"Yasalar ancak sanık AKP'li olunca akla geliyor!"

"Yasalar ancak sanık AKP'li olunca akla geliyor!"
Can Ataklı bugünkü yazısında AKP’nin hukuka yaptığı müdahaleleri sıraladı.

Hukukun AKP’li olanlara ve olmayanlara karşı farklı işlediğini savunan Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı bir gün bunu yapanların hesabını vereceklerini iddia etti.
 
İşte o yazıdan bir bölüm:
 
“Umut yarattı
 
Elbette Anayasa Mahkemesi’nin kararı Silivri davaları için bir umut yarattı. Hukukçular aynı durumun Silivri için de geçerli olacağını belirterek “delillerin durumu yeniden ele alınacaktır” diyor. Ancak bu pek mümkün görünmüyor.
 
Yapılsa yapılırdı
 
Eğer Silivri’de hukuka uygun bir yargılama yapılıyor olsaydı, Anayasa’nın 38’inci maddesi gereği kanunsuz elde edilen delillerle, telefon dinlemeleri iddianameden ayıklanırdı. Oysa öyle yapılmadı, yapılacağı da yok.
 
Fark nerede?
 
Peki bu farklılık nereden kaynaklanıyor? Anayasa Mahkemesi aynı maddeye başka türlü, özel yetkili mahkemeler başka türlü bakabilir mi? Normal bir hukuk düzeninde böyle bir şey elbette olmaz, ancak Silivri’de normal bir hukuk durumu yok ki.
 
İş sanıklarda
 
Anayasa Mahkemesi elbette tamamen Anayasa’ya uygun bir karar alıyor almasına da, konuya bir de sanıklar açısından bakmakta yarar var. Rüşvet olayının bir sanığının AKP kurucusu olması herhâlde dikkatten kaçamaz.
 
Silivri’de farklı durum

 
Silivri davalarında yargılananlar arasında bırakın AKP’ye kurucu üye olmayı, iktidara destek veren bir kişi bile yok. Tam tersine, zaten Silivri’nin tamamı muhaliflerden oluşuyor. Acaba hukuk bu nedenle mi farklı uygulanıyor?
 
İlk kez olmuyor
 
Aslına bakarsanız bunda çok da şaşılacak bir şey yok. İktidar yanlısı olanlara farklı hukuk uygulanması ilk kez olmuyor. Örneğin biliyorsunuz Deniz Feneri Davası’nda da sanıkların kimliği nedeniyle çok farklı bir yöntem uygulanmıştı.
 
MİT olayı da var
 
Yine MİT Müsteşarı hakkında bir soruşturma açılmak istenmişti ama bu, yasa değişikliğiyle Başbakan iznine tabi kılınarak Müsteşar yargının elinden kaçırılmıştı. Özel yetkili mahkemelerin bu izne ihtiyacı olmadığı biliniyordu.
 
Genelkurmay’a ise evet
 
Özel yetkili mahkemelerin kim olursa olsun hakkında soruşturma yapabileceği, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması sırasına ortaya çıkmıştı. Oysa bu, yeni kabul edilen anayasa maddesine aykırıydı, ama kimse dinlemedi.
 
Hani halk kabul etmişti?
 
İlker Başbuğ gözaltına alındığında “12 Eylül’de halk tarafından kabul edilen anayasa maddesine göre, benim Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmam gerek, bu mahkeme beni yargılayamaz” dedi. Özel yetkili savcılar gülüp geçti.
 
Başbuğ hapse girdi
 
Başbuğ ne kadar haklı olursa olsun “özel yetkili mahkemelerin kuralları her şeyin üstündedir” mantığı geçerli oldu ve Başbuğ hapse girdi. Ama sıra MİT Müsteşarı’na gelince akan sular durdu, özel yetki falan ortada kalmadı.
 
Savcılar dağıtıldı
 
Üstelik MİT konusunda kendilerini gerçekten özel yetkili sanan savcılar da darmadağın edildi. Soruşturmayı açan savcı hemen görevden alındı, yerine gelen bu kez Başbakan’dan izin istemeye kalkınca aynı şey onun da başına geldi.
 
Bir gün sorulur
 
Türkiye 2012’yi de hukuksuzlukların egemenliğinde bitiriyor. Ancak hukuk ve demokrasi yavaş işlese de doğruyu mutlaka bulur. Gün gelir bunca hukuksuzluğa göz yumanlar, buna boyun eğenler de hesap verirler.
 
Hepinize iyi haftalar dilerim.” (CTE)
 
Yazının tamamı için tıklayın: http://haber.gazetevatan.com/Haber/501428/1/Gundem

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com