Yalçın Doğan: "Medyanın kara günü"

Yalçın Doğan: "Medyanın kara günü"
Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Doğan, 24 Temmuz Basın Bayramı'nın tam tersi kara bir gün haline dönüştüğünü söyledi.

Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Doğan, bugün kaleme aldığı köşe yazısında 24 Temmuz'da gerçekleşecek olan basın bayramına değinerek, bugün gelinen noktada bayram değil kara bir gün kutlanacaktır diye yazdı. Medyada sansürün tamamen hakim olduğu bir dönem yaşanmasını utanç olarak adlandırdı.

İşte Yalçın Doğan'ın yazısının ilgili bölümü;

 "İkdam gazetesi sahibi Ahmet Cevdet ile Sabah gazetesi (bugünkü Sabah ile uzak yakın ilgisi yok, yandaş filan değil) sahibi Mihran Efendi her gün olduğu gibi, gazete provalarını görmeye gelen II. Abdülhamid’in sansür hizmetçilerini kapıdan kovuyor.

Bu fiili durumla birlikte, kırk yıllık sansür tarihe karışıyor. Tarih 23 Temmuz 1908.
Ertesi gün, 24 Temmuz II. Meşrutiyet’in ilanı, aynı zamanda sansürün kaldırılışının bayramı ilan ediliyor. Bugün o bayramın 105. yıldönümü. Bugün, bayram filan değil, AKP iktidarı ile birlikte, hele de son dört-beş yılda, hele de son aylarda bayram geride kalıyor, hangi bayram, ne bayramı, 105. yılda bugün medyanın kara günü.

12 EYLÜL’DE

Daha önce yazdığımı, bugün tekrarlama zamanı.
12 Eylül askeri darbe döneminde ben Cumhuriyet Ankara Temsilcisi’yim. Darbe dönemini her yönüyle bire bir yaşadım.
Faşist darbe yönetiminde bile, ben bugünkü gibi medyaya baskıyı, sansürü, patronlara vergi cezasını, şu gazeteciyi at, bu gazeteciyi al gibi, tek tek gazeteci avı görmedim. 105 yıllık tarihin en kara dönemi.
12 Eylül’de haberlere sansür var, gazete kapatma var, doğru. Bugün gazeteler değil, gazeteciler, köşeler, programlar kapatılıyor. Açıktan, isim vererek, “At bunu” denilerek.

AKŞAM VE NTV

105. yıldönümünde Türkiye Gazeteciler Cemiyeti açıklıyor. Gezi eylemleriyle birlikte medya üzerindeki baskı doruğa ulaşıyor. Son yıllarda atılanlar hariç, son bir buçuk ayda 72 gazeteci işinden oluyor, ya atılıyor, ya istifaya zorlanıyor ya da zorunlu izne çıkarılıyor.
72 gazeteci rekorunda başı TMSF’nin el koyduğu, sonradan aniden satılan Show ve Akşam grubu çekiyor. Bu gruptan 27 gazetecinin işine son veriliyor.
Bu çirkin rekorun ikinci sırasında NTV var, 15 gazeteci istifa etmek zorunda kalıyor.
Gazeteci kıyımına göz kırpmadan “evet” diyen Show, Akşam, NTV patronlarının AKP ile ilişkileri doktora tezi olur. AKP döneminde bu patronlar hangi işleri aldılar, varlıkları on yıl önce ne idi, şimdi ne, iyi bir çalışma olur...." (AAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com