Ya MHP Başkanlığa ‘Evet’ deseydi…

Ya MHP Başkanlığa ‘Evet’ deseydi…
‘Erdoğan, Bahçeli’ye şükranlarını sunmuştu' da sonra ne oldu?

SANSURSUZHABER.COM | ANALİZ Türkiye’nin gündeminin bir numaralı maddesinin terör sorunun çözümü adına Öcalan’la yapılan pazarlıklar olduğunu sananlar yanılıyor. Türkiye gündeminin bir numaralı maddesi ne terör, ne işsizlik, ne üniversite olayları, ne de Türklük ve Türk Milliyetçiliğinin silinmeye çalışılması… Başkanlık sistemine geçilmesi, yani Erdoğan’ın Osmanlı padişahlarında dahi bulunmayan yetkilere sahip olarak Çankaya’ya çıkmasının sağlanması, bizim tek gündem maddemiz! Öcalan’la varılan mutabakatın da temelinde PKK’nın silah bırakması değil, Erdoğan’ın sınırsız ve koşulsuz yetkilerle Başkan olmasına BDP’nin vereceği destek yatıyor. Erdoğan sırf TBMM’deki Anayasa değişikliği oylamasında 330’u geçebilmek için daha birkaç ay öncesinde aniden dokunulmazlıklarını kaldıracağını söylediği BDP’lilerden, idam edilmesini gündeme getirdiği Öcalan’dan medet umar hale geldi.

Hâlbuki kısa süre önce, her konuşmasında terör örgütünün uzantısı olduklarını ifade ettiği BDP’lilerle birlik olup hunharca saldırdığı MHP’ye övgüler düzüyor, dokunulmazlığını kaldırtmaya çalıştığı Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunuyordu. “Hafıza-i beşer nisyanla maluldür” derler, Türk milleti son dönemde ortaya çıkan alçakça manzaraları ve 180 derecelik çarkları unutur mu bilmiyorum. Birkaç ay öncesinden kısa bir kesit aktarayım size. Hatırlarsınız; geçen yaz PKK, alan hâkimiyeti kurmak için Şemdinli’ye yüzlerce teröristle saldırmış ancak ağır kayıplar vererek ve büyük bir hezimetle Irak’ın kuzeyindeki inlerine çekilmek zorunda kalmıştı. Başbakan Erdoğan da o günlerde terör örgütüne karşı mangalda kül bırakmıyor, MHP ile aynı söylemleri kullanıyordu.

Mesela 5 Ağustos’ta bir televizyon kanalında yaptığı konuşmada şunları söyledi Erdoğan: “Şemdinli’de 23 Temmuz itibarıyla başlayan son süreç oldu. Şemdinli olayında 23'ünden itibaren 2 şehidimiz var, 115 terörist öldürüldü. Onların malum siteleri var. Karşı taraf psikolojik hareket yapıyor. Bu harekete medya ortak oluyor. Ben de kimin medyası diye soruyorum. MHP'ye şükranlarımı bildirmek istiyorum. Terörle mücadelede yanımızda olduğunu açıkladı sayın genel başkan. Artık icraat zamanı. Tüm güvenlik güçlerimizle, ta ki silahı bırakana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.” Bahçeli’ye bu sözlerle şükranlarını sundu Erdoğan, terörle mücadeleye verdiği destek için. BDP’lilerin Şemdinli’de teröristlerle kucaklaşma görüntüleri de bu dönemde ortaya çıktı. Erdoğan’ın BDP’lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılacağı açıklamalarına destek veren yine MHP olmuştu.

