Yapı Kredi Başekonomisti Cevdet Akçay AA Finans Masası'nda

Yapı Kredi Başekonomisti Cevdet Akçay AA Finans Masasında
Yapı Kredi Başekonomisti Akçay (3):

İSTANBUL (AA) - Yapı Kredi Başekonomisti Cevdet Akçay, "Bugün dünyadaki en büyük hikaye Türkiye - Kuzey Irak hikayesidir. Kürt meselesini çözmüş ve Kuzey Irak ile ilişkilerini normalleştirmiş ve yakınlaştırmış bir Türkiye bambaşka bir ülke olacaktır" dedi.

Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda 30 Mart seçimleri öncesinde ve sonrasında Türkiye piyasalarında yaşanabilecek gelişmelere ve global ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akçay, makro temeller açısından bugünün Türkiyesi'nin 5 sene öncesinden çok daha iyi konumda bulunduğunu, ancak şu anki Türkiye algısının en azından 2011'den beri gördüğü en kötü Türkiye algısı olduğunu ifade etti.

Bu algının kötüleşmesine Türkiye'nin kendisinin de yardım ettiğini, ayrıca yabancıların Türkiye'deki en ufak bir kötülükten hemen fiyatlamaya geçmeye çok meyilli olduklarını belirten Akçay, yabancıların gözünde Türkiye algısının değişeceği en yakın tarihin yerel seçimler olduğunu söyledi.

Cari açıkta kısa vadede ciddi düzelme görülemeyeceğini, ancak bu konudaki endişelerin de yersiz olduğunun doğru bir şekilde anlatılması gerektiğini belirten Akçay, cari açığın nihayetinde tasarruf eksikliği olduğunu ve bu konunun da doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'de tasarruf oranının düşmesinde temel nedenlerin ülkede gelir dağılımının düzelmesi, insanların önünü görebiliyor olması ve faiz ortamının normalleşmesi olduğunu aktaran Akçay, şunları kaydetti:

"Bunların üçü de iyi şeyler. Kuraldır; gelir dağılımını bozarsanız toplumda tasarruf artar. Kaynağı fakirden zengine aktarırsanız, zenginin tasarruf meyli daha yüksek olduğu için tasarruf eder; aşağı aktarırsanız tasarruf oranı düşer. Türkiye'de olan bu. Teorik olarak, faiz oranı tasarrufları etkilemez. Empirik olarak bakıldığında tasarrufları artıran şey, gelirin artışıdır, faizin değil. Onun için Türkiye'nin zenginleşmesi lazım. Buradan da uçuk kaçık büyüme teorilerine gitmememiz lazım. Orta Vadeli Plan'a bakıldığında bunun saptamasının doğru yapıldığını görüyoruz. Orta Vadeli Plan'da Hükümet, 'Biz yüzde 6, 7, 8 gibi yüksek büyümelerden feragat ediyoruz, yüzde 4'lere, maksimum yüzde 5'lere iniyoruz. Ama bunu yapmamızın bir sebebi var; büyümeyi yeniden dengeleyip, Türkiye'nin 3 yıllık değil 20 yıllık büyümesini daha az volatil bir patikaya oturtmaya çalışıyoruz' diyor. Bu da vizyonun kısalığı değil uzunluğudur."

Türkiye'nin büyümesine dair endişe yoksa o zaman borç stokunun da endişe teşkil etmemesi gerektiğine işaret eden Akçay, "Cari açık veren ülke bankaya gidip kredi isteyen şirkete benzer. Banka, size verdiği krediyi birden keserse ya da geri çağırırsa, o felaket durumudur. Onun da ne kadar olabilme ihtimali olduğuna bakmak lazım. Türkiye bugün yatırımcının 'Ben buraya elimi bile değmem' diyeceği bir yer olmaktan çıkmıştır. 'Bugün artık Türkiye'yi pas geçemezsin' diye bakan bir yığın yabancı yatırımcı biliyorum ben. 'İlla ki radarda tutacaksın bu ülkeyi' diyorlar. Bu da bu işi finansmanın tamamiyle kuruması falan diye eksrtem bir noktaya bu işi taşımanın bir anlamı yok demektir."

