Vatandaşı kart müptelası yaptı şimdi ‘bırak’ diyor!

Vatandaşı kart müptelası yaptı şimdi ‘bırak’ diyor!
Yıllardır ‘borç yiğidin kamçısıdır’ diyen Erdoğan aklın başına yeni mi geldi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  halkı uyardı: “Kredi kartlarını almada lütfen hassas olun. Kredi kartları da faiz lobisinin en büyük kaynağıdır. Paranız, yorganınız kadar ayağınızı uzatın. Ondan sonra bunlara malzeme olmayın. Evinizde ne var ne yok, alıp götürürler”…
 
Hükümet de Ekim ayından itibaren getirilen yeni makro ihtiyati tedbirlerle, bu yönde harekete geçiyor. Tasarrufu artırmak ve cari açığı küçültmek isteyen ekonomi yönetimi kredi kartı ve tüketici kredilerini zaptı rapta alıyor... Beyaz eşyadan otomobile tüm ürünlerde kredili alışverişte taksit sayısı azaltılıyor, peşinat oranı yükseltiliyor. Maaşla taksitler arasında denge gözetilecek.
 
Oysa Başbakan’ın uyarısı ve ekonomi yönetiminin yeni politikası, AKP’nin 11 yıla yaklaşan iktidarı dönemindeki hatasının, ekonomide yanlış yaptığının itirafı niteliğinde…
 
Çünkü; AKP döneminde halk hep borçla tüketmeye teşvik edildi. İnşaat sektörü, özellikle toplu konut yapımı hükümet eliyle desteklenerek büyütüldü. Bankacılık sektörünün yurt dışından borç olarak sağladığı kaynaklar tüketici kredisi olarak başta konut olmak üzere tüketime pompalandı. Tüketici kredisi ve kredi kartlarıyla henüz kazanılmamış gelirler üzerinden borçlanarak tüketen vatandaşlara sanal bir refah süreci yaşatıldı. Vatandaşın sahte zenginlik algısı oya tahvil edildi.
 
Bankaların kar patlaması yaşadığı bu süreçte iç talep canlandı, beyaz eşyadan, otomotive, elektronikten konuta bütün sektörlerde çarklar hızlandı. Ancak bu model, yerli hammadde kullanımını, üretimi ve ihracatı baskılarken, genel olarak ithalatı ve yerli üretimde ithal girdi kullanımını patlattı. Bankacılık sektörünün sürekli tüketici kredileri ve kredi kartları ile fonladığı, adeta kaynak bombardımanına tuttuğu iç tüketim canlandıkça, dış ticaret açığı ve buna bağlı olarak cari açık büyüdükçe büyüdü. Ancak cari açık belasını Türkiye’nin başına saran bu model sürdürülemez nitelikteydi…
 
KREDİ KARTINDAKİ PATLAMA
 
Bugünlerde hükümetin kısıtlayıcı önlemler üzerinde çalıştığı kredi kartlarının sayısında özellikle AKP döneminde adeta patlama yaşandı. Türkiye’de 1970’li yıllardan itibaren kullanılmaya, daha çok 1980’lerde yaygınlaşmaya başlayan, kredi kartlarının sayısı 2000’li yıllarda ise katlanarak büyüdü. 1997 yılında 5 milyonun altında bulunan, 2001 sonunda 14 milyona yaklaşan kredi kartı sayısı, izleyen dönemdeki hızlı artışla Ekim 2013 itibariyle 56.7 milyon adede ulaştı. Kredi kartı sayısı 2002 sonundan bu yana yüzde 261 oranında artış gösterdi. Bu dönemde kredi kartı sayısında net 41 milyon adetlik artış oldu.
 
Kredi kartı ve banka kartı sayısı

 Adet
200113.996.806
200215.705.370
200319.863.167
200426.681.488
200529.978.243
200632.432.193
200737.335.179
200843.394.025
200944.392.614
201046.956.124
201151.360.809
201254.342.148
Ekim 201356.682.219

