Van'da CHP'yi Karıştıran Kürt Raporu

Van'da CHP'yi Karıştıran Kürt Raporu
Kürt sorunu stratejisini belirlemek isteyen CHP, Kürt meselesini Van'da masaya yatırdı. Programa kanaat önderlerinin istekleri damga vurdu.

 KILIÇDAROĞLU: ANADİLDE ÖĞRETİME SICAK BAKIYORUZ; ANADİLDE EĞİTİMİN BUGÜN İÇİN ÇÖZÜLEBİLECEK BİR SORUN OLDUĞUNA İNANMIYORUZ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, anadilde öğretime sıcak baktıklarını, ancak anadilde eğitimin bugün için özülebilecek bir sorun olduğuna inanmadıklarını söyledi.

CHP'nin, Van'ın Edremit ilçesi Merit Şahmaran Oteli'nde düzenlenen 3 günlük ''Siyasette Barışı Stratejisi Çalışması'' sona erdi. Kılıçdaroğlu, aynı otelde düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, Van'da olmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek Van'a miting yapmak için değil, Türkiye'nin sorunlarını bu ilde tartışmak, kanaat önderlerinin, akademisyenlerin, CHP'liler gibi düşünmeyenlerin sorunları nasıl algıladığını ve kamuoyuna nasıl yansıttıklarını dinlemek için kente geldiklerini söyledi.

''HERKESİN KENDİ ANADİLİNİ ÖĞRENMESİ BİR İNSANLIK HAKKIDIR, ONU TESLİM EDİYORUZ. AYRICA BİZ, ASİMİLASYONA KARŞIYIZ, ENTEGRASYONDAN YANAYIZ''

''Beyin fırtınası'' olarak adlandırdıkları toplantıda CHP olarak, dinleyici konumda olduklarını belirten Kılıçdaroğlu, pek çok şey öğrendiklerini bildirdi.

Katılımcıların toplantıda ''CHP'nin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da halktan daha fazla oy almak için ne yapması gerektiği sorusuna da cevap verdiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, ''Tartışmaların önemli noktalarından birisi de Kürt sorununu CHP nasıl çözmelidir, Kürt sorununa CHP nasıl bakmalıdır? Nasıl bakmalıdır ki çözerse CHP çözer anlayışı toplumda egemen olsun. Zaten bu anlayış var, değişik yerlerde söyleniyor. Bu algıyı güçlendirmek için CHP ne yapmalıdır? Bu konu tartışıldı'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, toplantıda sadece Doğu ve Güneydoğu'da Kürt sorununun ele alınmadığını, Doğu ve Güneydoğu'nun ekonomik sorunları, sosyal sorunları, faili meçhuller, geçmişle hesaplaşma, kadın ve kadına yönelik şiddet, bağımsız olarak şiddet, din ve mütedeyyin insanların kaygıları ve din konusu, idari reform, Avrupa yerel yönetimler özerklik şartı, yoksulluk ağırlı olarak ele alınan konulardan ve CHP'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki örgütlenmesi, örgütler halkla nasıl daha fazla iç içe almalı'' gibi konuların ifade edildiğini kaydetti.

Seçim barajı konusunda aşağı yukarı ortak bir kararın egemen olduğunu gözlediklerini belirten Kılıçdaroğlu, ''(Seçim barajı yüzde 5 olsun) diye bir düşünce var. Haksız gözaltı ve tutuklamalar tartışılan konulardandı. CHP'nin uzun süre bölgeye gelmemesi, bölge insanıyla diyalog kurmaması, kopukluğun oluşması ve bu sürecin uzun devam etmesi CHP'nin bu bölgede kan kaybetmesine yol açmıştır. CHP'den istenen bölgeye daha fazla gelin, yurttaşlarla daha fazla iç içe olun. Daha fazla diyalog kurun, sorunlarını çözecekseniz doğrudan gelin bu bölgede halka anlatın. Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanıyla daha fazla buluşmayı önerdiler bize'' şeklinde konuştu.

