Yapma Bey Avrupa Var

Yapma Bey Avrupa Var
Avrupa Konseyi, ev içi şiddetle mücadele sözleşmesi hazırladı, Türkiye'de altına imza attı. Artık...

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 121. toplantısında “Avrupa Konseyi Kadına Karşı ve Ev İçi Şiddetle Mücadele ve Bunun Önlenmesi Sözleşmesi” 13 ülke tarafından imzalandı. Sözleşmeye imza koyan ülkeler Avrupa Konseyi tarafından denetlenecek.

İstanbul'da Çırağan Sarayı'nda yapılan törende sözleşmeye ilk olarak imza atan ülkeler Türkiye, Avusturya, Almanya, Yunanistan, İzlanda, Karadağ, Portekiz, Finlandiya, Fransa, İspanya, İsveç, Slovakya ve Lüksemburg oldu. Türkiye'nin öncülüğünde imza aşamasına gelen sözleşme, imza koyan ülkelere yasal olarak belli standartlar getiriyor.

24 saat çağrı merkezi
Sözleşmede şiddet gören kadınlar için sığınma evlerinin ve 24 saat hizmet veren çağrı merkezleri bulunması, koruma emirlerinin zaman geçirilmeden müracaat üzerine çıkarılması, şiddet gören kadın şikayetini geri çekse de savcıların soruşturmayı yürütmeye devam etmesi gibi hükümler mevcut. Taraf olan ülkeler sözleşmeyi kendi iç yasama sürecinden geçirerek onaylayacak. İlgili adliye, güvenlik ve sağlık personeline sözleşme ile değişen mevzuata ilişkin eğitimler verilecek. Ülkelerin iç hukuklarına egemen olması gereken çerçeveyi belirleyen sözleşmenin, imzası bulunan ülkeler tarafından ne kadar uygulandığı ise denetlenecek. Denetimler periyodik olarak Avrupa Konseyi bünyesinde bağımsız uzman bir denetim komitesi tarafından yapılacak.

Hukuken herkesi bağlıyor
Bu konuda ilk hukuken bağlayıcı metin olma özelliği taşıyan sözleşmenin hükümlerini ülkelerin, kendi yasalarının üzerinde değerlendirmesi gerekiyor. Ülkeler sözleşmeyi meclislerinde onaylayacak.

Kadına şiddet insan hakkı ihlali oldu
13ülkenin imza koyduğu sözleşme ile birlikte kadına karşı şiddet insan hakkı ihlali ve ayrımcılık olarak tanımlandı.

» Sözleşmede “ev içi şiddet”ten, aile içinde, eski ya da mevcut eş ya da partner tarafından aynı ya da farklı ikametlerde uygulanan her türlü fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddet kast ediliyor. Sözleşmede kadına yönelik şiddet, “insan hakları ihlali ve kadına karşı bir tür ayrımcılık” olarak kabul ediliyor.

» Kadına karşı şiddet ve aile içi şiddetin, çoğunlukla diğer bireylerce yapılmasına karşın devletin sorumluluktan muaf tutulamayacağına işaret edilen sözleşmede, devletin şiddet eylemlerini her koşulda önleme ve mağdurları koruma sorumluluğuna geniş yer veriliyor.

» Sözleşmede, çocuk ya da yetişkinlerin evliliğe zorlanmasının suç olduğu belirtilerek, zoraki evliliklerin, mağdura ekonomik ya da yönetimsel bir külfet oluşturmadan feshine imkan tanıyıcı yasal düzenlemelerin yapılması talep ediliyor.

Davutoğlu: Devletler sorumlu olacak
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, sözleşmeyi imzalayan ilk ülke olduklarını dile getirerek şunları söyledi: “Bu sözleşme açık bir şekilde kadına karşı şiddet konusunda özellikle psikolojik şiddet, zoraki evlendirme, zoraki kürtaj, zoraki kısırlaştırma, cinsel taciz ve diğer bütün suçlarla ilgili cezai müeyyide getirilmesini öngörüyor. Zaten hukukumuzda bunların çoğu var ancak bunları daha yakın takip edeceğiz. Her ne kadar bunlar aile içine işlenen suçlar olsa da devletin sorumluluktan muaf tutulamayacağı vurgulanıyor. Dolayısıyla devletler bundan sorumlu tutulacaklar. Türkiye olarak biz kadına karşı şiddetin en geniş kapsamlı ve en etkin tedbirlerle durdurulması için her türlü çalışmayı yapmaya hazırız. Bunun için AK'de böyle bir çalışmaya öncelik verdik, bir anlamda kendimizi de buna muhatap kıldık.”

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com