Uykunun hayatımızdaki yeri

Uykunun hayatımızdaki yeri
Hayatımızın yaklaşık 1/3'ü uykuda geçtiğinden dolayı dengeli bir hayat sürmek için dinlendirici uyku hayati bir önem taşıyor.

Hayatımızın yaklaşık 1/3'ü uykuda geçtiğinden dolayı dengeli bir hayat sürmek için dinlendirici uyku hayati bir önem taşıyor.
Aylık 'Mercek' bilim ve kültür dergisinde yer alan bir habere göre, uyku esnasında gün boyunca zihni meşgul eden aktiviteler, gerginlikler ve hafızaya alınan bilgiler adeta bir bilgisayarın belleğinin ayıklanması gibi ayıklanıyor. Uykuda hormon düzeyi dengeleniyor, sindirim sistemi çalışıyor, bağışıklık sistemi devreye giriyor ve deri yeniden yapılandırılıyor. Hücre bölünmesi uykuda yoğun bir şekilde devam ediyor. Uyku insan hayatının vazgeçilmez ihtiyaçları arasında yer alıyor. Vücudumuzun suya, oksijene ve gıdalara ihtiyacı olduğu ölçüde uykuya da ihtiyacı var.
Uzmanlar, akşamları yatmadan önce yatak odasının iyice havalandırılmasını tavsiye ediyor. Uyurken, özellikle de rüya gördüğümüz saatlerde vücut ısısının 2 derece artmasıyla birlikte organizma bol miktarda sıvı üretiyor. İşte bu nedenle sabahları uyandığımızda saçlarımız nemlenmiş, şekilleri bozulmuş oluyor. Yağ bezleri geceleri yenilendiğinden uyku sırasında yağ salgılaması genelde az oluyor. Bu nedenle cildi kuru olanların sabah iyice kurumuş bir ciltle uyandıkları görülüyor. Uyku uzmanları, kanımızdaki büyüme hormonu düzeyinin uykuya dalar dalmaz ani bir yükseliş gösterdiğini saptadı. Bu nedenle insan, yeterli miktardaki her uykudan sonra vücudu tazelenmiş bir şekilde uyanır.
Günlük uyku süresi kişiye ve yaşa bağlı olarak değişiyor. Genellikle yaş ilerledikçe uyuma süresi azalıyor. Ancak günlük ortalama 6 ila 8 saat arası uyku bir yetişkin için yeterli kabul ediliyor. Sık sık yeterince derin uyku uyuyamayan kişiler, hastalıklara karşı daha dayanıksız oluyor. Böyle durumlarda vücudun ritmi kontrolden çıkıyor. Bu dengesizlik cilde yansıyor, cilt kuruyarak pul pul kalkıyor ve çatlıyor. Hücre bölünmesi düzenli gerçekleşemediği için cilt giderek inceliyor. Kuru cilt daha da kururken, pürüzlü cilt de iyice bozuluyor. Uzmanlar, uyku zamanı olarak ise en ideal olan vaktin gece uykusu olduğunu belirtiyorlar. Her türlü uyku bozukluğunda gündüz uykusu ile takviye tavsiye edilmeyerek gece uyumanın önemi üzerinde duruluyor. Ancak hücre yenilenmesi ve hormonal reaksiyonlar sadece geceleri meydana geldiği için, bilinenin aksine öğle uykusunun büyük bir katkısı olmuyor. Çünkü insan beyninin salgıladığı melatonin hormonu hava karardıktan sonra üretiliyor ve cildin yenilenme işlemini de bu hormon başlatıyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com