-''CHP ALGISI''-

Bölgede, bazı kesimlerce ''CHP algısının'' negatif olduğunun konuşmacılar tarafından ortaya konulduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, bu algıyı değiştirmek açısından CHP'ye görev düştüğünün de vurgulandığını ve bunun CHP'nin üzerinde düşünmesi gereken konulardan birisi olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, toplantıya bölgenin kanaat önderlerinin, akademisyenlerinin, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığını belirterek, özellikle CHP ile aynı doğrultuda düşünmeyenlerle bir araya gelmeye özen gösterdiklerini belirtti. Kılıçdaroğlu, CHP olarak eleştirileri ve önerileri dikkate alacaklarını, ortaya çıkan görüşlerin tamamına katılmasalar da bu görüşleri saygıyla değerlendirdiklerini belirtti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ''Demokrasilerde olması gereken 'bizim gibi düşünenlerle toplantı yapmak' değildir. Demokrasilerde olması gereken bizim gibi düşünmeyenlerin de bizim hakkımızda ne düşündüklerini öğrenmektir. Biz Van'da bunu yaptık'' diye konuştu.

-SORULAR-

Kılıçdaroğlu, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin bölgeden 5 bin kişinin katıldığı bir araştırma sonucunun rapor haline getirilerek toplantıda kendisine sunulduğu yönünde haberler çıktığını ifade etmesi üzerine Kılıçdaroğlu, böyle bir rapor olmadığını, yalnızca Bahçesaray ilçesinden gelen ve terör mağduriyetinden doğan tazminatlarını alamadıklarını ifade eden vatandaşların kendisine bir rapor ilettiklerini söyledi.

''Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın 'Kürt sorununun' çözümünde oynayabileceği role ilişkin tartışmalar olduğu ifade edilerek, toplantıda sizin önünüze bu yönde bir seçenek geldi mi? CHP olarak Öcalan'ın sorunun çözümündeki olası rolüyle ilgili ne düşünüyorsunuz?'' sorusuna Kılıçdaroğlu, ''Benim bulunduğum bütün tartışmaların içinde böyle bir olay gündeme gelmedi. Böyle bir tartışma da söz konusu olmadı ama değişik görüşler kanaat önderleri tarafından dile getirildi'' yanıtı verdi.

Anadilde eğitim tartışmasına ilişkin soruyu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, toplantıda bu konunun da gündeme geldiğini belirti.

Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine, ''Anadilde eğitimin olması gerektiğini, öğretimin olması gerektiğini, anadilde eğitimin olmasının sakıncalarının'' tartışıldığını söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin, ''bölgeyle söylem birliği adına CHP'nin, soruna 'Kürt sorunu' adını koyuyor mu?'' sorusuna da şu yanıtı verdi:

''3. yol ile 'Kürt sorunu' farklı arkadaşlar. Kürt sorunu, bizim gördüğümüz sorunların bir parçası, az önce söyledim. Kürt sorunu da orada tartışıldı ama olayın ekonomik, siyasal, toplumsal yönü, kültürel yönü onlar da tartışıldı. Bir 3. yol dediğimizde olayı bir bütünlük içinde görüyoruz ve 3. yolda bizim hedefimiz şu, ondan vaz geçmiş değiliz. 'Etnik temele dayalı siyaset, inanç temeline dayalı siyaset doğru değildir' diyoruz. Biz kişilerin etnik kimliğine de inancına da saygılıyız ama biz var olan sorunların çözülmesini istiyoruz. O sorunlar çözülürken de olayı tek pencereden görmeyi yanlış olduğunu görüyoruz, yanlış olduğunu düşünüyoruz. Etnik temelli siyaset olayı sadece etnik pencereden görür, inanç temelli siyaset sorunu sadece din penceresinden görür, olay bu kadar basit bir olay değildir, olayın pek çok boyutu var. o boyutta burada tartışıldı.

