Yaşadığım fırtınalı aşk beni olumsuz etkiledi!

Yaşadığım fırtınalı aşk beni olumsuz etkiledi!
Altı yıl aradan sonra ikinci albümü ‘Hüsn-ü Hicaz’ı çıkaran Şenlendirici, müzikal anlamda zaman kaybettiğini söylüyor.

Yeni albümünü çıkaran Hüsnü Şenlendirici çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. İşte eşi, çocukları, aşk hayatı ve müzik kariyeri hakkında konuşan ünlü müzisyenin tartışma yaratacak itirafları...

Albümdeki şarkıların seçimini nasıl yaptınız?
Enstrümantal çalınabilecek birçok şarkı var. Ben çalmayı sevdiğim ve çalınca insanların zevk alacağını düşündüğüm şarkıları seçtim. Biraz kendime yapıyorum albümlerimi galiba. Türk sanat müziği, halk müziği, arabesk gibi farklı müziklerin bir arada olduğu karma bir albüm oldu.

İki albüm arasında uzun bir ara var.
Bu altı yıl içinde birkaç kere niyetlenmiştik aslında... Geç oldu ama güç olmadı. 

Melankolik şarkıları bir araya toplamışsınız. Sizin şu anki ruh haliniz nasıl?
Dönem öyle bir dönem. Mevsim de öyle bir mevsim. Klarnetimin tınısı da duygusal olduğu için o şarkıları bir araya getirdik.  İki de hareketli şarkı var. Benim ruh halimi en güzel yansıtan şey, müziğim. Kendimi en iyi klarnetim ve yaptığım müzikle ifade edebiliyorum. Bu altı yıl içinde biriktirdiklerimi, yaşadıklarımı yaptığım müzikle insanlarla paylaştım.

Oğlunuz da okulu bırakıp, klarnet çalmaya başlamış...

Ya sormayın. Benim sonum gibi oldu. Ben en azından dört yıl konservatuar okumuştum. O bir sene okudu. Dinleyerek öğrenir çoğu klarnetçi. Ama benim Ergin’e ders verme durum yok. Çünkü benim öğretme kabiliyetim galiba zayıf biraz. Ama aynı ben gibi çalıyor artık. İnşallah iyi bir klarnetçi olur.

Sizin klarnet aşkınız nasıl başladı?
Benim iki dedem de klarnetçiydi. Ailemde çok klarnetçi var. Babam trompetçiydi zaten. Kendiliğinden oldu.
Sanki ben klarnet çalmak için gelmişim dünyaya. Öyle de olduğuna inanıyorum zaten. Hayatta en doğru yaptığıma inandığım şey klarnet çalmak. Çok küçük yaşlarda başladım. Harmandalıyla başlayıp, bugünlere geldim.

Başka bir iş yapmak isteseniz, bu ne olurdu?
Kaşif olmak isterdim ben. Çok mu belgesel kanalı izliyorum, bilmiyorum... Ama gidilmemiş görülmemiş yerleri gezerdim herhalde. Gerçi çok geziyorum. Klarnet bana bu şansı veriyor.

 

Deniz Seki’yle ilişkim hata değil
Kısa bir süre semt değiştirdiniz... Tarabya’ya taşınmanızın özel bir nedeni var mı?

Kafamı dinliyorum ya. Daha önce Etiler’de oturuyordum. Camdan kafamı çıkardığım anda fotoğraflarımı çekiyorlardı. O durumdan sıkıldım. Tarabya’da bir eve taşındım, altını da stüdyo yaptım. Bahçeli mahçeli takılıyorum. Albüm de orada çıktı. Bir yıl içinde sindire sindire yaptık.

Magazinlere konu olduğunuz dönem neler hissettiniz?
Kötüydü. Yeni şöhret olmaya başladığınız zamanlarda bir mekandan çıkarken fotoğraflarınızın çekilmesi çekici gelebilir.  Ama önü alınamaz bir hale gelmişti. Her gün kendimi televizyonlardan görmekten bıkmıştım. İnsanalar da sıkılmıştır beni görmekten herhalde. Artık elimde enstrümanım olmadan kendimi magazinlerde görmek istemiyorum. Müziğim dışında ekranda olmak çekici gelmiyor, hatta itici geliyor.

Ünlüler dünyasında yaşanan en medyatik aşklardan biriydi sizinki.  Magazin ağırlıklı haberlerle konuşulur olmanız, çok  doğal değil mi?
Onun öncesinde başlamıştı zaten, ilişkiyle tavana vurdu. Ama bir süre sonra nasıl kurtulurum bu karmaşanın içinden diye düşünüyorsun. Yolda rahatça yürüyebilmek istiyorsun.

Deniz Seki’yle yaşadığınız aşka dair hata yaptığınızı düşündüğünüz oldu mu?
Hayır, hata demiyorum. Fırtınalı bir ilişki olduğu için insanı olumsuz yönde etkiliyor ister istemez. Devamlı magazin programlarında, gazetelerde... O durum olumsuz yönde etkiliyor insanı. İnsanların gözündeki yerim çok önemli benim için. Ben kendimi biliyim, yeter ama benim de kim olduğumu bilsinler, yanlış tanımasınlar. Beni yanlış tanıyanlar olmuş olabilir o dönem.

Şu anda sevgiliniz var bildiğimiz kadarıyla...
 Olabilir.

“Bir daha medyatik aşk yaşamam” diyor musunuz?
 Eğer öyle bir şey olursa olayın yine başka boyutlara gideceğini düşünüyorum. İki şöhretli insan bir araya geldi mi, daha farklı bir haber değeri oluyor tabii. O yüzden hiç gerek yok şimdi öyle bir şeye. Ama bir daha kesin olmaz diye de şartlamıyorum kendimi.

Dava düştü

Bildiğimiz kadarıyla  Nazire Hanım’la boşanma davanız sonuçlanmadı...
Evet, dava düştü. Bilemiyorum şu an. Zaten bunları düşünürken albüm yapamazdım. Bunları çok düşünmüyorum şimdi. Çünkü müzikal anlamda zaman kaybettiğimi düşünüyorum.

Görüşüyor musunuz peki?
Tabii. Çocuklar var arada.

Çocuklar nasıl etkilendi bu ayrılıktan?
 Etkilenmemeleri imkansız. Naz daha çok küçük...  Ergün de daha çok bende kalıyor zaten.


Fazıl’a saygım kalmadı

Fazıl Say’ın, “Orhan Gencebay üçüncü sınıf müzisyendir” açıklamasını eleştiren isimlerden biri de sizdiniz.  Sanatçının sınıfı olur mu?
 Onlar müzik adına talihsiz açıklamalar. Saygısızca. Hiç katılmıyorum söylediği şeylere. Dünyanın her yerinde harika piyano çalan çocuklar var. 10 yaşında çocuklar o arkadaşın çaldığı eserleri çalıyor. Ama Orhan Gencebay’dan bir tane var. O yüzden saygısını yitirmeyecek, adam olacak. Söylediği şeyler çok ayıp. Ona bir saygım vardı, ama kalmadı.  Irkçılık gibi bir şey yapmış. O zaman insanları da sınıflandıralım. Bana hiç doğru gelmiyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com