşıma araçlarında bedava seyahat edecek, şehirlerarasında da % 50 indirim yapılacak. Devletin imkânları yetmiyor olmalı ki emeklilere maaş ödeyen bankaları; ucuz kredi, aidatsız kredi kartı ve masrafsız bankacılık hizmetleri gibi promosyonlar vermeye zorluyorsun. Bu arada şehit yakınları için öylesine imkanlar sağladın ki; ailesini seven işsiz, fakir bir delikanlı, sadece ailesinin geleceği için gönüllü(!) şehit olmaya kalkabilir. Benzetme yerinde ise fakir sporcuların verilen çok yüksek ödülü almak için spor hayatını sona erdirme pahasına doping yapmasına benziyor. Bilmeyenler duysun diye söylüyorum. Şehit ailelerine TOKİ’den bir daire veriliyor. Şeref madalyası veriliyor ve maaş bağlanıyor. Birinci  derecede bir yakınına kamuda devamlı kadro verilecek. Kendisinden sonra gelen erkek kardeşi askerlikten muaf tutulacak. Kamu kurumlarına ait sosyal tesislerde şehit yakınları kurum personeline tanınan koşullar ile yararlanabilecek. Elektrik ve su parası ödemeyecek.. vs. vs. Allah senden razı olsun. Hiçbir şey bir candan daha kıymetli değildir ama şehit yakınlarına gerçekten çok iyi imkânlar sağladın. Çok hayır dualarını alacaksın.
 
Yurt dışında özellikle Amerika’da ülkeyi ve seni küçük düşürecek karikatürler yayınlanıyor. Ama bu karikatürleri bizim basın hiç yayınlamıyor. Bunun sebebi ne olabilir?
 
Onlar dediğin kesim var ya neler söylemiyor neler? Şüphesiz hepsi kıskançlıktan kaynaklanıyor. “Bakmayın Başbakan’ın öyle yükseklerden attığına sandıktan korkuyor. Bu nokta atışlı desteklerin tek hedefi sandıktan çıkmak ve devletin zirvesine oturabilmek.” diyorlar.
 
Yine aylardır dikkatlerin Suriye ve Mısır’a çevrilmesinin nedeninin de Çözüm Süreci için zaman kazanmak olduğunu söyleyenler var. Hiç olacak iş mi? Devlet teröristle pazarlık eder mi? Lafa bak lafa. Güya son hazırlanan Demokrasi Paketi mutabakatını almak için İmralı’ya gönderilmişmiş. Hâlbuki sen “Bana güvenin. Halkın istemediği hiçbir şey yapılmayacak. Ana dilde eğitim asla olamaz. Hiçbir taviz verilmeyecek. demiştin. Bizler de haliyle Başbakanın sözüne güveniyoruz. Paket açılınca aksini düşünenler mutlaka mosmor kesilecektir.
 
Suriye konusunda OBAMA ve PUTİN, senin gibi ve seni “ESED’in 3-5 haftalık zamanı kaldı.” diye yönlendiren Dışişleri Bakanın gibi düşünmediler, kendi bildiklerini yaptılar. Türkiye’yi taca attılar..
Son Söz: Aylardır kafam o kadar karışık ki anlatmam mümkün değil. Samimiyetime inanınız. Bugüne kadar ne AKP’ye ne de CHP’ye oy vermedim. Ülkem adına tüm endişelerimin yersiz olmasını ve Başbakan’ın sözlerinde haklı çıkmasını gönülden istiyorum. Aksi halde bu güzel vatanın bölüneceğinden ciddi olarak korkuyorum.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com