Gerçekten ekonomik, sosyal, faili meçhuller, geçmiş ile hesaplaşma, şiddet, din, idari reform, yerel yönetimlerdeki reform, özerklik şartı, kadına yönelik şiddet, yoksulluk, parti örgütlenmesi, bütün bunların tamamı tartışıldı. 3. yolda biz, AKP ve BDP dışında bölgeye evrensel haklar, evrensel özgürlükler, demokrasi açısından biz bu bölgeye geliyoruz. Herkese ekonomik güvence vermek, herkesin dünya ile bütünleşik bir ortamda bir hukuk sisteminde yaşamasını istiyoruz. bizim istediğimiz bu...''

-''SAVCI RECEP BEY''-

Kılıçdaroğlu, anadilde eğitim konusundaki bir başka soru üzerine de ''Anadilde öğretime sıcak bakıyoruz, anadilde eğitimin bugün için çözülebilecek bir sorun olduğuna inanmıyoruz'' dedi.

Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklanan Gazeteci Soner Yalçın'ın sorgusunda ''CHP'den kimlerle görüştüğü'' şeklide soru yöneltildiği ifade edilerek, bunu değerlendirmesinin istenmesi üzerine  Kılıçdaroğlu, ''bu konu tartışılmadı ama başsavcının talimatıyla gelişen olaylar, bu tür soruların sorulmasına olanak sağlayabilir. Başsavcının kim olduğunu da biliyorsunuz harhalde; Recep Bey...''

Kılıçdaroğlu, ''toplantıdan çıkan hangi görüşlerin CHP'nin seçim bildirgesinde yer alacağının belli olup olmadığı sorusuna, ''Hayır, şunun için diyorum; çünkü görüşmeler hala devam ediyor. o tartışmalardan 10-15 gün sonra toplantıyı yöneten akademisyen, bize hangi konularda uzlaşma oldu, hangi konularda uzlaşı olmadı bunlar bize gelecek, bir rapor olarak sunulacak, biz o zaman değerlendirebileceğiz ancak. Hemen bugünden şunları alacağız, şunları almayacağız' demek doğru olmaz'' yanıtı verdi.

''Anadilin öğretilmesi konusunda CHP'nin kendi bakış çerçevesinin'' sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Anadil yasağının kaldırılmasıyla ilgili ilk teklifi veren CHP'dir. Herkesin kendi anadilini öğrenmesi bir insanlık hakkıdır. Onu teslim ediyoruz. Ayrıca biz, asimilasyona karşıyız, entegrasyondan yanayız. Bu da bizim parti programımızda var, kurultay tarafından kabul edilen programımızda var. Temel hak ve özgürlükleri genişletmek, bizim temel hedeflerimizden birisidir.''

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin ''Anadilde öğretimde zaten sorun yok ama Milli Eğitim bünyesinde böyle bir ders konulması ve kamuda Kürtçe'nin kullanılması asıl tartışma bu'' sözleri üzerine de ''Onlar tartışılıyor, tartışılmasından herhangi bir üzüntü de kaygı da duymuyoruz. Ülkede demokrasi var, özgürlükler var, bunlar tartışılmalı, toplum bir şekilde bu tartışmalara katılmalı, görüşler oluşmalı, olgunlaştırılmalı. Bunlardan herhangi bir şekilde kaygı duymuyoruz, tam tersine bunların tartışılması gerekiyor, demokrasi içinde...'' dedi.

CHP'NİN KÜRT SORUNU İLE İLGİLİ TARTIŞMA YARATAN RAPORDA NELER VAR?

CHP'nin “Siyasette Barış Stratejisi” çalışmalarının ikincisi Van'da başladı. Kürt meselesinin masaya yatırıldığı programa kanaat önderlerinin istekleri damga vurdu. Bölgedeki 5 bin kişi ile görüşülerek hazırlanan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 'na sunulan rapora BUGÜN ulaştı. “Parti'de önemli görevde bulunan yöneticilerin Kürt konusunda hassasiyetleri artırılmalı. Yanlış anlaşılacak sözlerden kaçınılmalı” denilen raporda “Anadil serbestçe kullanılsın. Kürtçe seçmeli ders olarak okutulsun” talepleri yer alıyor.

