‘Vatandaş devlete tazminat davası açabilir’

‘Vatandaş devlete tazminat davası açabilir’
Asliye Hukuk Hakimi Turan Ateş, Kamuoyunda ''2B Yasası'' olarak bilinen ''Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanu

SansürsüzHaber/OZELCumhuriyet dönemi öncesi ülkemizde ormanlarla ilgili bir yasal düzenleme yok. Ormanlar, atasözleri, padişah fermalarıyla korunmuş, yönetilmiş. Fatih ‘Ormanlarımdan bir ağaç kesenin, kafasını keserim’ demiş. Atatürk Cumhuriyet sonrası, ormanlar konusunda bir inceleme yapmış. Bizde ilk orman yasası 3116 sayılı yasadır. O yasa Cumhuriyet döneminde yürürlüğe girmiş. Bu yasanın 1. Maddesinin ilk fıkrası ormanı tarif etmiş, 2. Fıkrası orman sayılmayan istisnaları belirlemiş. Bu yasa yürürlüğe girdikten sonra Türkiye yönünden uygulamaya geçilmiş. 3112 saylı yasa, ormanlara özerklik veren, ormanları koruyan, fevkalade olağanüstü bir yasadır. Tabi bu yasanın uygulaması sınırlı bir şekilde devam etmiş ve 1945 yılında 4785 sayılı bir yasa çıkarılmış. Bu yasa da getirdiği düzenlemeyle, tapulu tapusuz, gerçek ve tüzel kişilerin elindeki tüm ormanları devletleştirmiş. Vatandaşın elinde hukuki eski tapular var, ancak yer orman ise bu yasaya göre, o tapu hukuki kıymetini kaybetmiş. 5831 sayılı, elimizde şu anda mevcut olan, orman yasası yürürlüğe girmiş ve bu güne kadar da bu yasa uygulamada kalmış. 1970 yılında anayasada bir değişiklik yapılmış. Bu değişiklik şöyle bir düzenleme getiriyor: Evveliyatı devlet ormanı olup, bilim fen bakımından orman niteliğini kaybederek, tekrar ormana dönüştürülmesi mümkün olmayan yerler, orman sınırlarının dışına çıkarılmış. Bugünkü 2B denilen müessesenin temelleri o zaman atılmış. 1982 Anayasası da aynen bu düzenlemeyi koruyor.


Ne yapılmalı?

Öncelikle Türkiye’de hem arazi hem orman kadastrosunun birleştirilmesi gerekir. Bir kadastro teşkilatının hem orman bölümü hem de arazi bölümünün müşterek çalışması gerekir. Ancak bu iki birim birbirlerinden habersiz, yasal olarak veya olmayarak tekrar çalışma yapıyorlar. Bu sıkıntı. Arazi kadastrosu yeni yeni tamamlanıyor.
Bir yerin orman olup olmadığına kim karar verecek? Orman tahdit komisyonları var. Bunlar Orman Genel Müdürlüğü’nün bünyesinde kurulur.

RÖPORTAJIN VİDEOLARI İÇİN TIKLATIN!

BÖLÜM 1
BÖLÜM 2
BÖLÜM 3
BÖLÜM 4
BÖLÜM 5
BÖLÜM 6
BÖLÜM 7


Vatandaşın tapu almadan önce gidip bir orman haritasına bakması lazım. Alacağı yer haritada ‘yeşil alanda mı, turuncu alanda mı sarı alanda mı kalıyor?’ bunu belirlemesi lazım. Bunu belirlemek için de yanına bir hukukçu, orman mühendisi alması  gerekiyor. Ben bugün arsa almaya kalksam önce oranın sit haritasına bakarım. İnşaat yapma hakkım var mı, yıkılırsa kaç kat bina yapabilirim ve ya izinsiz tadilat yapma yetkim var mı? Bunları araştırmam lazım. Ancak bizde bunların araştırması yapılmıyor.



‘Bir yer orman niteliğini kaybetmez, kaybettirilir’ demiştiniz. Bunu biraz açabilir misiniz?


Bir yerin orman niteliğini insanoğlu kaybettiriyor. Gidiyor ağaçları kesiyor, ev yapıyor.  Anlamadığım bir husus var. Bir yer orman niteliğini bilim ve fen bakımından kaybediyor. Tekrar ormana dönüşmesi mümkün olmadığı için orman sınırlarının dışına çıkarılıyor. Bir yer de yakılıyor. Yangın, burada bütün ağaçları köklerine kadar yok ediyor.  Bu yeri anayasa emri ile ‘derhal ormana dönüştüreceksin’ diyor. Böyle bir yerin bilim fen bakımından orman niteliğini kaybetmeyip, tekrar ormana dönüştürülmesi mümkünken, vatandaşın ağacı keserek başka ağaç diktiği yerin ormana dönüştürülmesi nasıl mümkün olmuyor? Bunu da çözmüş değilim.

Satışa çıkarılacak araziler ve bunu alamayacak orman köylüleri olacak. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz?

Bu yerler fiilen işgal altında. Bu yerler hazinenin. Dolayısıyla burada hazine adına tapu kayıtları yok. Burada devlete, hazineye, kira veren, vergi veren yok. Bu yerler, bu yasaya göre, elinde tutanlara, değerinin yüzde 70’ini ödemek koşuluyla verilecek.



Orman köylüleri kendilerine sunulan miktarı koşulları gereği ödeyemeyecek. Ancak işgalci olarak nitelendirilebilecek, geliri yüksek insanlar bu şartlarda, bu yerleri, rahatlıkla alabilecek. Burada bir haksızlık yok mu?

Onlar her dönem olmuştur. Sadece bu dönemde değil. 2B arazilerinde herkesin hakkı var. Ormanı koruyan, gözeten insanların suçu ne?

2B arazilerinin satışıyla hükümetin yalnızca 2B’yi değil hazineye ait arazileri de satışa çıkaracağı iddia ediliyor. Buna yorumunuz ne olacak?

2B arazileriyle hazineye ait araziler farklı. Ancak bu yasa hazine arazilerinin satışı yönünden bir düzenleme getirdi. Hazine belli kurallarda onu tasarruf edebilir. Araziler 2B dışına çıkarılırken zaten hazinenin arazisi olarak çıkarılıyor. 2B alanları hazinenin tapulu arazisi olacak.
Vatandaş diyecek ki benim zararım ne olacak? Satan da alan da 2B olduğunun farkında değil. Çünkü tapu idaresi geç işliyor. Dolayısıyla burada sıkıntı yaşanıyor. Elinden parası giden yurttaş ne yapacak? Dönecek devletin birimlerine. Bu da bir tazminat bedelidir. Vatandaşın elindeki tapular geçersiz hale geliyor. Çünkü tapu kayıtları resmi senetlerdir. Devletin burada resmi bir sorumluluğu var.  Vatandaş da bu yönde devlete tazminat davası açabilir.



Haber: SERAP BELOVACIKLI

Kamera- Fotoğraf: BORA TOPRAKCI
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com