Yaman Dede Anılıyor!

Yaman Dede Anılıyor!
Aşkın sönmeyen mevlevîsi “Yaman Dede” için bir anma toplantısı düzenlenecek.

Yak Sînemi Ateşlere…


Aşkın sönmeyen mevlevîsi olarak kabul edilen ve “Yaman Dede” adı ile tanınan Mehmed Abdulkadir Keçeoğlu için bir anma toplantısı düzenlenecek.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü tarafından 28 Ocak tarihinde, Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi'nde saat 18.30'da gerçekleştirilecek programa; Doç.Dr. Emin Işık konuşmacı olarak katılıyor.

Yaman Dede'nin hayatının anlatıldığı sinevizyon gösterisi ile başlayacak programda konuşmaların ardından; Seyfullah Kartal tarafından yaman dede'nin şiirlerinden dinletiler sunulacak ve Yaman Dede'nin bestelenmiş eserlerinin seslendirileceği (Solist: Mustafa Demirci, Kasidehan: Halil Necipoğlu) konserle program son bulacak.



Yaman Dede ( Mehmed Abdulkadir Keçeoğlu,1887-1962)

1887 yılında Kayseri'nin Talas ilçesinde Rum esnaflardan Yuvan Efendi'nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Ailesi ona Rumca “elmas” anlamına gelen Dyamandi adını vermişti.

Dyamandi küçükken babasının işi gereği Kastamonu'ya göç eder. İlköğrenimini Rum-Ortodoks mektebinde yapar. Ailesinin karşı çıkmasına rağmen Dyamandi, yaz tatillerinde eğitim için medreseye gider. Liseyi yıllarında okul arkadaşları ona “Dyamandi Molla!” adıyla hitap ederler. Farsça hocasının kara tahtaya yazdığı Mevlana'ya ait bir beyit hayatında önemli bir kırılma noktasıdır.

Gayri Müslimler din derslerinden muaf olduğu halde Dyamandi din derslerine aşkla şevkle ve gönüllü olarak katılır. Mevlananın mesnevisi okuyarak başladığı tasavvuf çalışmaları Hz. Muhammed'in hayatını araştırma çabaları ile devam eder. O, artık hadis ezberlemekte ve kuranı kerim okumaktadır.

İstanbul'da hukuk mektebine giren Dyamandi molla fakülteyi bitirdikten sonra devlet kademesinde çeşitli görevler alır. Bu esnada özel hocalardan edebiyat ve islami ilimler okumaya devam eder.
Kendi ifadesine göre artık hidayeti bulmuş lisana dökemese bile kalpten “kelime-i şehadet”i çoktan kabul etmiş ve gizli müslüman olarak yaşamaya başlamıştır. Hukuk fakültesini bitirdikten sonra kassam müşaviri iken Üsküdar Mevlevihanesi Şeyh-i Tevfik Molladan fıkıh dersleri almış, ayrıca Damad Şerhi'nden faydalanmıştır.

Mevlevi dergâhına gittiği günlerde bunu öğrenen patrikhane ailesine baskı yaparak görücü usulüyle bir Rum kızıyla evlenmesini sağlamıştır. Evlendikten sonra eşi ile beraber Üsküdar'da bir eve taşınırlar.

1934'de soyadı çıkar, Dyamandi molla. keçeoğlu soyadını alır. Artık Dyamandi Keçeoğlu olarak anılacaktır. Memuriyetinin yanında Galata Mevlevihanesinde Ahmet Remzi Dede'den mesnevi okur. Okudukça ufku genişler. Artık yaşamına etki eden Müslümanlığı dil ile söyleme zamanı gelmiştir.

1942 yılında ismini Mehmet Abdulkadir Keçeoğlu olarak değiştirir ve resmen Müslüman olur. Bir gece durumu eşine ve kızına açar. Şiddetle tepki gösterirler. Soğuk bir şubat gecesi Üsküdar'daki evine bir daha dönmemek üzere terk eder. Patrikhanenin baskıları ve ailesinin sıkıntıya düşmesi üzerine eşinden ayrılır.

20-25 sene avukatlık yapan yaman dede avukatlığı da bırakarak öğretmenliğe başlar. 1931-1950 yılları arasında Rum, Fransız, Avusturya ve İngiliz azınlık okullarında Türkçe, 1950'lerden sonra da İstanbul İmam- Hatip okulunda Türkçe- Farsça, 1960-61 arsında İstanbul yüksek İslam enstitüsünde edebiyat ve Farsça derslerine girerek öğretmenlik yapar. Bugün kendi alanlarında bir otorite olan Prof. Dr Hayrettin Karaman. Prof. Dr. Osman Nuri Topbaş, Doç.Dr. Emin Işık gibi pek çok önemli şahsiyet onun öğrencileri arasındadır.

Yaman Dede birçok dini ve edebi dergide yayınlanan yazılarında, kendisine Kayseri Mevlevi Şeyhi Remzi Dede tarafından verilen “yaman dede “müstear ismini kullanmayı tercih etmiştir. Ancak tanıdıkları onun Allah ve Peygamber aşkıyla yanışına telmihle bu ismi küçük bir harf oyunuyla “Yanan Dede” şeklinde telaffuz ederlermiş. Ünlü şair Yahya Kemal de bir beyitinde Yaman Dede'yi şöyle tanıtır:

Yüz sürdü hak-i payine çok müslüman dede
Molla-yı rum görmedi sende yaman dede

Yani; “Nice Müslüman dede Allah Resulü'nün ayağının tozuna yüz sürdü. Ama Anadolu alimleri senden daha yaman dede görmedi”.

1962 çok hasta olmasına rağmen yüksek islam enstitüsü'de derslere girmeye devam eden yaman dede, 3 mayıs 1962 perşembe günü 75 yaşında hakka yürür.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com