5 bin kişiyle konuşuldu

Rapor, bölgedeki 5 bin kişiyle konuşularak hazırlandı. CHP'ye öz eleştiri getirilirken bir taraftan da partiye aykırı düşecek fikirler dillendirildi. Bazı bölümlerde Genel Merkez'den istekler kaydedildi. ayrıca CHP'lilerin Genel Başkan'a yazdıkları mektuplara yer verildi. Bu bölümlerde insan hikayeleri yer aldı.

Artık gaf yapmayalım

Raporda CHP'li Onur Öymen'in bir süre önce söylediği Dersim sözlerine atıf yapıldı. Bu sözlerin Kürt kamuoyunda olumlu karşılanmadığı belirtildi. Bu sözler, “Kamuoyunda iyi algılanmadık. Benzer gaflar yapılmamalı. İmaj düzeltilme yoluna gidilmeli” şeklinde değerlendirildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş'in sözlerine atıf yapılırken “Partide önemli görevde bulunan yöneticilerin Kürt konusunda hassasiyetleri artırılmalı yanlış anlaşılacak sözlerden kaçınılmalı” denildi. Bu açıklamanın altına Kürt meselesinde partide tek seslilik olsun maddesi eklendi.

Gül'e destek verilmeli

Raporda dikkat çeken bir diğer husus Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü işaret eden satırlar oldu. Gül'ün Tunceli ziyareti sırasındaki “eski Dersim” sözleri raporda yer aldı. Gül'ün 'Dersim açılımı' CHP'liler tarafından, “Siyaset üstü insanlar ile kanaat önderlerinin yaklaşımları desteklensin” sözleriyle değerlendirildi. Bu ifadelerin altına, “Boşalan köyler doldurulsun, Köylere Kürtçe isimleri verilsin” maddeleri eklendi.

Köy koruculuğu kaldırılsın

Kürtçe için özel bir bölüm ayrılan raporda, “Anadil serbestçe kullanılsın. Kürtçe seçmeli ders olarak okutulsun” denildi. Ayrıca özel TV'lerde Kürtçe'nin serbest bırakılması için çaba gösterilmesi istendi. Diyarbakır'da suikast sonucu öldürülen Diyarbakır eski Emniyet Müdürü Gaffar Okan'la ilgili satırlar da dikkat çekti: “Bölgeye Gaffar Okan gibi memurlar gönderilsin. Valisinden zabıta müdürüne kadar her me mur, hal ka iyi dav ran sın, Okan gibi sevecen olsun” denildi. Ayrıca köy koruculuğunun kaldırılması talep edildi.

'KOŞANER HASDAL'A BÜYÜK BİR İHTİMALLE GİTMİŞTİR'

CHP lideri Kılıçdaroğlu Siyasette Başarı Stratejisi Çalışması'na katılmak üzere gittiği Van'da, Ferit Melen Havaalanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin Genelkurmay Başkanı Orgenaral Işık Koşaner'in Hasdal cezaevi ziyaretini nasıl değerlendirdiği sorusuna "Ziyaret edebilir, bilemiyorum. Büyük bir ihtimalle gitmiştir. Oradakilerle görüşmüştür. Kendi silah arkadaşları. Görüşmeleri yapmışlar, ayrıntıları bilemiyorum'' yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu'nun cümle içinde kullandığı, "Büyük bir ihtimalle gitmiştir" sözleri şaşkınlıkla karşılandı. CHP liderinin sözleri, Koşaner'in Hasdal ziyaretinden haberdar olmadığı yorumlarına neden oldu.

VATANDAŞLA CHP'NİN ARASINI YAPIN

Raporda diğer istekler ise şöyle sıralandı:

* Bölgede anayasaya dayalı eşit vatandaşlık uygulanmalı.

* Bölgede devam eden savaş son bulmalı.

* Gizli olağanüstü hal kaldırılsın. Programa gelene kadar 3 kez arandık.