Kaynak: BKM
 
-Yıllık işlem hacmi 425-430 milyara gidiyor-
 
Kredi kart sayısındaki artışa paralel olarak bu kartlarla yapılan alışveriş ve nakit çekimlerin hacminde yaşanan hızlı büyüme de son yıllarda ivme kazandı. 2008 yılında alışveriş ve nakit çekim olmak üzere toplam 185.5 milyar lira olan kredi kartı işlemlerinin tutarı 2012 yılında 361.4 milyar liraya ulaştı. Geçen yılın tümünde kredi kartlarıyla 329.8 milyar liralık alışveriş, 31.6 milyar liralık da nakit çekim işlemi gerçekleştirildi. Bu yılın ilk on ayında ise kredi kartıyla yapılan alışveriş ve nakit çekimlerin tutarı geçen yılın eş dönemine göre yüzde 18.2 artışla 350.2 milyar TL oldu. Ocak-Ekim döneminde kredi kartı kullanılarak toplam 319.4 milyar lira tutarlı 2 milyon 204 bin adet alışveriş işlemi, toplam 30.8 milyar lira tutarında 78 bine yakın da nakit çekim işlemi yapıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre kredi kartıyla yapılan alışveriş sayısı yüze 9.3, tutarı yüzde 18 artış gösterdi. Nakit çekim işlemleri adet bazında yüzde 2.2, tutar olarak yüzde 19.4 oranında artış kaydetti.
 
İlk on aydaki artış temposunu sürdürmesi durumunda, kredi kartlarıyla yapılan alışveriş ve nakit çekim işlemlerinin toplam tutarının yılın tümünde 425-430 milyar lira arasında bir hacme ulaşması bekleniyor. Bu da GSYH’de yaklaşık yüzde 72 paya sahip olan özel tüketim harcamalarının yüzde 40’ına yakın bir orana denk geliyor.
 
Kredi kartlarının yurt içi ve dışında kullanımı

 İşlem sayısı (Bin adet)İşlem Tutarı (Milyar TL)
AlışverişNakit
Çekim
ToplamAlışverişNakit
Çekim
Toplam
20081.605,692,11.697,7165,420,1185,5
20091.755,991,71.847,6182,420,8203,2
20101.957,888,02.045,8212,522,0234,5
20112.181,696,52.278,1263,527,4290,9
20122.427,290,72.517,9329,831,6361,4
2012-10 ay2.016,576,02.092,5270,625,8296,4
2013-10 ay2.204,077,72.281,7319,430,8350,2
Değ. (%)9,32,29,018,019,418,2

Kaynak: BKM
 
-Kredi kartı borç bakiyesi 92 milyar TL-
 
Kredi kartlarındaki borç bakiyesi 22 Kasım itibariyle 91.9 milyar liraya ulaştı. Söz konusu borç yükü 2000’li yıllarda adeta katlanarak büyüdü. 2002 sonunda sadece 4.3 milyar lira olan bireysel kredi kartı sahiplerinin borç yükü, bu yıl 22 Kasım itibariyle 78.2 milyar liraya yükseldi. 2004 sonundan itibaren kayıtlara giren kurumsal kredi kartı sahiplerine ait borç yükü de aynı tarih itibariyle 10.4 milyar lira oldu. 2002 sonundan bu yana bireysel kredi kartlarındaki borç bakiyesi yaklaşık 18 kat, bireysel ve kurumsal tüm kredi kartlarındaki toplam borç yükü ise 20.2 kat artış gösterdi.
 
Kredi kartı borç bakiyesi (Milyar TL)

 BireyselKurumsalToplam
20024.335-4.335
20037.030-7.030
200412.71720312.920
200517.22731317.540
200621.46647621.942
200726.30164826.949
200833.41981134.230
200936.4641.01437.478
201043.5821.61045.192
201154.9872.95457.941
201270.4345.70176.135
22 Kasım 201381.56110.42391.984

Kaynak: BDDK
 
-Ücret ve komisyonlar-
 
Bankalar kredi kartı müşterilerinden “ilk kart veriliş ücreti, yıllık aidat, kart yenileme, ek kart ücreti, nakit çekim ücreti ve komisyonu” gibi değişik adlar altında aldığı ücret ve komisyonlardan önemli miktarda gelir elde ediyor. Genellikle kredi kartlarında ilk yıl ücret talep etmeyen bankalar, sonraki yıllarda müşterilerinden kartın türüne ve limitine göre 500 liraya kadar yıllık üyelik ücreti alabiliyor. Ek kredi kartı sahiplerinden ise 2 lira ile 40 lira arasında yıllık üyelik ücreti tahsil ediliyor.  Kredi kartından nakit çekmek isteyenler ise yüzde 2,12 oranındaki faizin yanı sıra çektiği miktarın yüzde 3’üne kadar komisyon ödüyor.
 
Bankacılık sektörünün kredi kartlarından elde ettiği faiz geliri 2011 yılında 4.6 milyar, 2012 yılında 6.1 milyar, bu yılın ilk dokuz ayında ise 5 milyar liraya yaklaştı. Bankaların, kredi kartlarının yanı sıra kredili mevduat hesapları ve benzeri kalemlerden elde ettiği “bankacılık hizmetleri gelirleri”nin dokuz aylık tutarı ise 12.6 milyar liraya ulaştı.
 
