"Yabancı dille eğitime karşıyız”

"Yabancı dille eğitime karşıyız”
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, ''Eğitim kurumlarında yabancı dil öğretilmesine değil, yabancı dille öğretim yapılmasına karşıyız'' dedi.

Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, ''Eğitim kurumlarında yabancı dil öğretilmesine değil, yabancı dille öğretim yapılmasına karşıyız'' dedi.
Prof. Dr. Akalın, Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesinde, ''Türkçe'nin Gücü'' sunumunu yaptığı konuşmada, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, bir milleti oluşturan temel değerlerin başında kabul ettiği dile her zaman büyük önem verdiğini bildirdi.
Türkçe'nin insanlık tarihi kadar eski denilebilecek geçmişi olan köklü bir dil olduğunu belirten Prof. Dr. Akalın, Türklerin ilk yazılı kaynakları Orhon Yazıtları'nın 7 ve 8'inci yüzyılda dikildiğini ve Türklere ait edebi kaynakların bu yapıtlarla başladığını anımsattı.
Prof. Dr. Akalın, pek çok dile sözcükler verip pek çok dilden sözcükler alan Türkçe'nin geçen zaman içerisinde daima varlığını koruduğuna işaret ederek, eklemeli yapısı dolayısıyla Türkçe'de yeni kelime ve terimler türetmenin çok kolay olduğunu anlattı.
Kaşgarlı Mahmud'un 8 bin 500 kelimeyi derleyerek bin yıl önce Türkçe'nin ilk sözlüğünü hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Akalın, bugün sadece yazı dilinin söz varlığının 119 bine ulaştığını kaydetti.
Terim, deyim ve atasözleriyle Türkçe'nin söz varlığının 600 bine yaklaştığını dile getiren Prof. Dr. Akalın, ''Türkçe'de belli alanlarda bir zenginlik, anlatım gücü var. Akrabalık, renk, yemek adlarının son derece zengin olduğunu görüyoruz. Bir toplumda neye önem veriliyorsa onunla ilgili zengin bir söz varlığı vardır'' diye konuştu.
Prof. Dr. Akalın, Türkçe'nin tüm söz varlığını içeren 4 binden fazla sayfadan oluşacak sözlük hazırlığında olduklarını hatırlatarak, bu sözlüğü yayımlayıp Türkçe'nin gücünü gözler önüne sermeyi hedeflediklerini söyledi.

-YAYINCI KURULUŞLARDA HİZMET İÇİ EĞİTİM-
Prof. Dr. Akalın, son yıllarda televizyon kanallarında ve diğer alanlarda Türkçe'nin kullanımıyla ilgili sorunlar yaşandığını ifade etti.
Basın yayın kuruluşlarında Türkçe'nin doğru kullanılması gerektiğine dikkati çeken Prof. Dr. Akalın, şöyle devam etti:
''Her şeyden önce yayıncı kuruluşların dilden para kazandıklarını düşünüp dile hizmet etmeleri gerekiyor. Kendi meslek ilkeleri içerisinde Türkçe'ye özen gösterilmesini ilk sıralara almalarını istiyoruz. Yayıncı kuruluşlardan öz denetimlerini yapmalarını bekliyoruz. Yasakçı, cezalandırıcı bir kuruma gerek yok. Çalışanlar için her yıl olmasa bile 2-3 yılda bir hizmet içi eğitim düzenlemelerini salık veriyoruz. Bu konuda Anadolu Ajansı, TRT, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) ile iş birliğimiz var. Aynı iş birliğini diğer yayın kuruluşları için de gerçekleştirebiliriz.''
Prof. Dr. Akalın, üniversitelerde yabancı dille öğretim uygulamasının yayıldığına işaret ederek, ''Milli Eğitim Bakanlığı vazgeçti, orta öğretim kurumlarında yabancı dilde öğretim aşamalı olarak kaldırıldı. Yabancı dil öğretilmesine değil, yabancı dille öğretim yapılmasına karşıyız. Ancak maalesef üniversitelerde yabancı dille öğretim bir ara yüzde 18 idi, şimdi sanırım yüzde 20'ye ulaştı'' diye konuştu.

-İŞ YERİ ADLARINDAKİ YABANCILAŞMA-
TDK Başkanı Prof. Dr. Şükrü Haluk Akalın, iş yeri isimlerinde yabancı sözcükler kullanılmasının, Türkçe'deki en önemli sorunlardan biri olduğunu anlattı.
Türkçe'nin son yıllarda iş yeri ve kurum adlarındaki yabancılaşma dolayısıyla kan kaybettiğini dile getiren Prof. Dr. Akalın, şunları söyledi:
''Belediye meclisleri, iş yerlerinde Türkçe isim kullanılması yönünde karar aldığı zaman bunlar etkili olabilir. Şu anda bir yasal boşluk var. Türkiye'de bir sanayi kuruluşu ya da iş yeri açılacağı zaman, Sanayi ve Ticaret Bakanlığına veya meslek odalarına başvuruluyor. Burada şirketin adı soruluyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, 'Şirketin adı Türkçe mi değil mi?' diye zaman zaman tereddüte düşerse TDK'ya soruyor. Türkiye'deki şirketlerin yüzde 85'inin adı Türkçe, burada sorun yok. Esnaf dükkan için başvurduğunda 'Tabelaya yazdığın isim nedir?' diye sorulmadığı için istediği ismi tabelasına yazıyor. İş yeri adlarında yabancı isim kullanılmasını önlemek için şirketin adı tescil edilirken, şirketin açacağı mağazaların adının da tescil edilmesi gerekiyor.''
Prof. Dr. Akalın, iş yerlerinde Türkçe isim kullanılması yönünde daha önce Konya, Kayseri ve Düzce'nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 100 belediyenin meclislerinde kararlar alındığını sözlerine ekledi.
DPÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Torun, sunumunun sonunda Prof. Dr. Akalın'a, üzerinde üniversite amblemi bulunan anı tabağı hediye etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com