* Bölgede devam eden ajan muhbirlik son bulsun. JİTEM vari oluşumlar sona ersin.

* Tarım ve Hayvancılığa önem verilsin. Fakir vatandaş için bankalar kredi imkanı tanısın.

* Vatandaşla CHP ve devlet arasında boşluk kalmasın.

PKK'YA PROPAGANDA YAPTIRMAYIN

Raporda Genel Başkan Kılıçdaroğlu'na iletilmek üzere yer alan bir mektup ise dikkatlerden kaçmadı. Bir ilçe başkanı tarafından kaleme alınan mektupta şu satırlara yer verildi.

"Oğlum Van'daki eğitim yetersizliği nedeniyle ÖSS'yi kazanamadı. Ancak PKK, oğlumun üniversiteyi kazanamaması için 'Başkanın oğlu bile üniversiteyi kazanamadı. Kürt olduğu için kazandırmadılar' dedi. Halka da bu propagandayı yaptılar. Ancak çok iyi biliyorum ki, oğlum iyi eğitim şartları altında okusaydı Kürt olsa da üniversiteyi kazanacaktı. Bu yüzden Van'a iyi imkanlar getirerek bu PKK propagandasını yıkmalıyız."

İÇERDE DE DIŞARDA DA TARTIŞMALAR YAŞANDI

Kürt sorunu stratejisini belirlemek isteyen CHP'nin Van toplantısında sert tartışmalar yaşandı. Toplantıya alınmayan partililer "Böyle iktidara nasıl yürünür? Bu tavır, bürokratik, statükocu, akıl ve bilim dışı ahmakça bir davranış" dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP'nin yeni Kürt politikasını şekillendirmek amacıyla Merkez Yürütme Kurulu'na (MYK) alınan eski Diyarbakır Barosu Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nun 'Kürt açılımı'na yönelik önemli mesajlar vereceği Van gezisinde 'kriz' çıktı.

Listede isimleri olmadığı gerekçesiyle Kürt sorunun da konuşulacağı Merit-Şahmeran Otel'deki "Siyasette Barış Stratejisi" programına alınmayan Çatak İlçe Başkanı Ali Kemal Aras, Gürpınar İlçe Başkanı Nurettin Taşer, Başkale İlçe Başkanı Named Parlak ve CHP'nin 29 Mart yerel seçimlerdeki Van Belediye Başkanı adayı Doç. Dr. Aykut Hamdi Orhan 'kazan' kaldırdı. Bu isimleri, bölgedeki kanaat önderlerinden CHP üyesi Süleyman Ayti de katıldı.

"CHP'li olarak utanıyorum"

CHP'nin 29 Mart yerel seçimlerindeki Van adayı 100. Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Hamdi Orhan toplantıya alınmamasına sert tepki gösterdi. 2 profesör arkadaşıyla toplantıya gelen Orhan, toplantıya alınmamasına "Böyle iktidara nasıl yürünür? Bu tavır; bürokratik, statükocu, akıl ve bilim dışı ahmakça bir davranıştır" sözleriyle karşılık verdi. Orhan, toplantıya alınmaması nedeniyle "CHP'li olarak utanıyorum. 1962'den beri CHP'ye hizmet ediyorum. Gördüğüm saygısızlığın haddi hesabı yok" dedi.

“VATANDAŞIMA NE DİYECEĞİM”

Çatak İlçe Başkanı Aras, CHP'nin bu politikayla başarılı olmasının mümkün olmadığını kaydederek, "Beni toplantıya almadılar. Ben Çatak'a gittiğimde vatandaşa ne diyeceğim" diye sordu. Gürpınar İlçe Başkanı Taşer'in tepkisi ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Hurşit Güneş'e oldu. Taşer, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde CHP'yi temsil etmenin ateşten gömlek giymek olduğunu söyleyerek, "Biz çaba sarf ediyoruz, birisi çıkıp 'Kürtler kucağımıza oturacak' diyor. Hurşit Güneş CHP'nin Doğu teşkilatını bitirmiştir" dedi. "Çakma CHP'liler içeride oturuyor. Partiyi kucaklamayan isimler ön planda" değenlendirmesinde bulunan Taşer, AK Parti'nin yılda en az il ve ilçe başkanlarıyla 200 kez toplantı yaptığını kaydederek, "CHP bir kez yapıyor ona da biz giremiyoruz" dedi.