AKP ile MHP’nin yakınlaşması sadece terörle mücadelede yürütülen politikalar bağlamında olmadı. Mart 2014’de yapılması planlanan Yerel Seçimlerin, 2013 Sonbaharına alınması için TBMM’de bir anayasa değişikliği oylaması oldu. AKP ile MHP seçimlerin erkene alınması için ittifak etti. İki partinin toplam oyları 367’yi bir hayli geçmesine rağmen fire kimden olduysa, bu öneri TBMM’den geçmedi. AKP-MHP yakınlaşması, hükümetin Suriye konusunda TBMM’den geçirmeye çalıştığı tezkerede de sürdü. MHP yine AKP ile birlikte hareket etti. Erdoğan da 9 Ekim 2012’de partisinin grup toplantısında şunları söyledi: “Milli bir meselede milli duruş koyamayacak kadar CHP farklı bir yerdedir. Bu hadisede CHP bir kez daha BDP’nin kuyruğuna takılmıştır. Bölücü terör örgütü uzantılarının Suriye’nin kuzeyindeki varlığını koruma kaygısında olan BDP’nin hangi amaca hizmet ettiğini zaten herkes anlayabiliyor. Ama Esed aşkını CHP’nin gözünü kör etmesini anlamak mümkün değil.  Tezkereyi destekleyerek bu milli meselede ortaya koyduğu ilkeli tutum için MHP’ye teşekkür ediyorum.”

AKP ile MHP’nin ilişkileri bu kadar sıcak ve ‘nezaket’ çerçevesinde devam ederken birden rüzgâr tersine döndü. Bu ılık rüzgârı tersine çeviren ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 14 Aralık 2012’de yaptığı şu açıklama oldu: “Başkanlık sisteminin bir anayasa paketi şeklinde referanduma götürülmesi halinde katkı vermeyeceğiz.” İşte ipleri bu sözler kopardı. Padişah üstü yetkilerle Başkan olmak isteyen Erdoğan, MHP’nin destek vermeyeceğini anlayınca birden dümen kırdı. Siz ‘çark etti’ de diyebilirsiniz. Birkaç hafta öncesinde dokunulmazlıklarını kaldıracağını duyurduğu BDP’liler, idamından bahsettiği Öcalan, Başkanlık yolundaki yol arkadaşları oldu. BDP’liler ve Öcalan, Erdoğan’ın Başkanlığına soğuk bakmadıklarını, yeni Anayasa’da isteklerinin yerine getirilmesi halinde buna destek vereceklerini duyurdular. Yani görünüşte ‘Analar ağlamasın’ sloganıyla ambalajı yapılan Öcalan’la müzakerelerin temelinde, MHP’nin Erdoğan’ın Başkanlığına onay vermemesi ve bu nedenle Erdoğan’ın PKK’nın desteğine muhtaç hale gelmesi yatıyor. MHP, Erdoğan’ın Başkanlığı’na onay verseydi, bunların hiçbiri yaşanmayacak, “Analar ağlamasın” ambalajı ile sunulan Öcalan’la müzakereler başlamayacaktı.

Şimdi AKP ile PKK yani Erdoğan’ın deyimiyle “terör örgütünün TBMM’deki uzantısı BDP”, birlikte bir Anayasa hazırlayacaklar. Bu Anayasa’da hem Erdoğan’ın Başkanlık hayalleri karşılanacak, hem de BDP’nin bağımsız Kürdistan talebine giden yolun taşları döşenmiş olacak. AKP-PKK Anayasası TBMM’den geçer mi, AKP’li vekillerin midesi bu iğrençliği kaldırır mı, tahmin etmek kolay değil. Eğer geçer de AKP-PKK Anayasası Türk Milleti’nin önüne gelirse, önce İmralı müzakerelerini yapanlar sonrasında da gaz memuru anketçiler Erdoğan’ın hışmından kaçacak yer arasın. Lakin Erdoğan da şunu bilsin ki, Arapların deyimiyle ‘Basra harap olduktan sonra’ kime fatura keserse kessin, kendisine bir faydası olmayacak. Şahsi ikbali uğruna Türk Milletini parçalamaya çalışan zat-ı ailelerinin “Nerede hata yaptım?” diye düşünmeye de çok vakti olacak. Yeter ki Cumhuriyeti kuran ve O’nu yaşatmak en asli vazifesi olan CHP ve CHP’liler, bu süreçte Türk Milleti’nin umutlarını kıracak söylem ve eylem içinde olmasın… (KKO)
SANSURSUZHABER.COM | ANALİZ

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com