AİLELERİN BORÇ YÜKÜ AŞIRI BÜYÜDÜ
 
AKP döneminde hane halkının finansal yükümlülükleri, varlıklarına oranla çok daha hızlı arttı. 2012 yılı boyunca tüketim harcamalarının artış hızında görülen gerileme, bu yıl Mart ayından itibaren yerini yeniden yükseliş eğilimine bıraktı. Kur etkileri arındırıldığında yükümlülüklerin varlıklara oranı 2013 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 3.1 puan artarak yüzde 56.6’ya ulaştı. Merkez Bankası Finansal İstikrar Raporu’nda, “Hane halkı Bütçe Anketleri” sonuçlarına dayalı olarak elde edilen 2012 yılı hane halkı harcanabilir gelirinin, özel kesim harcanabilir gelirine oranının değişmediği varsayımı altında, 2013 yılı özel kesim harcanabilir gelirlerinin 673.6 milyar olacağı tahmin edildi. Buna göre 372.1 milyar lira olması beklenen yükümlülüklerin harcanabilir gelire oranının da yüzde 55.2 düzeyinde oluşması öngörülüyor. 2011’de yüzde 47.4 olan yükümlülüklerin harcanabilir gelire oranı, 2012’de yüzde 48.8’e çıkmıştı. Hane halkı yükümlülüklerinin harcanabilir gelirine oranında AKP döneminde 10 kattan fazla büyüme yaşandı.  Söz konusu oran 2002 yılında yüzde 5’in altında bulunuyordu.
 
-Gelir artışı yavaşlarken borç artışı hızlanıyor-
 
Bu yılın tümünde hane halkı harcanabilir gelirinin yüzde 9.7, yükümlülüklerinin ise yüzde 24.1 artacağı bekleniyor. Buna göre hane halkının borç artışı gelirdeki ile giderek arayı açıyor. 2012 yılında hane halkı harcanabilir geliri yüzde 15.6 artışla 613.9 milyar, yükümlülükleri ise yüzde 19 artışla 252 milyar lira olmuştu.
 
Bu arada hane halkının faiz ödemelerinin de bu yılın tümünde yüzde 21.7 artışla 36.5 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Buna göre 2011’de yüzde 4.4 olan, geçen yıl yüzde 4.9’a çıkan faiz ödemelerin harcanabilir gelire oranı bu yıl yüzde 5.4’e ulaşıyor. Bireysel kredilerde gözlenmeye başlanan yavaşlama ve son dönemde yürürlüğe konulan yeni makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle önümüzdeki dönemde hane halkı harcamalarındaki büyümenin bir miktar yavaşlayabileceği değerlendiriliyor.
 
Hane halkı yükümlülüklerindeki artışa karşılık hane halkı tasarruf oranı ise yüzde 7 dolayında bulunuyor ve düşmeye devam ediyor.
 
Hane halkı borç yükümlülük dengesi (Milyar TL)(1)

 201120122013(2)
Harcanabilir gelir531,2613,9673,6
Yükümlülükler252,0299,9372,1
Faiz ödemeleri23,130,036,5
Faiz ödemesi/harcanabilir gelir (%)4,44,95,4
Borç/Harcanabilir gelir (%)47,448,855,2

(1) Krediler, kredi kartı bakiyeleri, varlık yönetim şirketlerine devredilen donuk
bireysel kredi alacakları ve TOKİ’nin vadeli konut satışları karşılığı alacakları.
(2) Gerçekleşme tahmini.
Kaynak: BDDK- TCMB, TUİK, TCKB

-Bireysel borçlanma 321 milyar TL-
 
Tüketici kredileri ile bireysel kredi kartı borçlarının toplamından oluşan hane halkı borç yükü, Ekim sonu itibariyle 321.1 milyar liraya ulaştı. Tüketici kredisi hacmi 239.1 milyar, bireysel kredi kartı borçları 82 milyar lira dolayında bulunuyor. Tüketici kredilerinin 106.8 milyarını konut, 8.3 milyarını taşıt kredileri, yaklaşık 124 milyarını ise diğer krediler oluşturuyor. 2004 sonundan bu yana tüketici kredileri yaklaşık 18 kat, kredi kartı borçları ise 5 kat dolayında arttı. Tüketici kredileri içinde en hızlı artış yaklaşık 40 kat ile konut kredilerinde yaşandı.
 
Ekim ayından itibaren getirilen yeni makro ihtiyati tedbirlerin etkisiyle önümüzdeki dönemde hane halkı harcamalarındaki büyümenin bir miktar yavaşlayabileceği değerlendiriliyor.
 