 

- "Dünyadaki en büyük hikaye Türkiye - Kuzey Irak hikayesidir"

 

Türkiye'nin yakın coğrafyasındaki siyasi gelişmelerin ülke ekonomisine ve piyasaya etkilerini değerlendiren Akçay, "İran'a uygulandığı gibi bir ambargonun Rusya'ya uygulanma ihtimali var mı?" şeklindeki soruya şöyle cevap verdi:

"Öyle bir ambargonun devreye gireceği kanaatinde değilim. O kadar sert bir tavrı hayat alamayacaklar. Çünkü aradaki ilişki çok kuvvetli. Başta Almanya olmak üzere AB'nin doğalgaz ve petrole bağımlılığı çok fazla. Onun için biraz esip gürleyecekler ve sonunda pek birşey olacak gibi gelmiyor bana. Türkiye'nin jeopolitik konumu itibariyle etrafındaki sıkıntıların Türk varlıklarının fiyatlarına yansımasının endirekt yollardan olduğu kanaatindeyim...Türkiye'nin çevresindeki en önemli şey Türkiye'nin Kuzey Irak'la ilişkisidir. Tabii Irak Merkezi hükümeti ile ilişkiler de önemli ama Kuzey Irak'la olan ilişki daha önemli. Ben çok büyük yabancı bir bankanın emtia bölümünün başındaki kişiden duydum. 'Bugün dünyadaki en büyük hikaye Türkiye - Kuzey Irak hikayesidir' dedi ve bence de öyle. Kürt meselesini çözmüş ve Kuzey Irak ile ilişkilerini normalleştirmiş ve yakınlaştırmış bir Türkiye bambaşka bir ülke olacaktır. Kanaatim bütün bu sıkıntılara, endişelere ve engellemelere rağmen üç-dört sene içinde biz kimliği gösterip Kuzey Irak'a girip çıkacağız ki onlar içinde aynı şey geçerli. Pasaporta gerek olmayacak. O denli bir yakınlaşma olacağının çok ihtimal dahilinde olacağını düşünüyorum. Sadece buranın değil aynı zamanda çevrenin de çehresini değiştireceğini düşünüyorum. Ben 5 tane Türkiye'de yaşadım, hiçbiri birbirine benzemiyor. O da 6. Türkiye olacak ve bambaşka olacak inşallah."

Çin ve Asya bölgesinin küresel piyasalara etkisinden bahseden Akçay, Türkiye'yi bu konuda diğer gelişmekte olan ülkelerden ayırmak gerektiğini belirtti.

Şu anda Rusya'nın sıkıntılı bir durumda olduğunu dile getiren Akçay, "Kayagazı mevzusu emtia ihracatçısı ülkeleri ciddi sıkıntıya sokabilecek iken, bizde bayram etkisi yapar. Herkes aynı torbada değil. Çin'de büyüme hızının düşüyor olmasında ve büyüme beklentilerinin aşağı çekilmesinden memnunum. Her büyük bankanın kendi Çin datası olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Resmi rakamlarına kimsenin güvenmediği bir ülke. Oradan gelen verilere biraz endişe ile bakmamız lazım. Geri dönüşü olmayan krediler rasyosunun en yüksek olduğu ülke de Çin...Büyüme aşağı gelecek Çin'de bu da emtia fiyatlarının aşağı gelmesine baskı yapacak. Bu Türkiye için iyi bir durum. İkinci olarak Çin diğer bölge ülkelerindeki büyümeyi tetiklediği için düşük büyüme oralarında düşük büyümesini sağlar. Bu da bizim için iyidir. Ayrıca Japonya'nın da kendine özgü sıkıntıları var."

 Akçay, finansal piyasaların sadece Türkiye için değil, tüm gelişmekte olan ülke piyasaları için hayal kırıklığına uğradığını ve bekledikleri büyüme rakamlarına ulaşamayacaklarını gördüklerini söyledi.

 

- "Türkiye için en iyi Avrupa, batmayan ama hızlı da yüzemeyen bir Avrupa'dır"

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Fed'in tapering sürecine en hazır merkez bankası olduğunu anımsatan Akçay, gezi olayları ve 17 Aralık sürecinin bütün meseleyi bambaşka bir yere çektiğini ifade etti.

