"Uzaktaki Yakin: Uluslararası Hazreti Üftade Sempozyumu"

Uzaktaki Yakin: Uluslararası Hazreti Üftade Sempozyumu
Başbakan Yardımcısı Arınç: "Kuru kavga peşindeyiz, hani sekülerlik kötü bir şey değil ama her şeyimiz çok dünyevileşti. Bütün hesaplar bunun üzerine. Oysa Hazreti Üftade ve benzerlerinin yaşadığı hayattan alacağımız çok örnekler var"

BURSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Kuru kavga peşindeyiz, hani sekülerlik kötü bir şey değil ama her şeyimiz çok dünyevileşti. Bütün hesaplar bunun üzerine. Oysa Hazreti Üftade ve benzerlerinin yaşadığı hayattan alacağımız çok örnekler var" dedi. 

Arınç, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Türk Kadınları Kültür Derneği İstanbul Şubesi, Kerim Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı tarafından Tayyare Kültür Merkezi'nde (TKM) düzenlenen "Uzaktaki Yakin: Uluslararası Hazreti Üftade Sempozyumu"nun açılışındaki konuşmasında, Hazreti Üftade için böyle güzel bir toplantı tertiplemenin, onun yolunu, izini tekrar görmenin çok önemli olduğunu söyledi. 

"Uzaktaki Yakin" isminin de fevkalade güzel olduğunu dile getiren Arınç, sempozyum kapsamında, değerli bilim adamları ve araştırmacıların Hazreti Üftade'yi anlatacaklarını belirtti. Arınç, bu tür toplantıların mutlaka takipçisi olmaya çalıştığını vurgulayarak, "2014 yılındayız, yaşımız da 60'ın üzerine çıktı. Son yıllarda çok dünyevileştiğimizi farkediyorum. Her şey paradan, makamdan, şöhretten, şehvetten, mevki, makam hırsıyla birbirimizin gözünü oymaktan geçiyor. Bir kavganın içindeyiz. kendimize dönecek, neyiz, kimiz, ne amaçla geldik, ne yapıyoruz, nereye gideceğiz, bunların farkında bile değiliz" diye konuştu. 

Sabah gazetelerin birinci sayfalarına baktığını, her zamanki malum haberler ve bu haberler üzerine yazılmış yorumları okuduğunu ifade eden Arınç, şöyle devam etti: 

"İşi köpürtmek, başka noktalara çekmek, akla zarar yorumlar yapmak. Şöyle bir bakarım. Biraz sonra da onların (gazeteciler) huzurunda imtihan olacağız. Bu neden böyle konuştu, bu neyi amaçladı, bu sözün altında ne var, bunun sonu nereye varır, ağustosta ne olacak, eylülde ne ile karşılaşacağız? Borsa nasıl olacak, endeks nereye vuracak? Bunların kavgası var. Herkes bir yere gelmek, bir yerden gitmek, kendisine bir şeyler hazırlamak kavgasıyla meşgul. Evlerde bu kavga var. İş yerlerinde, sokakta bu kavga var. Kuru kavga peşindeyiz, hani sekülerlik kötü bir şey değil ama her şeyimiz çok dünyevileşti. Bütün hesaplar bunun üzerine. Oysa Hazreti Üftade ve benzerlerinin yaşadığı hayattan alacağımız çok örnekler var. İnsanların edepli olmaya çok ihtiyacı var, haya sahibi olmak çok büyük bir nimet, iffet sahibi olmak çok büyük bir zenginlik. Bunları bize hatırlatacak güzel örneklere ihtiyacımız var. 'Kaba softalık', merhum Necip Fazıl'ın deyimiyle, 'kaba Müslümanlık', 'kaba önderlik' bize yakışmıyor. Bir estetik olmalı, bir edep olmalı, edipler edepli olmalı. Her şey nezaket içinde olmalı ve gönüllere hitap edilmeli, sadece ceplere değil veya mevkiler makamlar üzerine kavgalara değil."

Arınç, insanların ellerinden bilgisayarları düşürmediklerini, cep telefonlarından vazgeçmediklerini ifade ederek, mecbur kalmadıkça cep telefonunu yanında da taşımadığını, sadece açma kapama işlemini bildiğini, ancak 4 yaşındaki torununun bütün işlemlerini bildiğini anlattı.

Celvetiye, Şazeliyye, Kadirilik, Halvetilik gibi tarikatların, izlerinin Balkanlarda hala yaşadığını belirten Arınç, bu coğrafyalarda yaşanan acılara rağmen, bu tarikatların varlıklarını sürdürdüğünü belirtti. 

- "Bu kadar dünyevileşmek kötü"

Arınç, "Sesini yükseltme, sözünü yükselt" diye bir söz olduğunu, hiçbir şeyin bağırmakla çağırmakla olmadığını, sözün güçlü olması gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti: 