Tüketici kredileri ve kredi kartı borç bakiyesi

 TÜKETİCİ KREDİLERİKREDİ
KARTI
TOPLAM
KonutTaşıtDiğerTOPLAM
20042.6314.1945.90612.73113.71726.448
200513.0356.35210.21229.59917.22746.826
200623.3886.66217.47047.52021.46668.986
200732.4416.12329.06467.62826.35293.980
200839.2785.53038.41183.21933.419116.638
200944.8964.42144.00293.31936.465129.784
201060.8175.67162.593129.08143.652172.733
201174.5887.36586.476168.42954.999223.428
201285.9598.007100.068194.03470.435264.469
2013 (Ekim)106.7898.330123.998239.11782.010321.127

Kaynak: BDDK
 
-Kredi ve kart borcunu ödeyemeyenler 3 milyona yaklaştı-
 
Kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin 2009 sonunda 277 bin dolayında bulunan sayısı bu yıl Eylül sonu itibariyle 1 milyon 678 bin 684’e ulaştı. Farklı aylarda borcunu ödeyemediği için kara listeye alınan kişilerle ilgili mükerrerlik giderildikten; başka deyişle bir kişinin yıl içinde bir kez sayılması durumunda ise Eylül sonu itibariyle toplam sayının 1 milyon 554 bin 365 olduğu belirlendi. Bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerle birlikte kara listedekilerin toplam sayısı ise aynı tarih itibariyle 2 milyon 661 bin 631’e ulaşıyor.
 
Kara listedeki kredi ve kart borçluları

 Bireysel
Kredi
Kredi
Kartı
Toplam
2009172.649   276.819   449.468   
2010116.397   222.728   339.125   
2011165.457   248.874   414.331   
2012331.058   418.931   749.989   
2013 (9 ay)374.400   511.332   885.732   
TOPLAM*1.159.961   1.678.684   2.838.645   
TÜM YILLAR*1.107.266   1.554.365   2.661.631   

Kaynak: Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi
(*):Aradaki fark, bir kişinin farklı aylarda kaydının olmasından kaynaklanıyor.
Bir kişinin yıl içinde bir kez sayılması durumundaki dağılımı son satır veriyor.
 
-Emme basma tulumba gibi-
 
AKP’nin ekonomi modelinin özünü “tatlı kar” ortamının çektiği yoğun “sıcak para” ve borçla tüketime özendirilen halkın harcama artışı sayesinde ülkeye yaşatılan sanal büyüme, suni canlılık ve ödünç refah oluşturuyor. AKP iktidarı boyunca Türkiye yoğun sıcak para girişi ve bankaların yurt dışında sağladığı kredilerle iç tüketimi fonlaması sayesinde kağıt üzerinde, sanal büyüme kaydetti.
 
 
AKP’nin başka büyüme modeli olmadığı için borçla tüketim arttıkça ekonomi kağıt üzerinde büyüdü, tüketim fren yaptıkça ekonomi durdu. 
 
Ancak AKP’nin tüketimle büyüme modeli, kaçınılmaz olarak, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir cari açık belasını Türkiye’nin başına musallat etti.
 
Tüm oyun planını sıcak para girişi üzerine kuran AKP, Fed’in parasal sıkılaştırma uygulamasını fiilen hayata geçirmesi durumunda, ekonomi gemisini hangi rotada yüzdüreceğini bilmiyor.  Sıcak para ve borçla tüketim sayesinde kağıt üzerinde büyüme, sanal kalkınma ve ödünç bir refah artışıyla yıllardır milleti kandırıp oy alan AKP’nin, 2012’de olduğu gibi büyüyen cari açık nedeniyle borçla tüketimi yavaşlatarak ekonomiyi soğutması gerekiyor. 
 
İşte bu süreçte AKP, IMF gibi kuruluşların da uyarısı üzerine, cari açıktaki hızlı büyümeye karşı tüketimi yavaşlatmak için tüketici kredisi ve kart kullanımını sınırlamaya çalışıyor. 
 
Ey AKP!...
 
Yıllardır halkı borçla tüketime teşvik eden, “ödünç refah”ı kalkınma diye yutturan sendin.
 
Şimdi kalkmış kredi kartı kullanmayın diyorsun, tüketimi kısıcı önlemler alıyorsun.
 
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
 
Aklın başına yeni mi geldi?
 
AKP’nin bu girişimi, ekonomi yönetimindeki basiretsizliğinin, iş bilmezliğin tipik bir göstergesi… Borçla tüketerek ve el parasıyla değil, ulusal tasarruflara dayanan bir milli gelir artışı sağlıklı olan politikadır. Ancak AKP yıllardır bunun tam da tersini yaptı. AKP, şimdi panikle, çaresizlik içinde yanlışından dönmeye çalışıyor. Ancak çok geç.... (SBK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com