Akçay, Türkiye'nin mali kesimi başta olmak üzere çok iyi giden dinamikleri olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin artık mali lüksü var, eskiden yoktu. Onun için Türkiye büyümesine kamu tarafından 1-1,5 puan katkı yapacak bir ülke. Bugün Avrupa'daki gelişmekte olan ülkelerde bu 1,5'luk büyüme katkısını görmüyorsunuz. Türkiye'de kamunun yanında bir de 2 - 2,5 özel kesimin payını koyarsan yüzde 3,5 - 4'lük büyüme yapar. Avrupa'nın sıkıntı içinde olması -bakmayın çok iyi gidiyor denilmesine- ve çabuk iyileşmiyor olması da bizim için iyidir. Yanlış bir algı var. AB bir an önce büyüsün ve biz oraya mal satalım. Mal ticareti anlamında bir oradan çok nemalanmayacağız. Bize lazım olan şey büyümemizi finanse ederken fonlamada kullanacağımız fonlamanın ucuzluğu. Bu da likiditenin bol olmasıdır.

Büyüme ne kadar yüksek olursa likidite o kadar hızlı çekilir piyasadan. O çabuk çekilme bizi vurur,  Brezilya ve Rusya'yı vurmaz. Oraların yüksek büyümemesi ise Brezilya ve Rusya'yı vurur. Tam tersi bize yardım eder. Türkiye için en iyi Avrupa, batmayan ama hızlı da yüzemeyen bir Avrupa'dır. Suyun üzerinde ufak ufak yaşlı hanım tarzında yüzen bir Avrupa bizim için en iyi Avrupa'dır. Çünkü Avrupa'da likidite çok yüksek olacaktır. Politik riski atabilirsek Türkiye Avrupa bankaları için çok cazip."

"Türkiye'nin İstanbul Finans Merkezi projesi kapsamında Körfez serma İslami bankacılık enstrümanlarıyla çekebilir mi?" şeklindeki soru üzerine Akçay, "Bu alan çok bildiğim bir konu değil. Ama İngiltere bundan ekmek yiyorsa, Türkiye'nin bundan ekmek yiyememesi tuhaf kaçabilir. Şu sıkıntılı dönemler olmazsa idi o yöne odaklanılabilirdi ama başka şeylerle uğraşılıyor" dedi.

Türkiye'nin yılsonu büyümesi hakkında da konuşan Akçay, "Teknik tabirle söylüyorum; büyüme forecast değildir. Yapıyorum diyene de inanmam. Türkiye'de hizmet datası yoktur. Daha çok sanayi verileriyle gitmeye çalışıyoruz.  Ocak ayında sanayi üretimi çok iyi. Sanayi üretimi datası çok iyi gidiyor ama soru şu: Bu böyle gitmeyecek galiba değil mi? Herkes evet diyor şu anda. Bildikleri için mi? Yok. Öyle olacağını düşündükleri için... Eylül'de büyüme rakamına ilişkin beklentim yüzde 4,4'tü ve çok kolay olacağını öngörebiliyordum. Şimdi göremiyorum. O verdiğim 4,4'ten bugün verdiğim 2,5 aynı nitelikte değildir. İlki gerçekten tahmindir. İkincisi tahmin değildir. Tahmin yapıyorum diyenin de anlını karışlarım. Yapamazsınız. Çünkü yaptığınız anda çok iyi bir rakam çıkması gerekir. İyi bir rakam çıkacağını beklemiyorsak o zaman tahmin yapamıyorsunuz demektir" dedi.

Akçay, seçimin mart ayında olmasının büyük bir şans olduğunu, seçim haziranda ya da temmuzda olsa idi büyük bir sıkıntı olacağını düşünerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Martta olduğu için ilk çeyrek hasarsız atlatıldı. Fakat talep düşüyor. Talebin düştüğünü krediler tarafında görebiliyorsunuz. Kredilerde şu anda ufak bir geri çekilme görüyor. Bence esas problem büyüme tarafında, banka tarafında asıl risk varlık kalitesinde. Eğer büyümeler aşağı gelirse takibe düşme oranı yukarıya gelecek. Büyüme bankacılar için en elzem şey. Büyüme krediyi alanın geri ödeme kapasitesi ve kredi talebi demek. Büyüme yüzde 1'lere inerse hakikaten yüzde 2 bile problem değil. Ama yüzde 1'lerdeki bir büyüme hem karlarda hem de sorunlu kredi oranında sıkıntı yaratacaktır illaki ama ben parmağı oraya basmıyorum."

(Son)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com