"Toprağı işleyen yağmur sağanaktan daha bereketlidir. İnce ince yağar toprağı işler, bereket verir. Öbürü sel olur gelir, toprağı da alır götürür. Bizde şu anda sesini yükseltenler revaçta. Ne kadar çok bağırırsa, ne kadar gözleri çakmak çakmak olursa, gözlerinin damarları kırmızı kırmızı fırlarsa, boyunlarından damarlar fışkıracak hale gelirse iş yaptığını zannediyor ama söz yok. Yani sözün içinde hikmet olmalı. Sözün içinde bilgelik olmalı, o yok. Hepsini topla elliyle çarp, hiç. Hiçbir etkisi yok. Bence büyüklerin halleri, hareketleri, güzel sözlerinin bize faydası var. Bu kadar dünyevileşmek kötü. Uhrevileşelim mi? Hayır, iki taraflı dünyadayız. Elbette, mana alemini de ebedi hayatın da büyüklerimizin, önderlerimizin, şüphesiz Cenab-ı Hakkın bize emirleri, Kur'an-ı Kerim'i, Peygamberimizin sünnetleri, hadisleri, büyüklerin gösterdiği mürşitlerin büyük izleri bizler için çok önemli. O yüzden şu kadar büyük gürültü içinde Bursa'da Hazreti Üftade'yi tekrar hatırlamak anmak, hatta mümkünse bazen gözyaşı dökebilmek için bir araya gelmiş böyle güzel insanlar varsa bugün Bursa çok kazançlı."

- ''Kedicikler, bilmem necikler bunlar da birşey yaptıklarını zannediyorlar''

Bu camia içinde "Biz de ehl-i tarik"iz canım, biz de biraz Üftadeleri filan da biliriz" diye ortaya çıkanların olduğunu anlatan Arınç, "O, işin daha da feci bir tarafı. Onlar da kendilerini bu tür işlerle bilgili ve görevli zannediyorlar. Necip Fazıl dedi ki; zorluklar büyük buz dağları gibiydi. Biz ağzımızdan hoh hoh hohlayarak bunları erittik. Buz dağları erittik ama şimdi ortalık çamur oldu, çamurdan geçilmiyor'' ifadesini kullandı. 

''Şimdi de tarikat var. Şimdi de bize yol gösterenler var. Şimdi de işte saçıyla, sakalıyla, üstündeki kıyafetiyle çevresine topladığı 3-5 tane insanla bu işi yaptığını söyleyenler var'' diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: 

''İyilerinden Allah razı olsun ama çok bozukları var, çok yanlışları da var. Onlar da bu yolu bir ticaret yolu gibi kabul etmişler. Bazen televizyonlardan izliyoruz çevresindekilerle haha hihi, inşallah, maşallah başka birşey yok. Kedicikler, bilmem necikler bunlar da birşey yaptıklarını zannediyorlar. İslam, iman, Kur'an, edep, fazilet, namus, ar, haya adına hiç bir şey bulamıyorsunuz. Adam 'ben de Kadiriyim" diyor, bir başkası ''ben de şuyum'' diyor. Kendine bu yaftaları takanlar, bununla anılmak isteyenler var ama çabaları ne için, ticaretlerini daha çok artırmak, nüfuslarını çok daha genişletmek için. Belki de buradan siyasi bir amaca ulaşmak isteyenler de var. Şöhret yapmak isteyenler var. Önce tencere, tava işinden başlayan bir adam vardı. Sonunda geldiği noktayı maalesef acıyla görüyoruz. Bazı şeyler söylersem hemen de isim koyacaksınız, 'filandan bahsediyor' diye. Korkmam lazım. Bunlar da İslam'a çok zarar veriyor, bu yola çok zarar veriyor. Çocuklarını, eşlerini, servetlerini kaybedenler var bunların içinde biliyor musunuz? Kötü örnekleri göstererek bizzat şahit oldukları hayatın içinde 'Müslümanlık buysa ben kaçıyorum' diyenler var. O yüzden güzel örneklere gitmemiz, güzel insanlarla bir arada olmamız elbette onlardan duyduklarımızı, gördüklerimizi şeriata, imana, Kur'an'a, sünnete ölçü olarak uymamız lazım. Herkesin ağzından çıkanı elbette bir kuyumcu titizliğiyle ayarına bakmamız lazım. 'Bu adam söylüyor a ne kadar güzel' Bizim nefsimize de hoş geliyor. Hadi biz de böyle bir yol tutalım. Ortalık biraz da çamur oldu arkadaşlar, ayaklarımız çamura batıyor ve bu örnekler her gün maalesef bir yerden bir skandala da imza atıyor. Bu yüzden biz bunlarla yola gitmek yerine, bunlardan ne kadar uzak olsak Hakka o kadar yakın olacağız diye biz düşünüyoruz.'' 

''Müslümanlık çok güzel bir şey ama Müslümanlık ne kadar güzel derken herhalde örneğimiz IŞİD, El Nusra veya El Kaide değil'' ifadesini kullanan Arınç, şöyle devam etti: 

''Müslümanlık bu değil çünkü. Müslümanlık edebiyle, irfanıyla, gönül lisanıyla, okuduklarıyla, amel etmesiyle, çevreye güzel örnek olmasıyla, insanlara zarar vermemekle, insanların elinden, dilinden emin olduğu insanlar olarak hayatta yaşamakla ve inşallah, bugün, yarın bunların hepsi konuşulacak. Yolumuzu böyle bulmalıyız. Önce dostlarımızı, sonra yolumuzu çok iyi seçmeliyiz diye düşünüyorum. Bunları düşünmeye fırsat verdiği için bile Hazreti Üftade Sempozyumunu 3 defa alkışlamamız lazım. Allah onlardan razı olsun. Güzel bir örnek etrafında bizleri buluşturuyor. Bizlere hiç olmazsa bir uhrevi hayatın da bir güzellikler dünyasının da kapılarını açıyor. Onların da dünyevi hayatı vardı ama örnekti.''      

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com