“BÖLGEDE TABELA PARTİSİYİZ”

Toplantının yapılacağı Merit-Şahmeran Otel'e 120 kilometre uzaktan gelen Başkale İlçe Başkanı Parlak da CHP'nin bu tavrına alışkın olduğunu ifade ederek, "Önemli olan hastalığı teşhis etmek ve onu tedavi etmektir. Ancak teşhis bölgeyi iyi bilenlerle başlar. Kürt sorunu kangren hale geldi. Savaş ortamından bıktık artık. Oğlum eve 1 saat geç gelince korkuyorum" dedi.

CHP parti üyesi Ayti ise CHP'nin Kürt konusunda tutarsızlık sergilediğine işaret ederek, "Genel Başkanımız başka konuşuyor, yöneticiler farklı konuşuyor" dedi. Partilerin iktidar olmak için önemli bir lidere ihtiyaç duyduğunu savunan Ayti, "CHP olarak burada tabela partisiyiz. Tutumlarından dolayı bölge halkı Baykal ve ekibinden nefret etti. Baykal gibi MHP'den de nefret ediliyor" diye konuştu.

ELEKDAĞ TOPLANTIYI TERK ETTİ

Van'daki toplantıya, eski büyükelçi ve CHP milletvekili Şükrü Elekdağ'ın tartışmaları damga vurdu. Toplantıya katılan Elekdağ'ın sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve bazı CHP'li yöneticilere programın içeriği hakkında itirazda bulunduğu ifade edildi. Zaman zaman tansiyonun yükseldiği organizasyonda Elekdağ'ın bir süre sonra sesini yükselterek toplantıyı terk ettiği öğrenildi.

Basına kapalı toplantının amacı, "etnik kimlik ve dini inancın istismar edilmediği, bireysel özgürlüklere dayalı üçüncü yolun bulunması ve birlikte mutlu bir gelecek için ortak akıl üretilmesi'' olarak belirlendi. Önceden hazırlanmış herhangi bir metin veya içerik sunumu yapılmayan toplantı, katılımcıların görüşleri doğrultusunda şekillendiriliyor. Toplantı da aykırı görüşler de dile getiriliyor.

ADD BAŞKANI KAPI DIŞARI EDİLDİ

CHP Genel Merkezi'nden gelen Kadın Kolları Komitesi'nin de alınmadığı toplantı gazetecilere de kapatıldı. İstanbul ve Ankara'dan programı izlemek için gelen basın mensupları şoke oldu. Toplantıya 78 kişinin katıldığı öğrenilirken, bu kişilerden sadece 3'ünün Vanlı olduğu belirtildi. Toplantıya katılan Vanlılar'ın, Eczacılar Odası Başkanı Murat Keçeci, Van Genç İşadamları Derneği Başkanı Kadri Salas ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Van Şube Başkanı Armağan Bayraktar olduğu kaydedildi. Bayraktar'ın bürosunun Ergenekon'dan operasyonları sırasında arama yapıldığı ifade edildi. Bir ilçe başkanının, "Mustafa Muğlalı Kışlası'nın adının değiştirilmesi konusunu Meclis'te neden görüşmediniz" diye tepki gösterdiği öğrenildi.

Programa Van Atatürkçü Düşünce Derneği de alınmadı. Programın yapıldığı Merit-Şahmaran Otel'in lobisinde bağırarak dışarı çıkan ADD Şube Başkanı Murat Yiğit, "Bütün sivil toplum örgütlerinin temsilcileri burada olmasına rağmen biz ADD üyelerini almamaları CHP'nin ayıbıdır. Yazıklar olsun" dedi

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com